... kadınlar, barış zamanında bile bir savaş esiri olarak doğarlardı. Savaşı doğarak kaybeder ve erkeklere esir düşerlerdi. Bu yüzden o topraklarda bir kadının yeni doğmuş bebeğini terk etmesi, hayatı boyunca bir savaş esiri gibi işkence görmesi kadar olağandı. Hatta bir savaş esiri gibi herkesin gözü önünde vahşice infaz edilmesi kadar olağan..
İnsanların bir damla su için göç yollarında birbirini boğazladığı bir evrenden insanların indirimde olan bir telefon için mağazalarda birbirini boğazladığı farklı bir evrene açılan, boyutlar arası bir kapıydı o kamp. Bu yüzden o bomba başka yerde değil de El-Aman'da patladı. Hatta bebek de bu yüzden o kamptaydı. Bomba ve bebek aynı nedenle bırakılmışlardı oraya. Çünkü El-Aman'da umut vardı.
İyilik çok kaypak bir oyundu. Dünyada sahtekarlığa en yakın kavram iyilikti, artık biliyordum bunu. Bir kaideye dayanmadan iyi olabiliyorsam aynı şekilde kötü de olabilirdim. Dünya benim iyi ve kötü hallerime tahammül etmek zorunda değildi.