Hafızadan duygusal tepkiyi ayırmayı deneyebilirsiniz fakat anının kendisini silmemeli ya da yerini değiştirmemelisiniz. Terapistlerin ve bilim insanlarının çoğu, hayatımızın iyi ya da kötü birçok tecrübenin sonucunda oluştuğunu ve bunun kurcalanmaması gereken bir şey olduğunu düşünür
İnsanlar, kendi anılarını farkında bile olmadan değiştirebiliyorlar. Tehlikeli olan-aynı zamanda bir fırsat teşkil eden- şeyse anıların kasıtlı olarak da değiştirilebileceğidir.
"Başka bir deyişle, gerçek sadece bir kez yaşanır fakat anlar tekrar edip durur,"" diye devam etti Stein. "Sizden, dur levhasına uymadan geçen ve kaza yapan mavi arabayı düşünmenizi her istediğimde beyniniz, tipkı dolaptaki bir dosyayı bulup da çıkarır gibi, geriye giderek anıyı tekrar-
lar. Fakat gerçeğin aksine, anılar sabit değildir. Her anımsamada, gördüğümüz şeyi yeniden şekillendiririz. Bir
olayla ilgili anılarımız; olmasını istediğimiz șekilde, olaydaki rolümüzü algılayışımıza göre, insanların bize söylediklerinden ve hatta yaşanan olay hakkında duyduğumuz ya da okuduğumuz şeylerden bile etkilenir. Bir süre sonra beynimiz, gerçeği ve onun yeniden yapilandırdığımız halini birbirinden ayırt edemez.
Kizuki'nin ölümünden bir şey öğrenmiştim ve bunu hayatımın bir parçası, bir felsefe haline getirmiştim: “Ölüm yaşamın karşıtı olarak değil, parçası olarak vardır."
Hayatımızı yaşayarak, ölümü besliyoruz. Doğru olmasına karşın, bu, öğrenmemiz gereken gerçeklerden sadece biriydi.
Naoko'nun ölümünden öğrendiğim ise şuydu: Hiçbir gerçek, bir sevdiğimizi kaybettiğimiz zaman duyduğumuz kederi gideremez. Hiçbir gerçek, hiçbir samimiyet, hiçbir güç, hiçbir nezaket bu acıyı geçiremiyor. Tek yapabileceğimiz şey, üzüntüyü sonuna dek yaşamak ve sonunda bundan bir şey öğrenmek...