Yaşadıkları travma sonucunda hayatlarını devam ettirmekte zorlanan bazı hastalar, bu durumdan kurtulmak için bir psikiyatr olan Dr. Stein'in yanına gider. Doktorumuz da özel yöntemle hastalardaki bu travmaya sebep olan anıyı hafızasından silerek onlara yardımcı olmaya çalışıyor. Ama bir sorun var, doktorun yardımcı olduğu hastalar garip bir şekilde kendilerini öldürmeye başlıyor. Serinin dedektifi olan Frost da bu davayı çözmeye çalışıyor.
Farklı bir konu, merak ettirdi devamında ne olacak diye. Kafamda oturtmakta zorlandığım bazı kısımlar olsa da genel olarak güzeldi, keyifle okudum.
Son olarak, psikiyatr Dr. Stein bana birini hatırlattı. Önüne gelen kim varsa kandırdı doktoru. O da bizimki gibi sürekli "kandırıldım ey halkım" deyip durdu :)
PsikoterapistBrian Freeman · Panama Yayıncılık · 2018627 okunma
Benim gibi psikolojiye, gerilime ilginiz varsa ilginizi çekecek, dizi gibi her gün okumak isteyeceksiniz. Kısa kitapları hemen sonuçlanıyor diye tercih eden ben sanırım Serenad kitabından sonra bu kitabı bu kadar istekli ve severek hızlı bitirdim. Psikoloji adına yeni terimler öğrenebilirsiniz ama aşırı psikolojik incelemesi beklemeyin daha çok psikiyatrist ile başlayıp polisiye biraz da gerilimle devam eden bir kitap.
Bir insanın hafızasında travmalar varsa ve bunlardan kurtulmak istiyorsa neler yapabilir sorusuna cevap veren ünlü bir psikoterapist Frankie ve hastalarının teker teker ölmesi. Ardından olayı çözmeye çalışan dedektif Frost ve ekibinin üstün çabası. Finali güzel ve tadında. Keyifle okudum. Tavsiye ederim.
PsikoterapistBrian Freeman · Panama Yayıncılık · 2018627 okunma
Vay be ne kitaptı...
Psikoterapist, yazardan okuduğum ilk kitap. Kitabı okurken öyle bir başlıyorsunuz "nasıl yani, ne oluyor ya?"dediğin çok oluyor. Daha önce okuduğum polisiye romanlardan çok farklı bir kurguya sahip ve inanılmaz merak ettiriyor. Okurken sayfalar gözünüzün önünden hızlıca akıp gidiyor.
Kitapta, bazı kadın hastaların hayatlarında yaşadıkları korkuları hafızalardan silen, kötü anılar yerine iyi anılar yerleştiren Dr.Stein çevresinde gelişiyor bütün olaylar. Peşi sıra gelen cinayetler Dr.Stein 'in geçmişine de götürüyor bizi. Bu cinayetlerle birlikte Müfettiş Frost ile tanışıyorsunuz.
Kitap ilerlerken katil kesin bu diyorsun sonra bir bakmışsın olaylar tam tersine dönmüş. Dedigim gibi kurgu mükemmel bir şekilde işlenmiş.
Kesinlikle okuyun tavsiye ediyorum.
Psikoterapist, psikolojik gerilim türünde, yalın ve sade bir anlatıma sahip, zihin yormadan okunan akıcı bir kitaptı. Karakterlerin fiziksel görünümü ile ilgili detaylar ve derinleşmesini beklediğim ama yüzeysel geçilen bazı kısımlar haricinde keyifle okuduğum bir yapıdaydı. Acıdan kaçmak yerine olumsuz duyguları kabullenme ve tahammül edilemeyen deneyimlerle birlikte kalmanın önemi, merak uyandıran bir kurgu içerisinde işleniyor.
San Francisco'da gerçekleşen, anlam verilemeyen ölümler Dedektif Frost Eaton'ın ilgisini çeker. Sağlıklı olduğu bilinen kadınlar, psikotik atak geçirerek, korku içinde yaşamlarına son vermektedir. Dedektif Eaton, bu kadınların tek bağlantısının Dr. Francesca Stein olduğunu keşfeder.
Travmatik yaşantıları olan kişilerle çalışan Dr. Francesca Stein, hipnoz yöntemiyle acı veren anılara müdahale etmekte, içeriğinin değişmesi yönünde çalışmalar yapmaktadır.Bir gün Gecekuşu isminde birinden tehdit mesajları almaya başlar. Bu durum Dedektif Frost Eaton ile yollarının kesişmesine neden olur.Araştırmaları sonucunda; Gecekuşu lakaplı bir katilin hastalarını hedef aldığını ve onun yöntemini kullanarak en derin korkularını yaşattığını öğrenir. Bu durum; hafıza ile ilgili çalışmalarına dair şüphe duymasına ve kendi geçmişinde anlam veremediği olaylar ile yüzleşmesine neden olacaktır.
Akıcı ve merak uyandıran bir anlatımla hafıza, travmaların bireyler üzerine etkisi gibi konuları işleyen bu kitap çok derinlik beklentisine girmeden , merak ve keyifle okunan bir yapıya sahip.Hızlı okunması ve zihin yormayan anlatımı beğendiğim özellikleri oldu.
PsikoterapistBrian Freeman · Panama Yayıncılık · 2018627 okunma
Gayet başarılıydı. Karmaşık değil gayet akıcı ve sonunda kesinlikle tatmin edici bir finalle bağladı . Katil ile ilgili biraz daha analiz yapılabilirdi ama olsun bu şekliyle de okunur . Tavsiye ederim.
PsikoterapistBrian Freeman · Panama Yayıncılık · 2018627 okunma
Yine Brian Freeman'ın kaleminden güzel bir romanın daha sonuna geldim. Gerçek anlamda tadı damağımda kaldı diyebilirim. Polisiye önerisi arıyorsanız çok fazla aramayın, kesinlikle doğru yazarın kapısındasınız diyebilirim.
Olayları spoiler vererek anlatmayı sevdiğim için (olası spoilerlarıma bir uyarı adına) okumayı düşünen varsa incelemenin devamına göz atmamasını öneririm.
Dr. Francesca Stein ya da ona taktıkları isimle Frankenstein, hipnoz ile insanların anılarını silen ve bu şekilde özellikle fobileri yok etme üzerinde çalışan bir psikiyatr. Bir gün Brynn Lansing ismindeki bir hastasının durup dururken kriz geçirip kendisini köprüden aşağı atmasıyla ilginç olaylar gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Dedektifimiz Frost Easton, bu olayı daha önce başka bir kadının da durup dururken delirmesi ve kendini öldürmesiyle bağdaştırdığında kadınların aslında Dr. Stein'ın hastası olduğunu öğreniyor. Kadın başta hasta mahremiyeti diyerek dedektife hiçbir şey anlatmaması her ne kadar beni deliye döndürmüş olsa da bütün bu olayların aslında kadınla alakası olduğunu öğreniyor. Biri, doktorun hastalarını yine doktorun yöntemiyle hipnoz ederek bir şarkı yardımıyla kadınları programlıyor ve korkunç şeyler görmelerini sağlıyor aslında. Bu biri, kendine Gece Kuşu diyen teknoloji dehası şahıs doktorun telefonlarını dinliyor, yöntemlerini ezberliyor ve kendini asla belli etmiyor. Ta ki 48. bölüme kadar falan. Merak edip açmayın, üzülürsünüz.
Katilin ilk başta kitabın yarısında arkasından koşulan kişi olmadığını anlamıştım, bir yazar olarak eğer bir karakterin ardında bu kadar emin koşulurken daha kitabın bitmesine dünyalar kadar sayfa varsa katil o değildir dostlar. Ancak onun peşinden koşup dediğim gibi katilin o olmadığı anlaşıldığında da kitapta epey sayfa vardı.
Kitapta en sevdiğim
#psikoterapist #brıanfreeman #heraybirpolisiyeokuyoruz // Dedektif Frost Easton serisinin ilk kitabı. Hali hazırda ikinci kitap olan ‘İçimizdeki Ses’ çıkmışken, yazara bir şans verelim dedik. Psikoterapist, polisiye ve gerilim anlamında ezber bozmasada okunması keyifli bir kitaptı.
“En ürkütücü anınızı tekrar tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız, ne yapardınız?”
San Francisco’da garip ölümler olmaya başlar. Kadınlar, psikotik davranışlarda bulunarak halka açık yerlerde intihar eder. Dr. Frankie ise, hastalarının zihnindeki en ürkütücü hatıraları silen bir terapisttir. İşin ilginç yanıysa, kurbanların hepsi onun hastasıdır.
Dedektif Frost ve Frankie iş birliği yaparak, olayı araştırmaya başlarlar. İntiharlara sebep olan Gece Kuşu adında bir katildir ve derinlere gömülmüş anıları yeniden yüzeye çıkarır. Çok geçmeden Dr. Frankie’ye de mesajlar yollamaya başlar. Ceset sayısı arttıkça, Gece Kuşu da çemberi daraltır. Dedektif ile zeki psikiyatrist, yeni bir cinayet daha işlenmeden bulmacayı çözebilecek midir?
Birkaç yeni bilgi öğrendim ve notlarıma ilave ettim. Mesela; köprü üzerinde yürüme korkusuna ‘Gefirofobi’ deniyormuş. ‘Lökofobi’ ise beyaz renge duyulan patolojik bir korkuymuş. Hayatınızdan beyaz rengi tamamen çıkarmanız gerekse ne yapardınız? Garip değil mi :)
Birçok olayı kitabın ortalarında beyin fırtınalarıyla çözmüş olsak da yinede merakla sonunu görmek istedik. Ve nihayetinde oldukça sürükleyici, kolay okunan, yersiz ayrıntılardan uzak, direk olaylara kanalize olan bir kurgu okuduk.
Eleştireceğim yönleride yok değil. Örneğin; karakterler çok fazla bireysel hareket etti. Polisiyede alıştığımız altı doluluğu bu kitapta yakalayamadık. Bundan beş yıl önce okumuş olsak düşüncelerimiz farklı olur muydu? Olurdu. Şüphesiz çok daha iyilerini okuduk ama kesinlikle
Yazarın okumuş olduğum ikinci kitabı. İlk olarak Hipnoz okumuştum. Fakat bu kitabı ona kıyasla daha iyi buldum. Konunun işlenişi ve sonunda hikayenin bağlanışı güzeldi. Ben beğendim, tavsiye ederim.
Çok güzel bir kitaptı! Zaten kitabın tanıtım kısmında olaylar kaba taslak anlatılmış, o yüzden bir kere daha anlatma gereksinimi duymuyorum. Dili çok güzel ve sadeydi. En ama en hoşuma giden kısım ise(belki ruh sağlığı alanında çalıştığımdan), psikiyatristin kendisiyle yüzleşmesi oldu. Benim için en iyi kısım oydu, seri katilden çok psikiyatristin hayatı dikkatimi çekti diyebilirim. Brian Freeman, diğer kitapların da kesinlikle listemde.
Brian Freeman (28 Mart 1963 doğumlu) psikolojik gerilim romanlarının yazarıdır. Chicago, Illinois doğumludur. Carleton Koleji'ne girdi ve 1984'te magna cum laude ile İngilizce olarak mezun oldu. Yazar olmadan önce uluslararası hukuk firması olan, Faegre & Benson'un pazarlama ve halkla ilişkiler direktörü olarak görev yapıyordu. Kitapları 46 ülkede satılmıştır ve 17 dile çevrilmiştir.