Müstakbel Doktor

Müstakbel Doktor
@ForTip
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi
Stj.Dr.
Antalya/Konyaaltı ve Niğde
100 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Zaman Hırsızlarına Karşı Mücadele
10/10
·304 syf.··
2024 127. kitabı
Bir şehir düşünün, her yer gri ve kasvetli. İnsanlar sürekli bir telaş içinde, sanki zamanın akışı onları sürüklüyor. Bu şehrin sakinleri zamanlarını nasıl harcadıklarını bile farkında değiller, çünkü gizemli Duman Adamlar her anlarını çalıyor. Neyse ki, bu şehrin umut ışığı Momo var. Küçük ve cesur Momo, zamanı dinleme yeteneğine sahip ve şehrin sakinlerinin bu garip durumunu fark ediyor. Duman Adamlar'a karşı bir mücadeleye girişen Momo, şehrin sakinlerine zamanın değerini ve keyfini hatırlatmaya çalışıyor. Bu fantastik hikaye, modern toplumun zaman algısına dair önemli mesajlar barındırıyor. Hızlı ve üretken olma takıntısının bizi nasıl körelttiğini ve yaşamın en önemli değerlerini göz ardı etmemize neden olduğunu sorguluyor. Momo'nun zamanı dinleme yeteneği, bu hızlı akışa karşı bir direnci ve alternatif bir bakış açısını temsil ediyor. Roman sürükleyici bir kurguya ve etkileyici bir atmosfere sahip. Gri şehrin kasvetli hali ve Duman Adamlar'ın ürkütücü varlığı okuru hikayenin içine çekiyor. Momo'nun mücadelesi ise umut ve iyimserliğin her zaman var olduğunu gösteriyor. Momo, sadece çocuklar için değil yetişkinler için de oldukça anlamlı bir eser. Zamanın kıymetini bilmenin, anı yaşamanın ve sevdiklerimize zaman ayırmanın önemini hatırlatıyor. Büyülü bir atmosfere sahip Momo, okuru fantastik bir dünyaya sürüklerken aynı zamanda önemli sorgulamalara da teşvik ediyor. Zamana dair algımızı sorgulamamızı ve yaşamın gerçek değerlerini hatırlamamızı sağlayan Momo, edebiyat dünyasının unutulmaz eserleri arasında yer alıyor.
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782bin okunma
Reklam
Odununu kendi kesen, iki kere ısınır. Amerika 🇺🇸 Atasözü
İnsan
"eksik yanlarımı doldurmak için değil seni isteyişim kendi başıma tam olayım isterim kendi başıma bütün olayım tüm şehri ısıtayım bir başıma işte o zaman isterim seni çü𝘯𝘬ü 𝘪𝘬𝘪𝘮𝘪𝘻 𝘣𝘪𝘳 𝘰𝘭𝘴𝘢𝘬 𝘢𝘵𝘦ş𝘦 𝘷𝘦𝘳𝘪𝘳𝘥𝘪𝘬 𝘣𝘶 ş𝘦𝘩𝘳𝘪..."
Sadece oku.
Kız çocuğunun gözü açılmasın istiyorsunuz. Sessiz sakin, mazbut, kendi halinde, itaatkar, uysal, söz dinleyen, karşı çıkmayan, büyüklerinin yanında konuşmayan, karar verme iradesi olmayan insanlar olmasını istiyorsunuz. Okutmuyorsunuz, çalıştırmıyorsunuz, arkadaşları olmasın istiyorsunuz, telefonu olmasın, televizyon izlemesin istiyorsunuz. Çünkü korkuyorsunuz. Ya konuşursa? Ya bilinçlenirse? Ya hakları ve özgürlükleri olduğunu bilirse? Öylesinden size kadın olmaz tabii. Ev hanımı olmaz. Öylesine söz geçmez. Dövseniz dövemezsiniz, şikayet eder, evi terk eder, boşanır. Siz bunları yapamasın istiyorsunuz. Kocasından dayak yediğinde annesinin ona "Kocandır, arada döver, erkeklerin suyuna gitmek lazım gelir" demesi hoşunuza gidiyor. Siz korkak kadınlar istiyorsunuz. Sizden korkan kadınlar... Bu zamana kadar kadınlar erkeklere hizmet etmiş, hizmet etmeyi de ibadet bilmiş, şimdi sıra size gelince eşitlik lafları ortaya atıyorlar, ne şanssızsınız be tüh. Kim okuttu bu kadınları, kim eline kitap verdi, kim attı ortaya kadın hakları laflarını, hani her şey aile içinde kalırdı, hani kadının sesi çıkmazdı, hani terbiye etmek için dövebilirdik?.. Eli iş de tutuyor şimdikilerin, kocam beni sokağa atar diye de korkmuyorlar. Bütün haklarımızı aldılar elimizden. Bu devirde kadın olmak varmış. Erkeklerin hükmü kalmamış. Yazık ki ne yazık... (Bazılarınızın iç sesi)
1000Kitap
yaşamın tadını çıkarın; canını değil...