Tolstoy’un hayatının bir kısmının nasıl geçtiğini de anlayacağınız bu kitabın sonuna geldiğinizde “ ben ne okudum” demekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz. Yazar varoluşu, varoluşun amacını , çoğu zaman kendimize sormaya korktuğumuz daha nice soruları hem kendine hem de biz okurlarına sormakta ve yazar cevabı ararken yaşadığı serüvenin içerisinde bizi de sürüklemektedir.
İnancın sorgulanması ile başlayan yolculuğunda yazar Tanrıya karşı mükemmel olmaya çalışırken kendini toplumunun yönlendirmesi ile şan, şöhret peşinde, zengin olma çabaları içinde bulur ve bu uğurda metinler yazdığını ve bu iğrenç mekanizmada bir yanılsama olduğunu fark eder. Toplumda ahlaklı davranışları dışlanmış, ahlaksız davranışları ise desteklenmiştir. Ne öğrettiğini bilmeden sürekli yazmak fiziki olarak değil ama ruhen yazarı etkilemektedir. Yazar bildiklerinin bir anlam kazanması için evlenir ve en iyisi olan neyse ailemiz için yaşamalıyızı öğretmeye çalışır. Yani öğretilerine bir anlam yüklemek ister.
Bütün bunlardan sonra asıl soru ise, “ yaşamın anlamı ne ? “ dir. İşte kitabın geri kalanında bunun peşinde koşacaktır. Kendisini bir kuyuya düşen adama benzetir, şanı ve şöhreti kuyudaki bal, yaşamındaki boşluk ve ölüm ise kuyunun dibindeki ejderhadır.
Yaşamın anlamını bulabilmek için deneysel ve teorik bilime başvurur ama tatmin edici bir cevap bulamaz. Bilimde bulamadığı cevabı hayatın içinde arar ve dört farklı yol keşfeder. birinci yol, ne için yaşadığını sorgulamadan yaşayan cehalettir, ikinci yol, hayatın sonu olduğunu bildiği ve sorguladığı halde bundan kurtulmak için haz peşinde koşmadır, üçüncü yol, ölmenin yaşamaktan daha iyi olduğunu düşünen insanların intihar ettiği yani hayata karşı koyabildiği güç ve enerji yoludur, dördüncü ve en son yol ise hayatın anlamı olmadığını bildiği halde
İtiraflarımLev Tolstoy · Ren Kitap · 201829,3bin okunma