Ekin

Ben de içimde sakladım. Her şeyi böyle yapıyordum. İçimde saklıyordum.
10/10
·376 syf.··
2023 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2023 18:18
"Sence hep böyle mi olacak?” “Ne böyle mi olacak?” “Yani ne zaman dünya bize aitmiş gibi hissetmeye başlayacağız?” Ona dünyanın asla bize ait olmayacağını söylemek istiyordum. “Bilmiyorum,” dedim. “Yarın.” Bu kitabı konusunu bilmeden şans eseri aldım. Genelde böyle aldığım kitaplar beni pek şaşırtmaz ama bu kitabı kendimle çok özdeşleştirdim. Aristo'nun hissettiği eksiklik, sıgıntı, yetememe duygularını onun kadar olmasa da ben de tanıdım, hissettim. İyi ki bu yaşlarda okudum bu kitabı daha sonradan okusaydım aynı tadı, aynı duyguları alamazdım. Bu yaşları herkes yaşıyor bazılarımız zor bazılarımız nazaran daha kolay ama ona rağmen unutuyoruz ve anlamıyoruz gençleri ya da anlamak istemiyoruz çünkü o yaşlara geri dönmek istemiyoruz. Kendini çok yeterli gören her şeyi mukemmel yaptığını sanan ebeveynler -toksik aileleri saymıyorum bile zaten- sadece maddiyatta varlar. Belki yasamimizin en zor dönemlerinden biri kendini kabullenme dönemi destekleyen olmazsa özgüvensiz, kendinden utanan, yetersiz hisseden birine dönüşme ihtimali yüksek. Konu nerden buraya geldi :D. Kısacası Aristo'yla dert ortağı olduk. -En azından Aristo'nun Dante'si var :D.- Aristo kendini keşfetmeye başlarken Dante'yle bir havuzda tanışırlar. Beraber öğrenmeye, değişmeye başlarlar. Hayat beraberken güzelleşmeye başlar.
Aristo ve Dante Evrenin Sırlarını KeşfediyorBenjamin Alire Sáenz · Dex Yayınları · 20172,961 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
5/10
·80 syf.··
2021 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2021 15:51
Kitabı pek beğendiğim söylenemez. Genel olarak yazarın dilini sevemedim. Her yerde gördüğümden birkaç kitabını aldım. Mecburiyet ve Satranç'ı okudum. Satranç'a göre Mecburiyet'i daha iyi buldum ve Satranç'ı o kadar çok duydum ki birazcık hayal kırıklığına uğradım. Belki sadece bana öyle geliyordur dili samimi bulmadım. Çok yüzeysel anlatmış gibiydi. Sevmedim -aşırı derece de kinliyim bu kitaba sebebini bilmiyorum- aldığım kitaplar haricinde bulmaya çalışıp da okumam yani.
SatrançStefan Zweig · Yakamoz Yayınları · 2019279,6bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2021 33. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2021 09:47
Öncelikle kitap güzeldi, romantizm türünde bir kitap olmasına rağmen sevdim. Aslında kitabı aldığımda romantizm türünde olduğunu bilmiyordum, aşk konulu kitaplara  her zaman önyargılıyımdır. Bu kitaptan sonra önyargılarım tamamıyla geçtiği söylenemez ama azaldı. Eminim kitabın romantizm türünde  olduğunu bilseydim almazdım. Gördüğünüz gibi kitaba başlamadan önce kitap hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Muhtemelen ‘hayalet operayı kendisi inşa etmiştir, trajik bir olaydan sonra ölüp ruhu operada kalmıştır. Sonra orda çalışan bir kıza aşık olmuştur’ diye düşünmüştüm. Okuduğumda düşündüğümle hiçbir alakası olmadığını anladım. Bu kitabı okuduğum sırada rs’ye girmiştim. O yüzden çok keyif alamadım, hep yarım bırakıyordum. Betimlemeler çok etkileyiciydi. Hatta bir gece Acem ile Raoul  Christine’i kurtarmaya çalıştıkları bölüm onları düşünmekten uyuyamadım. Kendimi onların yanındaymışım gibi hissettim tüm gece. Kitaptaki olaylarında gerçekten yaşanmış olduğunu düşünüyorum ya da yazar öyle göstermek için çok uğraşmış. Erik bunları haketmiyordu, dış görünüşü onun suçu değil...Raoul sayesinde gerçek aşkı öğrendim. Her ne kadar Erik’e üzülsem de Christine ile Raoul’un olmasını istiyordum. Çünkü aşkı için her şeyi göze aldı.   Erik’in (opera hayaleti) Opera yöneticilerini kandırışını da keyifle okudum, çok iyiydi. Çok güzeldi. Bazen hâlâ bu kitabı düşünüyorum, şaşkınlığım ve soru işaretlerim bitmedi. :) Konusundan biraz bahsedeyim: Christine operada ses sanatçısı ve batıl inancı epey çok olan biri. Babası da müzisyen olduğu için onun inandığı sıra dışı şeylere  --müzik meleği- inanıyor. Erik (opera hayaleti) onu eğitebileceğini düşünüyor (sadece sesiyle). Christine’e ders verirken ona aşık oluyor. Olaylar böyle başlıyor...
Romantik
Operadaki HayaletGaston Leroux · Martı Yayınları · 20143,823 okunma
10/10
·444 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2021 20:21
“Burada hepimiz uçuyoruz Sende uçacaksııın ” Aslında palyaçolardan nefret ederim (Daha doğrusu korkarım haftada en az bir 2 kere kabuslar ama girip Beni öldürmeye çalışıyorlar. O’dan sonra daha fazla olacağına eminim ama Richie, Eddie ve Ben için değer :D) ama bu kitap ilgimi fazlasıyla çekti. Bunun başka sebepleri de filmlerine gelen övgüler. Ilmini daha önce izlememiştim neden kitabını Önce okuyup filmini de öyle izleyip karşılaştırmayayım ki dedim. Kitaba zaman zaman ara verip başka kitaplar okudum, bilmiyorum bir anda bitirirsem beni fazla etkileyeceğini düşündüm. O yüzden biraz geç bitti. Ara verip okusam da değişen bir şey olmadı fazlasıyla etkilendim. bu tür kitapları ve filmleri pek sevmem ama bu kitap ve film çok hoşuma gitti. Hatta O'yu bitirmeden yeni bir Stephen King kitabına başladım. Büyük bir Stephen King hayranı doğuyor sanırım :D. Yazış tarzını çok sevdim kitabın kısaltılmış halini okumama rağmen. Bazen kafamın karıştığı oldu çünkü bölümler bir küçüklük anılarıyla ilgiliydi bir de şimdiki halleriyle, o yüzden hangisi küçüklük anısı, hangisi şimdi olduğunu karıştırıyordum. Onun dışında çok güzel bir kitaptı. Karakterleri çok sevdim, en çokta Richie, Ben (aptal aşık :D) ve Eddie'yi. O'ya (pennywise) karşı bir ara sempati beslediğim oldu. Sırf bunun için kendimden nefret edebilirim :D. Bu kısacık hayatta okumamız gereken kitaplar arasında. Hayal gücüyle sürükleyen O'nun karanlık dünyasına herkesi bekleriz. "Yardıma ihtiyacın varsa, bir balon alabilirsin. " Kitaptan biraz bahsedeyim (sadece küçükken yaptıkları şeyleri anlatacağım) : (Kitabı okuyacaksan burayı geç!) 'O’ milyarlarca yıl öncesinde uzaydan dünyaya gelmiş bir yaratıktır. Her 27 yılda bir uykusundan uyanıp beslenip uyuyor; beslendiği şey insan ve insanın korkusu. Çoğunlukla çocukları
OStephen King · Altın Kitaplar · 20077,4bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2021 23. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2021 00:18
"Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor." "Paltom bile, ağır gelirken nasıl taşırım koskoca dünyayı sırtımda?" Yazar bu kitapta Gregor Samsa'in sabah kalktığında aniden dev bir böceğe dönüşmesi ve onun ardından gelen olayları anlatmış. Okuduğum ilk Franz Kafka kitabı çok beğendim diğer kitaplarını bir an önce okumak istiyorum.. Kitapta Gregor'a ırkçılık, ayrımcılık artık ne derseniz yapılmıştı. Çünkü sadece dış görünüşü değişmişti. Gregor aynı Gregor'du. Ama yine de onları yaşamadan ya da aile bireylerimin birisi yaşamadan bilemem. İnsanlar sadece kınar, iş sadece de sözdedir... Gregor hâlâ kardeşini üniversiteye yollayamayacağı için üzülürken kardeşi onun ölmesi için beddualar ediyordu. Bir gün öncesine kadar onlara bakan, eve ekmek getiren oğullarını unutmuş nerdeyse yemek bile vermiyorlardı. Gregor hayatlarını lanetlemiş bi cadı olarak görüyorlardı. Hatta babasının Gregor'un ölümüne sebep olan kızgınlık halinde fırlattığı elmanın oluşturduğu yara ve yalnızlık içinde, doğru dürüst beslenmemekle birlikte ölüme yaklaşıyordu. Ve sonrasında öldü de. Böcekten (oğullarından) kurtuldukları için o kadar mutlulardı ki gommediler bile, asıl pis böcek onlardı. Değişen Gregor değil ailesiydi...
DönüşümFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 2016268,1bin okunma