Dönüşüm

Franz Kafka
Çevirmen:
Mehmet Çolak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·64 syf.··
2021 23. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2021 00:18
"Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor." "Paltom bile, ağır gelirken nasıl taşırım koskoca dünyayı sırtımda?" Yazar bu kitapta Gregor Samsa'in sabah kalktığında aniden dev bir böceğe dönüşmesi ve onun ardından gelen olayları anlatmış. Okuduğum ilk Franz Kafka kitabı çok beğendim diğer kitaplarını bir an önce okumak istiyorum.. Kitapta Gregor'a ırkçılık, ayrımcılık artık ne derseniz yapılmıştı. Çünkü sadece dış görünüşü değişmişti. Gregor aynı Gregor'du. Ama yine de onları yaşamadan ya da aile bireylerimin birisi yaşamadan bilemem. İnsanlar sadece kınar, iş sadece de sözdedir... Gregor hâlâ kardeşini üniversiteye yollayamayacağı için üzülürken kardeşi onun ölmesi için beddualar ediyordu. Bir gün öncesine kadar onlara bakan, eve ekmek getiren oğullarını unutmuş nerdeyse yemek bile vermiyorlardı. Gregor hayatlarını lanetlemiş bi cadı olarak görüyorlardı. Hatta babasının Gregor'un ölümüne sebep olan kızgınlık halinde fırlattığı elmanın oluşturduğu yara ve yalnızlık içinde, doğru dürüst beslenmemekle birlikte ölüme yaklaşıyordu. Ve sonrasında öldü de. Böcekten (oğullarından) kurtuldukları için o kadar mutlulardı ki gommediler bile, asıl pis böcek onlardı. Değişen Gregor değil ailesiydi...
DönüşümFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 2016267,6bin okunma
Sürüden ayrılanı kurt kapar!
9/10
·64 syf.··
2024 6. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2024 20:42
Herkesin, daha dünyaya geldiği ilk andan beri, toplumda bir yeri ve rolü vardır. Bu, yaşam içerisinde biçimlenir, değişir, dönüşür. Zaman içerisinde daha çok bu rollerin içine girmemiz, belli kurallara uymamız ve gerekli sorumlulukları almamız beklenir. Kurallara uyulduğunda, toplumsal roller kabul edilip buna göre davranıldığında bir problem görülmez. Ancak bir gün, başına bir şey gelsin/gelmesin, bir nedeni olsun ya da olmasın; kuralların dışına çıkıldığında, farklılıklar görüldüğünde, kişi sürüden ayrıldığında toplumsal kabul ortadan kalkar. Toplumun farklılıklara tahammülü yoktur çünkü. Yenilik, değişim istemez. Farklılıklar çeşitlendirilebilir. Örneğin; dış görünüşle ilgili olabilir, fikir farklılıkları olabilir... Her ne çeşidi olursa olsun bunları kabul ettirmek oldukça zordur. Bir değişim, dönüşüm eğer toplumsal rolü etkiliyorsa tüm insanlar tarafından dışlanmaya sebep olabilir. İnsanları memnun etmek zordur. İstediğiniz kadar uğraşın, herkesi memnun edemezsiniz. Mutlaka memnun olmayan birileri çıkacaktır. Kendinizi geri plana atıp sürekli başkalarını düşünseniz de, kendinizi onlara adasanız da, sadece onların iyiliği için çalışıp çabalasanız da, hep fedakarlık yapsanız da, ömrünüzü sadece başkalarının mutluluğu için harcasanız da... Bir gün yapmadığınızda ya da yapamadığınızda her biri silinip gider. Hatta o kadar alışırlar ki duruma, bunlar zaten kişinin yapması gerekenler gibi görülmeye başlar. O an yapmadığınıza bakarlar, önceden yaptıklarınıza değil. Karşılıksız sevgi yoktur! En yakınınız bile olsa, kimse kimseyi karşılıksız sevmez. Bir annenin çocuğunu sevmesinin bile nedenleri vardır. O kendi geninden, kendi kanındandır mesela... Bu sevginin altında mutlaka beslenen bir şeyler vardır. Ve bir gün bunlar bittiğinde, kişi o rolden çıktığında verilen
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 2016267,6bin okunma
Puan vermedi·64 syf.·
2026 2. kitabı
Kafka bu kitapta, insanın kendini ve dünyayı algılama biçimiyle ilgili çok derin bir meseleye dokunuyor. Kitabın merkezinde, bir sabah beklenmedik bir değişim yaşayan bir karakter var. Bu değişim, hem fiziksel hem de sosyal bir dönüşüm gibi hissediliyor; karakterin ailesi, çevresi ve kendi benliğiyle ilişkisi tamamen farklı bir boyuta taşınıyor. Temel olarak kitap, yabancılaşma, yalnızlık, aile ve toplum içindeki değerimiz, kabul görme ihtiyacı gibi temaları işliyor. Kafka bunu öyle bir anlatıyor ki, okurken bir yandan karakterin yaşadıklarına empati duyuyorsun, bir yandan da kendi hayatını ve ilişkilerini sorguluyorsun.
DönüşümFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 2016267,6bin okunma
5/10
·64 syf.··
2020 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2020 01:30
Açıkçası daha etkili bir son bekliyordum ama beklediğim gibi değildi. Sıradandı biraz. Genel olarak insanın iç dünyasında yaşadıkları düşündükleri şeyleri ele almış yazar. Ama bunu bir böcek üzerinden yapmış. Tekrar söylediğim gibi çok etkilendiğim söylenemez ama güzeldi.
DönüşümFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 2016267,6bin okunma
7/10
·64 syf.·
2019 13. kitabı
Franz Kafka hep önyargılı olduğum ve sevmediğim yazarlardan birisi. Bu kitabı da okudum, kitapta çok güzel konular işleniyor olmasına rağmen yazarın bu konuları işleme tarzından dolayı kitap bana sıkıcı geldi. Verilmek istenen mesajlar başka bir kurgu ile anlatılsaydı daha güzel olurdu diye düşünüyorum. Bu tür psikolojik konularda yazan yazarlara bakıldığında, Franz Kafka’ın konuya yaklaşımını sevmiyorum. Bence kendi ailesiyle olan sorunları kitaplarına negatif olarak yansıyor ve eser bundan dolayı sıkıcı oluyor.
DönüşümFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 2016267,6bin okunma
Yatağa Çivili Bilinmezlik.
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2024 56. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 23:19
Çok uzun yıllardan beri kütüphanemde olan, defalarca okuduğum bu kitabı neden bu kadar sevdiğime dair fikirleri her okuyuşumda daha çok idrak ediyorum. Kitap baştan sona bir insanlık, bir toplum eleştirisi... (bilinmezlik) Kitabın iskeletini oluşturan, Franz Kafka 'nın çok güçlü, yalın ve etkili bir şekilde kullandığı esas tema; bilinmezlik. Bunu kullanmasının otobiyografik sebepleri olduğunu düşünüyorum. Gregor Samsa karakterinin silikliğini ve değersizliğini böyle bir başlangıçla daha iyi açıklayabilirsiniz. Halihazırda insan iken bile değeri, belirli çıkarların ekseninde yatan bir insanı bir anda hamamböceğine dönüştürün ve yok oluşunu izleyin ... Bilinmezlik hissinin yarattığı boğucu dehşet ve bunun beraberinde kişinin kendi kaderiyle tamamiyle baş başa kalması hissi dediğim gibi kitabın temelini oluşturuyor. Fantezi dediğimiz bu türün güzelliklerinden biri de budur. Okudukça kafamızdaki bilinmezlik çemberini genişletiyor, daha önce girmediğimiz sokaklara sokuyor bizi. Başka bir yazgıyı eninde sonunda kabul ettiriyor ve bizi başka biri yapıyor. Nispeten durağan bir iş hayatı yaşayan Gregor'un sabah uyanınca bir anda böceğe dönüşmesinin ardından ailesini, işini ve kendi iç dünyasını tam anlamıyla büyük bir yıkımın içinde neredeyse her şey normalmiş gibi davranmaya çalışarak idare etmeye çalışması, gözlerimizi bu olağanüstü durumun absürdlüğünden çok, kitabın alt metninde yer alan ve baktıkça büyüyen koca bir trajediye çevirmemizin yolunu açıyor. Bilinmezlik hissini, yalnızca Gregor değil, tüm karakterler yaşıyor ve hepsinin bu duruma karşı aldığı tavır, onların kişilikleri hakkında da nispeten bilgi sahibi olmamıza yetiyor. Ailesi, odanın içinde yatağa çivilenmiş Gregor'u, kafalarında yıllarca oturmuş olan karakteristik görünüşü ve insan bedeniyle tasvir ettiklerinden
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 2016267,6bin okunma
Popüler olmayı hak eden nadir kitaplardan.
8/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 15:30
Yıllarca herkeste ve her yerde gördüğüm ama nedense beni hiç cezbetmeyen kitabı sonunda ben de okudum. Şimdiye kadar bu denli popüler kitaplar nedense bende okunduktan sonra çoğunlukla bir pişmanlık oluşturur. Sanırım beklentinin yüksek olmasıyla ilgili bir durum bu. Ama '' Dönüşüm'' beni yanılttı diyebilirim. Gayet akıcı ve bir solukta okunacak bir kitap. Neden - sonuç ilişkisini zayıf bulsam da. Hiç şüphesiz Kafka hayal gücünü oldukça güçlü bir biçimde yansıtmış kitaba. Gregor' un neden ve nasıl bir böceğe dönüştüğüne değinilmemiş. Veya Gragor bu durumdan nasıl kurtarılır? diye de hiç düşünülmemiş. Genel olarak kitapta zavallı Gregor'un böcek olduktan sonraki sefil hayatı ve ailesinin bu durum karşısındaki çaresiz kabullenişi anlatılıyor. Aslında kitabı okuduktan sonra şunu düşünmedim değil. Böcek metaforuna dönüşümü yazar belki de; hastalanmak, işlevsiz ve değersiz hale gelmiş olmak anlamında tasvir etmiş olabilir. Kitabın anlam derinliğini fark edebilmek için kitapla ilgili analizleri okumak gerekebilir. Belki de hiç bir anlam derinliği yoktur bilemiyorum. Ama gerek anlatımın sade ve akıcı olması gerekse yazarın hayal gücünü yansıtışı kitabın bu kadar popüler olmasını hak ediyor bence. Şahsen Franz Kafka'nın diğer kitaplarını da okumak isterim. Bence okunması gereken bir kitap. Tavsiye ederim.
Roman
DönüşümFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 2016267,6bin okunma
10/10
·80 syf.··
2015 5. kitabı
"hayatta her insanın kendini gregor samsa gibi hissettiği zamanları olmuştur" kafka'nın sembolizmin ve soyut düşüncenin dibine vurduğu hikaye. fiziki bir değişiklikten yola çıkarak, belki de duygu dünyamızda bunun binlerce katı ters değişiklikleri ne kadarda doğal karşıladığımızı yüzümüze vurur. düşünülenin aksine değişen gregor samsa değil, ailesi ve çevresindekilerdir bana göre. yazarın tam olarak ne anlattığından çok sizin ne anladığınıza bağlı bir kitap.hayatınızın her döneminde, her her okuyuşunuzda, yeni bir şey bulursunuz içinde, hayatınızdaki her dönüm noktasında, ilkokuldan liseye, liseden üniversiteye, her dönemde bir şeyler katar bu kitap size. hep kendinizden bir parça bulursunuz. bir insanın böceğe dönüşmesiyle bir böceğin insana dönüşmesi arasındaki ayrımı düşündürür ilk başta. sistemin çarklarından biri olursan, yaşarsın. Ama özgürlüğünü, sistemin belirlediği sınırlar dahilinde yaşamak zorundasındır. eğer çarktan ayrılmayı seçersen asıl özgürlüğü yakalamışsın demektir. ama bu sefer de toplum tarafından dışlanırsın. insanlar, onlara yük olduğunu sana hissettirmekten kaçınmazlar. psikolojin dağılır, yalnızlaşırsın ve sonunda ölürsün. en acısı da, kimse pek üzülmemiştir ölümüne. kurtulmuşlardır senden çünkü… insanlara faydan dokunuyorsa onların herhangi bir ihtiyacını karşılıyorsan, sevilirsin, sayılırsın. eğer bir faydan dokunmuyorsa ve hatta zararın dokunuyorsa insanlar tarafından yavaş yavaş dışlanırsın. ilişki bu duruma geldiğinde artık onların umrunda olmuyorsun ve gözlerinde bir böcek olarak görünüyorsun sadece. bunu hayatınıza da uygulayabilirsiniz. siz insanlara iyilik yapsanız da bu iyiliği kestiğiniz vakit karşı tarafın takındığı tavrın bir anda nasıl değiştiğini görebilirsiniz rahatlıkla. iyilik artık mesuliyete dönüşür…
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,6bin okunma
6/10
·96 syf.·
2024 14. kitabı
Sanki 100 yıl önceden bu günleri anlatıyor, ya da eserin idesinin dönemden bağımsız olmasının sonucu da olabilir. Düzenin çarklarından biri olarak yaşamaya zorlanan toplum ve bir şekilde o çarkın dışında kalan birinin en yakınları tarafından dahi nasıl dışlandığının hikayesi...
DönüşümFranz Kafka · İndigo Kitap · 2019267,6bin okunma
Hayat Bir Afyondur
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 194. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2021 17:07
"Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerinden uyandığında kendini yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş buldu." Franz Kafka'nın en çok okunan eseri Dönüşüm, bu, son derece etkili cümle ile başlar. Kitap reyonlarında, Dönüşüm'ün ününden bihaber dolaşan bir okur, eminim onu eline alıp bu cümleyi okuduğunda şaşıracak ve bu hikayenin devamını merak edecektir. Bu açıdan ilk cümleler çok önemlidir, insana, bambaşka bir dünyanın kapılarının açılacağı hissini vererek, "hadi, ne duruyorsun, beni al ve hemen oku," diye seslenir. O halde, bu sese kulak verip, onun bize açtığı dünyanın kapısından birlikte girelim. Gregor Samsa, anne babası ve kız kardeşiyle birlikte yaşar. Pazarlama işindedir ve sıradan, göz önünde olmayan bir işi vardır. Evde çalışan tek kişidir ve haliyle evin geçimi onun eline bakmaktadır. İşinden memnun değildir ama maaşını alıp, bundan ailesine ihtiyaçları için paralar verdiği anlarda, onların gözünde gördüğü minnet duygusu onu mutlu edip hayata tutunmasına vesile olmaktadır. Ancak, bu da bir noktada alışkanlığın soğuk yüzünde donup kalmaktadır. Neticede Samsa, beş-altı sene daha bu işte çalışıp ailesinden ayrılmayı düşünmektedir. Bu ve benzeri düşüncelerin stresiyle yattığı bir gecenin sabahındaysa bir böcek olarak gözlerini açar. Bu sarsıcı başlangıçta, ilk dikkatimizi çeken nokta, Samsa'nın bu acayip durumuna odaklanmayıp, tüm dikkatini işine geç kalmasına vermesidir. Büyük bir endişe duymaktadır. Saate bakar, ardından aceleyle yatağından kalkmaya çalışır. Sanki kalkabilse işe bu halde gidebilecektir! Tam bir absürd durumla karşı karşıya olan okur şaşkındır ve saçma da olsa, Samsa'nın bir an önce yatağından kalkabilmesi için olduğu yerden "hadisene" demektedir. Bu esnada eve, iş yerinden bir yetkili gelir. Bu zamana dek bir gün bile işine geç gelmemiş
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,6bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.