“Peki gülerse, erkek ailede gülerse ne olur?”
“Gücünü kaybeder ve kimse ona ‘saygı duymaz’, yani korkulacak kişi olarak bakmaz. Korku kültüründe ‘saygı duyulacak kişi’ olmak demek, ‘korkulacak kişi olmak’ demektir; aksi takdirde ‘çoluk çocuğun oyuncağı’ olur. Korku kültürü içinde yetişmiş bir erkek için bu ayıplanacak, utanılacak bir durumdur.
Akıllı insan kime güveneceğini temkinli bir arayışla keşfeder, ama iki şeyden vazgeçmez: Güveneceği insanlarla birlikte olmak ve güvenilecek bir insan olmak.
Aile ziyaretinde Cezmi Bey, kızın adının Tüzün olduğunu öğrenmiş, ama kızı biraz kilolu görünce annesine, “Ana ben bu kızı istemiyorum, bu kız şişman,” demiş. Annesi, “İyi ya oğlum, yazın döşek, kışın yorgan olarak kullanırsın,” demiş. Baba da , “Oğlum, otu çek, köküne bak; bu ailenin soyu sopu belli, iyi aile. Bu iş olacak, vazgeçmek yok, söz verdik,” demiş, sonuçta söz kesmişler ve ardından Cezmi bey askere gitmiş.