Fatih Bayram

Fatih Bayram
@FthBayram
R&D|| Hardware Design Engineer
İstanbul
İstanbul
54 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
Atomik Alışkanlıklar
Puan vermedi·341 syf.··
2024 3. kitabı
·
193 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2024 20:52
Atomik Alışkanlıklar" kitabı, kişisel gelişim kitapları arasında gerçekten öne çıkan bir eser. Çoğu kişisel gelişim kitabının aksine, bu kitap hayal satmıyor; aksine durum tespiti yaparak gerçekçi ve uygulanabilir yöntemlerden bahsediyor. Kitabın en güzel yanlarından biri, her bölümün sonunda o bölümün özetini vermesi. Bu özetler, okuma sürecinde önemli noktaları hatırlamamızı ve bilgileri pekiştirmemizi sağlıyor. Kitabı okurken, bir alışkanlığı nasıl elde edeceğimizi veya kötü bir alışkanlıktan nasıl kurtulacağımızı adım adım inşa ederek ilerliyoruz. Bu yapı, okuyucunun bilgiyi sindirmesini ve uygulamaya geçirmesini kolaylaştırıyor. James Clear, bilimsel temellere dayanan ve pratik hayatta uygulanabilir stratejiler sunarak, okuyucuların günlük hayatlarında gerçek değişiklikler yapmalarını sağlıyor. Kısacası, "Atomik Alışkanlıklar" kitabı, kalıcı ve etkili alışkanlıklar geliştirmek isteyen herkes için değerli bir rehber. James Clear Atomik Alışkanlıklar
1000Kitap
Atomik AlışkanlıklarJames Clear · Pegasus Yayınları · 202221,3bin okunma
Kitap, kitap, kitap...
Puan vermedi·160 syf.··
2024 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2024 19:27
Zülfü Livaneli Zülfü Livaneli'nin bu kitabı, derinlikli karakterleri ve etkileyici hikayesiyle beni büyüledi. Belki anlattıkları tamamen kurgudan ibaret ama gerçek olma ihtimali çok yüksek. En acısı da bu yaşanılanların hemen sınırımızda, kendi ülkemizde olması. Livaneli, insan ilişkilerinin inceliklerini ustalıkla işliyor. Okudukça kendimi hikayenin içinde buldum ve her sayfada biraz daha merak ettim. Livaneli, kitaplarında olay örgüsünü ustalıkla kullanıyor. Başlangıçta yaptığı girişle okuyucuyu meraklandırıyor. Kitabın yarısına gelene kadar sürekli baştaki olayı merak ediyorsunuz. Daha sonra olaylar açıklığa kavuşuyor ve bu da sizin kitap içinde kaybolmanızı sağlıyor. Aynı olay örgüsü Serenad'da da vardı. Sözün özü, bu kitap güzel ve kesinlikle okunmaya değer bir eser. Huzursuzluk
HuzursuzlukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021117,8bin okunma
Serenad
Puan vermedi·481 syf.··
2023 30. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2023 20:55
Serenad, son zamanlarda okuduğum en güzel romanlardan. Bence sebeplerinden bir tanesi, uzun zamandır Türk edebiyatından bir kitap okumamamdı. Olayların genellikle İstanbul da geçmesi kitabı okurken hayal etmemi de kolaylaştırdı. Dünyada her zaman azınlıklar dışlanmış, zulüm görmüş yada katledilmiş. Bu durum herhâlde dünya yok olana kadar devam edecek. Adalet ve özgürlüğün geliştiği ülkelerde bu durum daha az yaşansa da günümüzde maalesef dininden, dilinden, ülkesinden ya da ırkından dolayı ayrımcılığa veya zulüme uğrayan insanlar var. Kitapta da bu durumlardan doğan acıklı bir hikayeyi anlatıyor. Zaten kitapta geçen Struma Gemisini batırma olayı tarihte yaşanmış gerçek bir olay. Kitap ilk başta normal bir tempoda okumaya başladım. Her bir sayfada beni meraklandıran olaylar olduğu için tempoyu biraz arttırdım. Özellikle Maximilian Wagner'in hikayesini dinlemek için can atıyordum. Wagner'in hikayesine gelmek biraz uzun sürüyor. Yani kitabın ortasına geldiğiniz zaman hikayeyi dinliyorsunuz. Ama hikayeyi dinledikten sonra gerçekten çok etkileniyor ve beklediğinize değmiş diyorsunuz. Tam hikaye bitti derken Maya'nın başına gelenler beni tekrardan heyecanlandırmıştı. Bu da kitabı başından sonuna kadar aynı heyecan ve merakla okumamı sağladı. Kitabı bitirdikten sonra Nadia ve Wagner'in hikayesinin araştırdıktan sonra gerçekte yaşanmadığını öğrendim. Fakat böyle bir hikaye yaşanmadan nasıl bu kadar gerçekçi yazılabilir diye düşündüm. Tabi burada yazarımız Zülfü Livaneli'nin ustalığı ortaya çıkıyor. Kitap tavsiyesi isteyen arkadaşlarıma önereceğim çok güzel bir romanım daha oldu. Herkese iyi okumalar :) Serenad Zülfü Livaneli
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma
Ya Adalet Ya Sefalet!
Puan vermedi·240 syf.··
2023 19. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2023 23:59
Hayır bizi buraya ne coğrafya ne de kader getirdi! Biz bu sefaleti bilerek ve isteyerek seçtik. Bizi buraya kendi tercihlerimiz getirdi. Bu cümleler kitabın son kısmında yer alıyor ve kesinlikle doğru. Çünkü içinde bulunduğumuz durumu biz kendimiz seçtik. Aslında kitap da bu durumu ispatlıyor nasıl mı ? Selçuk şirin kitabında Türkiye'de herkesin dilinde olan 7 temel sorunu verilere dayanarak herkesin anlayacağı şekilde sade bir dille açıklamış. Verileri dünya ile kıyaslayıp Türkiye ne durumda Dünya ne durumda net bir tablo ortaya koymuş. Belli dönemlerde yapılan reformlar ile Türkiye çok hızlı gelişmiş ve orta gelir sınıfına yükselmiş fakat bir üst sınıf yani yüksek gelirli ülkeler arasına girememiş. Hatta ciddi bir gerileme içerisine girmiş. Yani doğru işler yapınca ülke hızlı bir ivme kazanıyor. Tabi bu ilerleme ve gerilmeleri bizim yapmış olduğumuz tercihler belirliyor. Kitapta sadece sorunlardan bahsetmemiş. Çözümlerden de bahsetmiş. Aslında okuyunca sorunların çözümünün çok da zor olmadığını, Türkiye'nin ciddi bir potansiyelinin olduğunu anlıyorsunuz. Umarım Türkiye gerçek sorunları konuşmaya başlar ve bir an önce çözümler üretmeye başlar aksi taktirde gelecek nesillere yaşanılmaz bir ülke bırakacağız. İyi okumalar Selçuk R. ŞirinYa Adalet Ya Sefalet
1000Kitap
Ya Adalet Ya SefaletSelçuk R. Şirin · Doğan Kitap · 2023380 okunma
Erteleme ve sorumluluk al...
Puan vermedi·622 syf.··
2023 16. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2023 03:56
Oblomov yatağına uzanmış sol yanağını yastığına koymuş, kafasının dibindeki telefonundan saçma sapan videolar izlerken sağ ayağının baş parmağıyla sol ayağındaki çorabı sol ayağının baş parmağıyla da sağ ayağındaki çorabı çıkardı. Kalan son enerjisini de yorganını üzerine örterek harcadı ve telefonundaki videoyu izleyerek uykusunun gelmesini bekledi. Ertesi sabah telefonun alarmını her zaman olduğu gibi 3 kere erteledikten sonra mecbur olmasa gitmek istemeyeceği işine gitmek için yatağından zorda olsa kalkabildi. Oblomov yani İlya İlyiç 21. yüzyılda yaşasaydı aynen böyle bir hayatı olurdu heralde. Neyse , kitaptaki karakterimizi az da olsa nasıl birisi olduğunu anlamışsınızdır. İlya İlyiç hayatında sürekli bir şeyleri erteleyen, önemli kararlar vermekten aciz, günlük işlerini yatağından kalkmadan yanındaki hizmetçisine yaptıran, Her sene köyden gelen para sayesinde çalışmak zorunda olmayan bir adamın hayatını anlatıyor. İşte bu bilinçli tembellik haline de oblomovluk diyorlar. Hatta karakterimizin durumu o kadar kötü ki oblomovluktan çok sevdiği Olga ile evlenmeye cesaret edemiyor. Kitap genel olarak Oblomov'un bu hallerini ve bu durumun getirmiş olduğu sorunları ele alıyor. Tabi diğer tarafta İlya İlyiçin yakın arkadaşı Ştoltz var. Andrey İvanoviç Ştoltz, Oblomov'un tam tersi karakterde, hayatı dolu dolu yaşayan, çalışkan, Oblomov'un yapmak isteyip de tembellikten yapamadığı şeyleri yapabilen birisi. Aslında bu iki karakterin özellikleri kitabı çok güzel özetliyor. Tabi ilk başta İlya ilyiç yani Oblomov'un bu tembellikten kurtulup başarıya gitmesini bekledim fakat durum pek öyle olmuyor. Burada kitap beni biraz ters köşe yaptı. Günün sonunda bir başarı hikayesi bekledim ama olmadı maalesef. Ama dışarıdan bir gözle böyle bir adamın hayatına bakmakta insanı ciddi
Oblomov ve Oblomovluk
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma