Atomik Alışkanlıklar" kitabı, kişisel gelişim kitapları arasında gerçekten öne çıkan bir eser. Çoğu kişisel gelişim kitabının aksine, bu kitap hayal satmıyor; aksine durum tespiti yaparak gerçekçi ve uygulanabilir yöntemlerden bahsediyor.
Kitabın en güzel yanlarından biri, her bölümün sonunda o bölümün özetini vermesi. Bu özetler, okuma sürecinde önemli noktaları hatırlamamızı ve bilgileri pekiştirmemizi sağlıyor.
Kitabı okurken, bir alışkanlığı nasıl elde edeceğimizi veya kötü bir alışkanlıktan nasıl kurtulacağımızı adım adım inşa ederek ilerliyoruz. Bu yapı, okuyucunun bilgiyi sindirmesini ve uygulamaya geçirmesini kolaylaştırıyor.
James Clear, bilimsel temellere dayanan ve pratik hayatta uygulanabilir stratejiler sunarak, okuyucuların günlük hayatlarında gerçek değişiklikler yapmalarını sağlıyor. Kısacası, "Atomik Alışkanlıklar" kitabı, kalıcı ve etkili alışkanlıklar geliştirmek isteyen herkes için değerli bir rehber.
Zülfü Livaneli
Zülfü Livaneli'nin bu kitabı, derinlikli karakterleri ve etkileyici hikayesiyle beni büyüledi. Belki anlattıkları tamamen kurgudan ibaret ama gerçek olma ihtimali çok yüksek. En acısı da bu yaşanılanların hemen sınırımızda, kendi ülkemizde olması. Livaneli, insan ilişkilerinin inceliklerini ustalıkla işliyor. Okudukça kendimi hikayenin içinde buldum ve her sayfada biraz daha merak ettim. Livaneli, kitaplarında olay örgüsünü ustalıkla kullanıyor. Başlangıçta yaptığı girişle okuyucuyu meraklandırıyor. Kitabın yarısına gelene kadar sürekli baştaki olayı merak ediyorsunuz. Daha sonra olaylar açıklığa kavuşuyor ve bu da sizin kitap içinde kaybolmanızı sağlıyor. Aynı olay örgüsü Serenad'da da vardı. Sözün özü, bu kitap güzel ve kesinlikle okunmaya değer bir eser.
Serenad, son zamanlarda okuduğum en güzel romanlardan. Bence sebeplerinden bir tanesi, uzun zamandır Türk edebiyatından bir kitap okumamamdı. Olayların genellikle İstanbul da geçmesi kitabı okurken
Hayır bizi buraya ne coğrafya ne de kader getirdi!
Biz bu sefaleti bilerek ve isteyerek seçtik. Bizi buraya kendi tercihlerimiz getirdi.
Bu cümleler kitabın son kısmında yer alıyor ve kesinlikle doğru. Çünkü içinde bulunduğumuz durumu biz kendimiz seçtik. Aslında kitap da bu durumu ispatlıyor nasıl mı ?
Selçuk şirin kitabında Türkiye'de herkesin dilinde olan 7 temel sorunu verilere dayanarak herkesin anlayacağı şekilde sade bir dille açıklamış. Verileri dünya ile kıyaslayıp Türkiye ne durumda Dünya ne durumda net bir tablo ortaya koymuş. Belli dönemlerde yapılan reformlar ile Türkiye çok hızlı gelişmiş ve orta gelir sınıfına yükselmiş fakat bir üst sınıf yani yüksek gelirli ülkeler arasına girememiş. Hatta ciddi bir gerileme içerisine girmiş. Yani doğru işler yapınca ülke hızlı bir ivme kazanıyor. Tabi bu ilerleme ve gerilmeleri bizim yapmış olduğumuz tercihler belirliyor.
Kitapta sadece sorunlardan bahsetmemiş. Çözümlerden de bahsetmiş. Aslında okuyunca sorunların çözümünün çok da zor olmadığını, Türkiye'nin ciddi bir potansiyelinin olduğunu anlıyorsunuz.
Umarım Türkiye gerçek sorunları konuşmaya başlar ve bir an önce çözümler üretmeye başlar aksi taktirde gelecek nesillere yaşanılmaz bir ülke bırakacağız.
İyi okumalar
Oblomov yatağına uzanmış sol yanağını yastığına koymuş, kafasının dibindeki telefonundan saçma sapan videolar izlerken sağ ayağının baş parmağıyla sol ayağındaki çorabı sol ayağının baş parmağıyla da