Fatime Tülübaş

Saatlerce oturup İngilizce kitaplarına kapanıyor ve hayata, bence -siz de öyle düşünmüyor musunuz?- bu kitapların yeryüzüne saçtığı o kahverengi, korkunç sis tabakasının gerisinden bakıyor.
Sayfa 44 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları VII. Basım Ocak 2024·Kitabı okudu
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Zihnimde, adı sanı olmayan kendi küçük ülkemde yaşıyorum.
Sayfa 29 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları VII. Basım Ocak 2024·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Tutunamayanlar'a tutunup, tutunamayan oldugumun beyanıdır
Puan vermedi
Günlerdir Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ını dinliyorum. Kaç kere okumaya niyet ettiysem de hep yarım bırakmıştım. Sonradan anladım ki mesele kitabın zor olması değilmiş; mesele sabretmekmiş. Bu sefer sabrettim, üstelik inadımı da yanımda taşıdım, dinledim. Biz toplum olarak bir filmi, bir kitabı, bir eseri abartmayı severiz. Öyle abartır, öyle yüceltiriz ki onu neredeyse kutsalımız hâline gelir. Kimseye laf söyletmeyiz. Aydın kesimimiz ise bu kutsalları daha da kutsallaştırır; anlamayanları küçümser. “Hayır canım, sen anlamazsın,” derler. “Onun içinde ne cevherler var, ne mesajlar gizli. Senin göremediğin ne derinlikler var.” Her kelimesi sanki birinci sınıf bir bilgelikmiş gibi anlatılır. Ama herkesin aynı şeyi anlamak zorunda olduğu, anlamayanın da bir nevi “tutunamayan” sayıldığı bu yaklaşım bana hep tuhaf gelmiştir. Tutunamayanlar da elbette eleştirilebilir; beğenmeyen biri yadırganmamalı. Bana kalırsa kitap fazlasıyla abartılıyor. Bu kadar yüksek puanı hak edip etmediği tartışılır. Evet, bilinç akışı kullanılmış, bazı mesajlar verilmiş, kara mizah denenmiş… ama bunlar abartılacak şeyler değil. Aydınların anladığını iddia ettiği, halkın anlayamadığını sandığı gizli bir katman da yok aslında. Yok yani. Yıllardır Tutunamayanlar’a tutunmaya çalışmış biri olarak şunu fark ettim: Tutunamasam da olurmuş. Pek bir şey kaybetmezmişim. İleri ki tarihte de okuyacağım dinlerken kaçırdığım nokta var mı diye. Yine Tutunamayanlar'a dinleyip de tutunamayanlardan olmak da güzel...
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Madam de Mauves
İnsan soyunun yarısını oluşturan kadınları, temelde, örneğin bir gecede kirlenince fırlatılıp atılan o eflatun renkte eldivenler gibi bir takım nesnelerden farksız sayan görüştür.
Sayfa 18 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları VII. Basım Ocak 2024·Kitabı okudu
Madam de Mauves
Aslında kötümser bir insan değildi, ama düş kırıklığına uğramış bir gözlemci diye tanımlayabileceğimiz biriydi; gezerken, sağa giden yolu seçti mi, bir saat yürüdükten sonra, sola sapan yolun Belki de daha iyi olduğunu düşünmeye başlardı hep.
Sayfa 2·Kitabı okudu