"Karanlık gecede halden hale girerken Züleyha’nın kalbi, Züleyha en çok da sabrın kimden olduğunu bilmeden ve sabrının iç yüzüne erişemeden sabretti. Tahammülünün anlamını çözemeden tahammül etti. O kadar ki ne sabrına sahip çıktı, ne tahammülünden hoşnut kaldı."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Yalnızlaşmanın -kendi ayakları üzerinde durmak- olarak kutsallaştırıldığı, kimsenin kimseye ihtiyaç duymadığı, aşkın gündelik bir hobiye dönüştüğü bir dünyada hasrete yer ve zaman kalmıyor. Hasret çekmeyen için vuslat nasıl bir anlam ifade etsin ki?”
“Tanrım, kanatlanmaya kalktıkça düşüşümden şikâyet etmeyeceğim artık sana. Ama tek bir kelime ver bana. Öyle bir kelime ki onunla bütün manaları konuşmak mümkün olsun. Ya da tek bir harf, tek bir cümle. Çok şey istiyorum biliyorum. Zan sahipleri, bir harfin, bir cümlenin peşinde zannediyor beni. Ama sen biliyorsun.”