Küçükbaş hayvanlar misali geliyorlar dünyaya, bir avuç yiyecek bulmak için tozu toprağı eşeliyor ve sefil yalnızlık içinde geberip gidiyorlar. Doğarken öldüklerini unutmak için keman gıcırtısıyla dans ediyorlar, alkol, müzik, dans yaşam izlenimi veriyor, onları tatlı bir transa sokuyor.
Evet, bunca zaman hayatta kalmaya devam ettim, nedenini bilmeden, onu da alışkanlığa, saatlerin teselli edici tekrarına bağlayarak, bazen zamanı yılgınlık verecek kadar uzun bularak, ecel beni yarına bırakmadan uykumda alsın diye ölüme yalvararak, sonra başka bir günün o kadar da korkunç olmadığı hatta arzu edilebilir olduğu duygusuyla uyanarak…