1000Kitap 1 HATİM 1000 YASİN❗(6. Hatim İçin Dağıtım Başlamıştır!)
Merhaba Kıymetli Okurlar,
Ramazan ayı geldi, istedim ki ayın anlam ve önemine dair birlikte bir şeyler yapalım. Yüreklerimiz manevi huzurla dolsun!
Kuran'da otuz cüz var, otuz kişi bir cüz alır ve ay içinde okursak birlikte bir hatim yapmış oluruz. Buna ay içinde okuyacağımız Yasinler de eşlik eder.
Yapmamız gereken tek şey "cüz aldım" ya da "şu kadar Yasin aldım" diye yazmak. Ben sırası ile cüzleri dağıtacağım. Cüzler bittiğinde geriye kalan arkadaşlar da Yasini Şerifler ile eşlik ederler.
Hiçbir şartı vs yok manevi birlikteliğimizden başka. Şimdiden eşlik eden herkese teşekkür ediyorum. Açılışı ben yapmak istiyorum.
"1. Cüz'ü ve 1 Yasin-i Şerifi aldım."
"Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben."
Kitabı eline alır, incelersin. Sayfaları şöyle bir açar koklar, kitabın kokusunu içine çekersin. Ben çok severim mesela kitap kokusunu. Yeni basılmış ya da sararmış bir kitapsa muhteşem bir kokusu olur. Açar bir göz atarsın içine. Olur ya ilk cümle olarak böyle bir cümle çarpar gözüne. Hadi gel de okuma şimdi bu kitabı!
"Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. Evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım. Yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını." (s. 7)
Şükrü Erbaş!
Nasıl bilirsiniz?
Ben çok iyi bilirim mesela, hele ki şiirlerini...
Zamanında az can çekişmedim dizelerinde.
Aralara serpilmiş satırlar da şiirlere güzellik katıyordu adeta. Satır demişken orada duralım! Ele aldığımız eser şairin düzyazı şeklinde kaleme alınmış bir eseri. Şiirlerine o kadar alışmıştım ki biraz yadırgamadım değil. Ama okudukça çekti içine. Hele bir de onun kaleminden imzalıydı. Okumadan duramazdım. Yeniden teşekkürü borç biliyorum buradan bana bu kitabı imzalı olarak ulaştıran arkadaşa. 1000Kitap deyip geçmeyin, nice güzel yürekler barındırıyor içinde!
"Farkında mısınız bilmem, kimse kendi acısını bile duymuyor artık." (s. 132)
"İyi günler bile acı vermeye başlamıştı." (s. 126)
"Garip değil mi, yaşadığı acıları bile özlüyor insan." (s. 95)
Sahi, acıyla ilgili ne kadar cümle var içinde.
İçimizde de ne kadar acı var değil mi?
Hangisini paylaşsam o kadar ilgi gördü ki...
Biliyorum bolca acı var içinizde.
Belki de acılarımız yakınlaştıyor bizi birbirimize.
Yıllarca tartışıldı; sanat sanat için yok efendim toplum için. Sanatçının topluma karşı görevleri vs. Kendi hayat görüşünü açık açık yansıtmış eserinde Şükrü Erbaş. Hatta bazı cümleler o kadar gerçeği yüzümüze çarpar nitelikte ki neden toplum olarak bu halde olduğumuzu
Merhaba Değerli Okurlar,
☃️Güzel bir "Kış Etkinliği" ile içinizi ısıtmaya geldim! Okumalar yapıyor, alıntı ve incelemeler paylaşıyoruz. Ama isterim ki okuduğumuz eserleri tartışalım. Günlük hayatta bunu yapabileceğimiz çok az insan var ama burada bunun için varız.
📌Şubat ayı birlikte bir kitap seçip yine birlikte okuyup yorumlayalım, tartışalım. Herkes "seçilmesini istediği eserin ismini" yoruma yazsın, en çok yazılan eser şubat ayı okuma kitabımız olsun. Ay boyunca okuyup ayın son pazar günü birlikte o kitap için açacağım gönderi altında yorumlayalım, tartışalım.
📅Etkinliğe katılım "31 Ocak" tarihi saat 00.00'da sona ersin. (O gün benim doğum günüm ayrıca. 😊) O günü takip eden gün içinde seçilen kitabı açıklarım. Birlikte okumaya başlar, süreçte de kitap üzerine konuşuruz.
🎁"ETKİNLİĞİ PAYLAŞAN" kişiler içinden bir kişiye kura ile seçilen etkinlik kitabını ben hediye edeyim. (Doğrudan Kitapyurdu ile gönderim yapıyorum adresinize, kargo tarafımdan karşılanacaktır.)
📢Birden fazla kitap ve yorum ile katılabilirsiniz. Katılımınız beni mutlu eder. Bir kişi dahi katılsa etkinliği severek yürüteceğim. Etkinliğin istatistiklerini tutma konusunda bana destek olursanız sevinirim.