Bir Bulut Kaynıyor (Bu Diyar Baştanbaşa 4)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.668
Gösterim
Adı:
Bir Bulut Kaynıyor
Alt başlık:
Bu Diyar Baştanbaşa 4
Baskı tarihi:
Şubat 2003
Sayfa sayısı:
204
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807312
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Bir Bulut Kaynıyor
Bir Bulut Kaynıyor
Bu Diyar Baştan Başa 4
Romanlarında Anadolu insanının gerçek dünyasını destansı boyutlara taşıyan, yaşanmış ve yaşanan gerçeği mitlein, efsanelerin evreninde çoğaltan Yaşar Kemal, sadece bir romancı ve halkbilimci değil, gazetelerimizde modern röportaj yazarlığının da kurucusudur. Onun, her biri yayımlandığı dönemde olay yaratan röportajlarında gerçek, hayat buldu ve okuyucuyu sarstı.

Bu Diyar Baştanbaşa dörtlüsünün dördüncü kitabı Bir Bulut Kaynıyor diğer üç kitap gibi doğa ile insan arasındaki kimi zaman içli tatlı, kimi zaman acı acıtıcı ilişkileri örer. Kaymakamlar, ağalar, şoförler, gecekondularda yaşayanlar, fakir evleri, zengin mezarları, martıları, "Amerikalılar", rektörler, yunuslar ve balıkçıların yanısıra, Çetin Altan, Abidin Dino, Sait Faik bu kitabın konuklarıdır.
(Arka Kapak)
204 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu Diyar Baştan Başa Serinin son kitabı da bitti ve Yaşar Kemal’i her okuduğum da bana hakim olan duygu tüm benliğimi sarmış durumda. Yaşar Kemal’in gazetecilik yıllarının bir özetidir bu dörtleme. İl il , bölge bölge , köy köy gezdiği yurdun sorunlarını o kadar güzel vermiş ki; günümüz Türkiye’si bu gün hala o yılların ceremesini çekiyor. Din üzerinden insanların nasıl cahil bırakıldığından nasıl sömürüldüğünden tutun da bilinçsiz köylülerin tarla açmak için, hem de sadece birkaç yıl mahsul alıp sonra erozyonla taşa kaya ya dönüşeceğini bile bile katlettiği ormanlar, bilinçsiz avlanma ve sanayi atıklarıyla yok edilen deniz canlıları. Kısacası 1952-1982 arası Türkiye panoraması. Ben o dönemde siyasetçi olsa idim bu idealist gazetecinin hiçbir yazısını aksatmadan okur ve çözümler üretmeye çalışırdım. Ve inanıyorum ki böyle idealist bir siyasetçi olsaydı, bugün Türkiye çok başka yerlerde olurdu. Hocam denize girdim orucum bozulmuşmudur soruları yerine, ben bu ülkeyi daha nasıl kalkındırabilirim, gelecek kuşaklara doğayı katletmeden nasıl bırakabilirim gibi sorulara cevap arıyor olurduk.
204 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
İnsanımızı mı öğrenmek istiyorsunuz? O vakit okumalısınız.Bu eser, okudukça içinde olmadığınız ama sanki içindeymiş gibi tanık olduğunuz bir dramı, insanın insan olmakla mücadelesini anlatıyor. Yaşar Kemal'ce diliyle yazılmış sayfalarda Anadolu'yu ve insanı keşfe çıkıyorsunuz. Yalın anlatım ve samimiyetin bir arada olduğu yazılardan oluşan kitabımız Yaşar Kemal ile dostluğunuzu daha da arttıracaktır.
180 syf.
·2 günde·10/10
Selamlar

Serimizin son kitabını kısa kısa ve gözüme çarpan kısımlarıyla anlatmaya çabalayacağım. Takdir siz değerli okuyucularındır.

Köylü çocuğu, yiğit kaymakam Memet Can'ın hikayesini okuyarak maceramız başlıyor. Okurken bize karanlıkta yol açtığını görecek, "böyle yöneticiler kaldı mı?" diyerek hayıflanacaksınız.

1967 yılında Kadıköy'de minibüsüne "proleter" ismini veren, bu sebeple başına iş açan şoför abimizi dinleyeceksiniz.

1968 yılında 6. filoya geçit yok diyen İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencilerine ait yurdun bir gece polisler tarafından basılışını hem öfkeyle hem de üzülerek öğreneceksiniz.

Abidin Dino, Çetin Altan röportajları ilginizi çekecek, bir gecekondunun yıkılışıyla zenginlerin mezarı arasında bir fark olmadığını anlayacaksınız.

Son olarak kitabımızın yarısı balıkçılardan, hayatlarından, denizlerden ve mücadelelerinden bahsediyor. Benim gibi deniz ve balık kültürüne uzak olsanız bile meraklanarak okuyacaksınız.

Ülkesini, insanını, doğayı, yaşamayı seven herkesin özellikle gençlerimizin mutlaka okuması gereken eserler bırakmış Yaşar Kemal.

Saygılarımla iyi okumalar diliyorum.
204 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Marmaris' teki balıkçılığı ve onların hazin hikayelerini anlatıyor. Dalgıçların ve denizden geçim sağlayan insanların dramatik hikayeler yer vermiş. İstanbul' da gecekonduculuğun nasıl başladığını yaşadıkları dramı ve çektikleri sıkıntıları anlatıyor. Zengin mezarlarına verilen önemi fakirin yaşadığı mekanlara verilmediği ifade ediliyor. İçim sızlayarak okudum .
204 syf.
·10/10
Serinin son kitabının bitmesiyle buruk bir hüzün kapladı içimi. Balıkçılıkla ilgili birçok terim öğrendiğim, yeni balık isimlerini okur okumaz daha önce adını bile duymadığım balığı yeme isteğimin geldiği bir serüven oldu.

Gecekondulaşmaya, apartmanlara olan bakış açım değişti. Gecekondu şehrin yapısını çok bozuyor tamam kabul, peki ya apartmanlar?

Kitapta işlenen zengin mezarları, fakir evleriyse bu zamana kadar zengin fakir ayrımının edebi olarak doruk noktasıydı. Zenginlerin ölüleri, fakirlerin dirilerinden bile daha diri...

İnce Memed gibi kült bir eserin nasıl meydana geldiğini anlamak isteyenler, Bu Diyar Baştan Başa serisini sonuna kadar okumalı.
204 syf.
·Beğendi·10/10
Yaşar Kemal'in 1950-1965 yılları arasında, Anadolu'nun her köşesini bizzat dolaşarak, insanları ile bizzat yaşayarak, üşüyerek, ıslanarak, korkarak, terleyerek gerçekleştirdiği röportajlarını ve başından geçen serüvenlerini anlattığı bir seri..
Anadolu'yu, insanını, doğasını, hayvanını Koca Yaşar kadar iyi anlatabilen, tasvir edebilen var mı bilmiyorum?
Tarihi anlamı da bulunan bu seriyi kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.. Milli Eğitim Bakanı olsam, Türkiye'nin yakın tarihinin anlaşılması için okullarda okutulmasını zorunlu kılardım.. Saygılarımla..

Ufak bir tebessüm..
Elysee Sarayı’nın görkemli bir salonunda Cumhurbaşkanı Mitterrand dört kişiye Legion D’Honneur madalyası veriyor. O dört kişi yan yana dizilmiş. Joris Ivens, Elie Viesel, Federico Fellini ve Yaşar Kemal. Salonda ağır bir teşrifat havası var. Konuşmalar yapılıyor, Mitterrand madalyaları takıyor. En son Yaşar Kemal’e geliyor sıra. Yine o soğuk tören konuşmaları yapılıyor; Mitterrand Yaşar Kemal’e ödülünü takmak için yaklaşıyor ama o da ne! Koca Yaşar Kemal sarılıyor adama; o da Yaşaaaar deyip sarılmaz mı? O şatafat, o resmiyet birden insan sıcaklığına dönüşüveriyor; herkes onun sihirli dostluğuyla rahatlıyor.
Zülfü Livaneli
204 syf.
·5 günde·10/10
Serinin en beğendiğim kitabı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. O kadar çok alıntı ekledim ki zaten oradan da anlaşılabilir. Denizi bu kadar iyi anlatan başka bir yazar var mıdır? Bilemiyorum! Daha önceki kitaplarında da bu konudan derinden etkilenmiştim. Öyle bir yazıyor ki kendinizi o denizin kıyısındaymış gibi hissediyorsunuz. Her kitabında daha fazla hayran kalıyorum ve yaşarken onu okumadığım hatta tanışmadığım için çok hayıflanıyorum. Gerçeği, yaşanmışlığı ve tanık olduğu şeyleri yazmış olması daha da cezbediyor insanı. Çok güzel bir seriyi daha bitirmiş olmaktan mutluluk duyuyorum. Okumadıysanız, mutlaka okuyun derim.
204 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Serinin dördüncü kitabı. Serinin diğer kitaplarını daha çok beğendim. Diğer üç kitapta daha çok yazarın Anadolu’nun çeşitli şehirlerindeki izlenimlerini aktarırken bu kitap neredeyse tamamen İstanbul odaklı bir kitap olmuş. Dönemin sorunları üzerinde durulmuş. Özellikle gecekondusu yıkılan insanlar, Marmara denizi problemleri ve balıkçılar kitapta geniş yer tutuyor. Okunmaya değer bi kitap. İyi okumalar.
204 syf.
En çok sevdiğim yazardır kendisi. Şimdiye kadar 30 kitabını okudum ve bütün kitaplarını okumaya düşünüyorum . Allahın Askerleri kitabını bulamıyorum. Sanırım baskısı bitmiş. Beklemedeyim. Her kitabında olduğu gibi bu kitabında da betimlemeler öyle güzel, öyle gerçekçi ki sanki o an orada durup manzaraya bakıyorsunuz. İnsanlarla yaptığı röportajlar , o bölgenin tarihi , kültürü, yaşayışı kısaca herşeyi hakkında bilgi ediniyorsunuz. iyi okumalar.
151 syf.
·Puan vermedi
akir evleri, zengin mezarları başlığından;
yaşar kemal'in kafasına takılıyor zengin ve fakir mezarları farkı ve zenginlerin mezarlarının fakirlerin evinden daha iyi olduğu kanaatine varıyor.
"bu sefer ben başladım. onların mezarlıkları asfalt, sen gecekonduda gırtlağa kadar çamura batarsın. onların mezarları şıkır şıkır ışık içinde, senin gecekondunda ışık yoktur. onların mezarlıklarının çeşmelerinden gürül gürül su akar, senin gecekondu mahallesinde su kuyruğu beş yüz metreyi bulur. susuzluktan yanar, kavrulursun. onların ölüleri yaşıyor, sen ölüsün."
204 syf.
Yaşar Kemal’in Bu Diyar Baştanbaşa serisinin son kitabı. Yaşar Kemal’in edebi yönüyle yaptığı röportajları aktardığı etkileyici yazı dizisi. Kitabın son sayfasını okuyup kapağını kapatınca diyor ki insan bundan 70 yıl öncede 50 yıl öncede aynı dertler. Bazı şeyler değişmez diyorlar ya bir ülkenin dertleri hiç mi değişmez ha değişmez derken azalmaz hep artar. Halbu ki ne kadar güzel dile getirmiş Yaşar Kemal o günlerde halkı içinde bulunduğu sıkıntıları bir Allah’ın kulu da dememiş ki şu sorunu çözelim de bitsin. Şimdi ki gazeteciler de şöyle bir dolaşsa Anadolu’yu insanların dertlerini bir dinlese Yaşar Kemal gibi ama gerçekten onun gibi önyargısız açık net korkusuz halkımız da güvenebilse eskisi gibi anlatabilse kendini gerçek dertlerini. Güzel olmaz mı dersiniz? Bu serisi okuyun güzel insanlar kalbinizle aklınızla okuyun ve göremediklerimizi değişenleri değişmeyenleri azalanları artanları bir değerlendirin kendi vicdan teraziniz de. Bence Yaaşar Kemal de bunun için yazmıştı bu röportajları vicdan terazilerimin hassaslığını ölçme niyeti ile... iyi okumalar...
Bir gün bir yazar çıkar da Anadolu kasabalarının içyüzünü yazarsa, işte o zaman niçin bir çıkmazdayız, niçin bu kadar geri, korkunç durumdayız, her şey gün gibi ortaya çıkar. Türkiye'nin en büyük problemi ortaya çıkar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Bulut Kaynıyor
Alt başlık:
Bu Diyar Baştanbaşa 4
Baskı tarihi:
Şubat 2003
Sayfa sayısı:
204
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807312
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Bir Bulut Kaynıyor
Bir Bulut Kaynıyor
Bu Diyar Baştan Başa 4
Romanlarında Anadolu insanının gerçek dünyasını destansı boyutlara taşıyan, yaşanmış ve yaşanan gerçeği mitlein, efsanelerin evreninde çoğaltan Yaşar Kemal, sadece bir romancı ve halkbilimci değil, gazetelerimizde modern röportaj yazarlığının da kurucusudur. Onun, her biri yayımlandığı dönemde olay yaratan röportajlarında gerçek, hayat buldu ve okuyucuyu sarstı.

Bu Diyar Baştanbaşa dörtlüsünün dördüncü kitabı Bir Bulut Kaynıyor diğer üç kitap gibi doğa ile insan arasındaki kimi zaman içli tatlı, kimi zaman acı acıtıcı ilişkileri örer. Kaymakamlar, ağalar, şoförler, gecekondularda yaşayanlar, fakir evleri, zengin mezarları, martıları, "Amerikalılar", rektörler, yunuslar ve balıkçıların yanısıra, Çetin Altan, Abidin Dino, Sait Faik bu kitabın konuklarıdır.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 285 okur

  • Arife Kaya
  • Mehmet Akif Gülen
  • Kübra  Erdağ
  • bir_delinin_kitaplari
  • Tuğba Kaya
  • Aslıhan Özdemir
  • Sanem Eren
  • Kubilay Boz
  • Mert beyazsaç
  • Fatma Erengil

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.3
14-17 Yaş
%5
18-24 Yaş
%13.3
25-34 Yaş
%38.3
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%11.7
55-64 Yaş
%8.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%42.5
Erkek
%57.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%65.7 (71)
9
%12 (13)
8
%10.2 (11)
7
%6.5 (7)
6
%0
5
%0.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0