Bu Diyar Baştanbaşa 3

Peri Bacaları

Yaşar Kemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·216 syf.··
2024 59. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2024 23:04
Bu Diyar Baştan Başa serisinin 3.'sü.. Peri bacaları. Bu serinin tamamını okumak gerekiyor. Her satırı paylaşmalık. Arzuhalcilik mesleğinin hakkını veriyor Yaşar Kemal bu üç seride. 1950'ler Anadolusunun sıkıntılarını sorunlarını, cahillik ve yoksulluğunu dile getirmiş. Bunu anlatırken efsanelere yine yer verir. Nereye gitse bir Çukurova Hemitiye göndermesi, bizde şöyleydi var :) Israrla Peri Bacalarına da bir efsane arayışı var. Hatta şöyle söyler;"buranın yaşlılarını bulun bilse bilse onlar bilir bunu. 'Peri Bacalari' isminde var bir efsane,"der. Bence zaten öyle.d Anadolu... Neresinden baksan yoksulluk, açlık, sefalet, ölüm.. yine de her şeye rağmen insanımızın inadı, çabası ve savaşı. Köyden şehire göçün nedenlerini bir bir sıralamış. Hem duygusal, hem sosyal açıdan farkları ve ortaya çıkan sorunları güzel anlatmış. Bu serinin okunması gerektiğini düşünüyorum. Ben geç kaldım ama okudum geç de olsa. Umarım okursunuz..
Peri BacalarıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2018954 okunma
8/10
·216 syf.··
2025 111. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 20:59
Yaşar Kemal'in Cumhuriyet Gazetesi yazarıyken 1950'li yılların başında gezip dolaştığı yerleri anlattığı Bu Diyar Baştan Başa serisinin üçüncü cildi. Çok büyük beklentilere girmeden okumabilecek bir gezi kitabı. Bodrum anıları çok güzeldi.
Peri BacalarıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2018954 okunma
Puan vermedi·216 syf.·
2022 313. kitabı
Yaşar Kemal Türk edebıyatının olduğu kadar, dünyada edebiyatında bir yer edınmiş, haklı gurumuruzdur.. Çok severek keyıfle hayranlıkla okuduğum yazarların başında geliyor.. Yasar Kemal. övecek yada onu anlatacak degılım sizlere, bılıyırum çoğunuz bır sekilde tanıştınız, onun o kalemiyle, onu anlatmaya benim dilim dönmez. . Bu Diyar Baştanbaşa dörtlüsünün üçüncü kitabı Peri Bacaları bir İstanbul çocuğunun gözünden Anadolu köylerine uzanır, süngercilere varır, Van Gölü’ne, Çukurova’ya uğrar, doğaya misafir olur. Peri Bacaları Yaşar Kemal’in sözcüklerinde periler diyarına dönüşür. Romanlarında Anadolu insanının gerçek dünyasını destansı boyutlara taşıyan, yaşanmış ve yaşanan gerçeği mitlerin, efsanelerin evreninde çoğaltan Yaşar Kemal, sadece bir romancı ve halkbilimci değil, gazetelerimizde modern röportaj yazarlığının da kurucusudur. Onun, her biri yayımlandığı dönemde olay yaratan röportajlarında gerçek, hayat buldu ve okuyucu etkiledı.... İnsanlar gelir, bir zaman için şehre bir tat katarlar, şehrin güzelliği, tadıyla bir olurlar, sonra çeker giderler. Şehrin bir yanı bomboş kalır, boşalıverir. (S: 175) Sona doğru.. Keyıfli lezzetli bir okuma yolculuğu oldu Benım Ozamn Buyurun okuyun okutun
Edebiyat Söyleşileri
Peri BacalarıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2018954 okunma
Bir gurbet batsın, bir de... Bir de ölüm..
8/10
·216 syf.··
2023 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 08:37
Romanlarında Anadolu insanının gerçek dünyasını destansı boyutlara taşıyan, yaşanmış ve yaşanan gerçeği mitlerin, efsanelerin evreninde çoğaltan Yaşar Kemal, Bu Diyar Baştanbaşa dörtlüsünün üçüncü kitabı Peri Bacaları ile Anadolu köylerine, Çukurova, Kayseri, Van Gölü'ne misafir olur. Yaşar Kemal Anadolu'nun çeşitli şehirlerini gezerek, bu şehirlerde yaşadıklarını, Anadolu insanının ve doğasının gerçeğini, kendine has bir üslubuyla okuruna aktarıyor. Satırlara türküler, destanlar, efsaneler eşlik ediyor. Şahmeran'dan tutun Lokman Hekim'e kadar. Bu Diyar Baştanbaşa serisi insanda farklı bir tat bırakıyor. Gezdiği şehirleri Yaşar Kemal'in gözünden görmeyi seviyorum. Serinin son kitabına geldiğim için bir tutam burukluk da hissetmiyor değilim. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar. Bolca kitapla kalın..
Edebiyat Söyleşi Röportaj
Peri BacalarıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2018954 okunma
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2017 7. kitabı
11 Kasım 2014'te de fahri doktora verilmesi vesilesiyle düzenlenen ama katılamadığı Bilgi Üniversitesi’ndeki törene gönderdiği mesajında; “Bizim çağımızda romancıların başları beladadır….. Kitaplarımı okuyan katil olamasın, savaş düşmanı olsun. İnsanın insanı sömürmesine karşı çıksın” demişti. Evet, Yaşar Kemal iyi bir romancı, iyi bir öykücü, iyi bir folklorcu, iyi bir gazeteci, ama bunlardan daha ötesi iyi bir doğa ve halk sevdalısı bir insandı. Bir keresinde; “Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa, ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım.” demişti. Büyük usta Yaşar Kemalin Bu Diyar Baştanbaşa dörtlüsünün üçüncü kitabı Peri Bacaları… Röportajları ve gözlemlerinden derlediği bu kitabında gene 1950’li yıllarda ülkemizi gezme şansı buluyorsunuz. Her zaman ki gibi Yaşar Kemal’in Çukurova’sından yola çıkacak, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki dünyanın en büyük çiftliğine ulaşacak, Van Gölünde kahvaltı yapacak, Ege denizinde süngercilerin dünyasına dalacak, ee yola çıkmışken bir de İstanbul’a uğrayacaksınız. Gazetecilik Başarı Armağanı'nı kazandığı ve herkesin dikkatini çektiği yazısı 'Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün' adlı röportajını okuyunca eminim ki siz de benim gibi şaşıracaksınız. Her kitabında olduğu gibi yaptığı benzetmeler ve kullandığı imgeler, tanımladığı kokular, sesler, canlı renkler, bitkiler ve kuşlarla birleşerek şiirsel bir dünya oluşturuyor. Yer yer destansı bir havaya bürünen anlatımı Yaşar Kemal’ in en önemli özelliğidir. Gene Anadolu'nun efsane ve masallarında kendinizden geçeceksiniz..
Peri BacalarıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2018954 okunma
10/10
·228 syf.··
2018 111. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2018 02:59
Bilmem şu yazar tarafından yazılmış bir eser. Bir seriden oluşan kitapların bilmem kaçıncısı. Şu kadar sayfa… Türkiyeyi gezeceksiniz. Kuşlar, ceylanlar. Anadoluuu! ...... !! Kitap okumak her zaman güzeldir ama Pazar günü okumanın tadı ap ayrı benim için, Pazar tıpkı gece gibi güzel gelir bana. İnsanların uyuduğu saatlerde uyanık olup hayattan alabileceğiniz ne varsa çaldığınız zamanlardır. Açıkçası Pazar sabahına uyandığımda hiç de kitap okuyasım yoktu, erken uyanmama rağmen kitabı saat 2 gibi elime alıp ancak dışarı çıkabildim, hava güneşli olduğu zamanlar evde kitap okumak da neymiş! Kampüsün bahçesine doğru giderken ev arkadaşımın hatırlatmasıyla pazar alışverişine gittik. Allahın unuttuğu yerde marketler zinciri dışında bi pazarımız var onu da kaçırmak istemedim. Kitap elimde geziyorum ama okuyamadım. Tam eşyaları aldık yağmur bastırdı eve dönmek zorunda kaldık. Ama ben kafaya taktım kitabı dışarda okuyacam. Neyseki evin orda mezarlık var kırılmış ağaç dalı aldım kucağım aldığınca, eve gelindim yağmur rüzgarın etkisiyle çapraz yağar burda, balkona bir damla yağmur düşmüyor bazen, o günlerden biri işte. Nihayet balkonda ateş yaktım koltuğuma kuruldum. Buraya kadar anlattıklarım sıradan bir gün hayatınızda kitap yoksa ancak bu kadar. Ama elinizde Yaşar Kemal kitabı varsa... “Şoreş ver elini gezelim yine” dedi bavemino. Vefakar adam ya, önce büyüdüğü yerden, Çukurovadan başladık gezmeye, traktörler Adana insanını nasıl etkiledi Hüyükteki Nar Ağacı kitabında hikayeler ile anlatmıştı ama bu sefer bir gazetecinin kaleminden dinledim ondan. Sonra ver elini Urfa, ahh! Ateşin başında okuduğum için mi bu kadar keyif aldım yoksa o bahsettiği Ceylanpınar çiftliğini defalarca gezdiğim için mi iliklerime kadar yaşadım bilmiyorum. Biçerdöver sürmeyi o zamanlar nasıl
Peri BacalarıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2018954 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 85. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2023 00:12
"Peri Bacaları", Yaşar Kemal’in ‘’Bu Diyar Baştanbaşa" serisinin üçüncü kitabı. Bu kitabında Yaşar Kemal; Çukurova, Harran Ovası, Peri Bacaları, Van Gölüne götürüyor bizleri. Gurbetçilerin hikayelerine, dalgıçların, süngercilerin zorlu çalışma şartlarına yer veriyor ve yine birçok kesimle röportaj yapıyor. Okuyucuya yeni birçok bilgi sunuyor. Örneğin dalgıçlık ve süngercilik adına daha önce duymadığım birçok şeyi bu kitapla öğrendim. Tiyatro sanatçılarının yedek subay olarak öğretmen görevinde Anadolu'ya gönderilmelerine, onların orada yaşadığı zorluklara şahit oldum. Gerçekten Yaşar Kemal'in yazarlığı ne kadar övgü varsa hepsini hakediyor. Sizlere bir konuda bilgi verirken, o muhteşem okuma hazzını da okuyucuya vermeyi her seferinde başarıyor.
Peri BacalarıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2018954 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2025 18:59
Yaşar Kemal ile Diyar Diyar Yolculuk: Peribacaları Yaşar Kemal’le yol hikâyeleri hız kesmeden devam ediyor. Serinin üçüncü kitabı Peribacaları ile yine Anadolu’nun dört bir yanına konuk oluyoruz. İlk durağımız: Çukurova. Gazap Üzümleri ni anımsatan bir makineleşme süreci, tarımsal faaliyetlerdeki etkileriyle birlikte anlatılıyor. Yaşar Kemal, “Çukurova insanının macerasını anlatmak için büyük bir destancı olmak gerek,” diyor. Çünkü Çukurova’nın hikâyesi, öyle sıradan bir hikâye değil; sarı sıcaklarıyla insanın içine işleyen, büyük ve derin bir hikâye… Oradan Erciyes Dağı'na, ardından Ürgüp ve Göreme’ye geçiyoruz. Volkanik kayaların ve rüzgârın birlikte yarattığı eşsiz, mistik bir coğrafya… Her kaya bir peri masalını kulağımıza fısıldar gibi. Zamanın dışında, rüya gibi… Sonra Ege kıyıları: “Çocuk gibi gülen, deniz gibi konuşan, gözlerinin kenarlarına güneş kırışıklıkları dolmuş” insanların diyarı… Sünger avcılarıyla, derin denizlerden ekmek çıkarılan zor yaşamlar… “Kah vurgun yedik, kah ölüp bir daha dirildik” dedirten hikâyeler… Turna kuşlarıyla birlikte uçup Van Gölü’ne varıyoruz. Bu kuşların kutsal sayıldığı için hiç avlanmadığını ve bu yüzden sayılarının çok fazla olduğunu öğreniyoruz. Van Gölü’nün mavisi bildiğimiz ya da hayal ettiğimiz hiçbir maviye benzemiyor. Güneşin Süphan Dağı’ndan doğuşu ise adeta bir sihir… Dağlar, billurdanmış gibi heybetli ve sessiz bir selam veriyor insana. Ve son durak: İstanbul. Sigara dumanının yere çöktüğü sabahçı kahvelerinde insan manzaraları… “Taşı toprağı altın” diyerek gelinen bu şehirde köylülerin zor hayatları, iç göç, çarpık kentleşme ve gecekondu sorunlarının başlangıcı, bizzat kahramanlarının ağzından anlatılıyor. Bu kitap, serinin diğer iki kitabına göre sanki daha süzülerek, daha çekimser bir dille yazılmış. Özellikle son
Peri BacalarıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2018954 okunma
10/10
·216 syf.··
2022 12. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2022 00:56
Kitaplar güzeldir ama Yaşar Kemal yazmışsa çok daha güzeldir. Okuduğum her kitabında tarzına, anlatımına, betimlemelerine, samimiyetine yine yine yeniden hayran oluyorum. Bu kitabında da Çukurova'dan Kayseri'ye, Van'dan İstanbul'a, Bodrum'dan Antep'e seyahat devam ediyor. Ayrıca son bölüme (İstanbul çocuğunun gözüyle Anadolu köyleri) ayrı bir parantez açmak lazım. Yaptığı röportajları o kadar eşsiz bir tarzda yazıya dökmüş ki; kendisinin ifadesiyle söyleyeyim "parmağım ağzımda kaldı ".
Peri BacalarıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2018954 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2023 17:16
Yaşar Kemal bu kitabında yine gazeteci kimliği ile birçok şehri gezerek bu şehirlerde insanların çalışma hayatını olumlu ve olumsuz yönde etkileyen sebepleri gözlemliyor. Serinin üçüncü kitabı olan Peri Bacaları benim için her zamanki gibi geçer not aldı. Yazarın dilini her zaman çok sevdim her kitabını başarılı buluyorum. Merakla dördüncü kitabı okumayı bekliyorum. Yaşar Kemal seven bütün okuyucuların bu seriye de göz atmalarını tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar...
1000k
Peri BacalarıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2018954 okunma

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.