Peri Bacaları (Bu Diyar Baştanbaşa 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.315
Gösterim
Adı:
Peri Bacaları
Alt başlık:
Bu Diyar Baştanbaşa 3
Baskı tarihi:
Haziran 2003
Sayfa sayısı:
228
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807107
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Romanlarında Anadolu insanının gerçek dünyasını destansı boyutlara taşıyan, yaşanmış ve yaşanan gerçeği mitlerin, efsanelerin evreninde çoğaltan Yaşar Kemal, sadece bir romancı ve halkbilimci değil, gazetelerimizde modern röportaj yazarlığının da kurucusudur. Onun, her biri yayımlandığı dönemde olay yaratan röportajlarında gerçek, hayat buldu ve okuyucuyu sarstı.
Bu Diyar Baştanbaşa dörtlüsünün üçüncü kitabı Peri Bacaları bir İstanbul çocuğunun gözünden Anadolu köylerine uzanır, süngercilere varır, Van Gölü'ne, Çukurova'ya uğrar, doğaya misafir olur. Peri Bacaları Yaşar Kemal'in sözcüklerinde periler diyarına dönüşür.
(Arka Kapak)
Bilmem şu yazar tarafından yazılmış bir eser.
Bir seriden oluşan kitapların bilmem kaçıncısı.
Şu kadar sayfa…
Türkiyeyi gezeceksiniz.
Kuşlar, ceylanlar.
Anadoluuu!
...... !!
Kitap okumak her zaman güzeldir ama Pazar günü okumanın tadı ap ayrı benim için, Pazar tıpkı gece gibi güzel gelir bana. İnsanların uyuduğu saatlerde uyanık olup hayattan alabileceğiniz ne varsa çaldığınız zamanlardır.
Açıkçası Pazar sabahına uyandığımda hiç de kitap okuyasım yoktu, erken uyanmama rağmen kitabı saat 2 gibi elime alıp ancak dışarı çıkabildim, hava güneşli olduğu zamanlar evde kitap okumak da neymiş!
Kampüsün bahçesine doğru giderken ev arkadaşımın hatırlatmasıyla pazar alışverişine gittik. Allahın unuttuğu yerde marketler zinciri dışında bi pazarımız var onu da kaçırmak istemedim. Kitap elimde geziyorum ama okuyamadım. Tam eşyaları aldık yağmur bastırdı eve dönmek zorunda kaldık. Ama ben kafaya taktım kitabı dışarda okuyacam.
Neyseki evin orda mezarlık var kırılmış ağaç dalı aldım kucağım aldığınca, eve gelindim yağmur rüzgarın etkisiyle çapraz yağar burda, balkona bir damla yağmur düşmüyor bazen, o günlerden biri işte. Nihayet balkonda ateş yaktım koltuğuma kuruldum.
Buraya kadar anlattıklarım sıradan bir gün hayatınızda kitap yoksa ancak bu kadar.
Ama elinizde Yaşar Kemal kitabı varsa...
“Şoreş ver elini gezelim yine” dedi bavemino.
Vefakar adam ya, önce büyüdüğü yerden, Çukurovadan başladık gezmeye, traktörler Adana insanını nasıl etkiledi Hüyükteki Nar Ağacı kitabında hikayeler ile anlatmıştı ama bu sefer bir gazetecinin kaleminden dinledim ondan. Sonra ver elini Urfa, ahh! Ateşin başında okuduğum için mi bu kadar keyif aldım yoksa o bahsettiği Ceylanpınar çiftliğini defalarca gezdiğim için mi iliklerime kadar yaşadım bilmiyorum. Biçerdöver sürmeyi o zamanlar nasıl öğrendiğini, bir başak tanesinin ne kadar kutsal bir anlam taşıdığını öğrendiğimde mest oldum. Bizim doğuda kadınların yaptırdığı yeşil bir dövme var “deq” dikiş iğnesi ile elle vura vara işlenen avı dolu bir işlem gerektirir, okuyunca kalmayacak dedim, bizim nesil ne bilsin deq’i hangi kadın yaptırır artık.
Yaa işte böyle güzel güzel anlattı ben dinledim, sonra Van’a gittik, Peri bacalarına, İstanbul’a gittik, Bodruma gittik, gittiği her yeri önceden gezmiş olduğum için çok şanslı hissettim kendimi, ama neden sadece fotoğraf makinesiyle? Keşke yanıma bir de ses kayıt cihazı ya da kağıt kalem de alsaymışım.
Kitap öyle sarıyor işte inceleme yazmayacaktım ama saatlerce keyifle okuduğum kitap hakkında bir kaç satır yazamamak da haksızlık olurdu.
Seviyorum sizi. Kitap okuyan her insanı sevdiğim kadar işte.
Hoşçakalın.
11 Kasım 2014'te de fahri doktora verilmesi vesilesiyle düzenlenen ama katılamadığı Bilgi Üniversitesi’ndeki törene gönderdiği mesajında; “Bizim çağımızda romancıların başları beladadır….. Kitaplarımı okuyan katil olamasın, savaş düşmanı olsun. İnsanın insanı sömürmesine karşı çıksın” demişti.
Evet, Yaşar Kemal iyi bir romancı, iyi bir öykücü, iyi bir folklorcu, iyi bir gazeteci, ama bunlardan daha ötesi iyi bir doğa ve halk sevdalısı bir insandı. Bir keresinde; “Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa, ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım.” demişti.
Büyük usta Yaşar Kemalin Bu Diyar Baştanbaşa dörtlüsünün üçüncü kitabı Peri Bacaları… Röportajları ve gözlemlerinden derlediği bu kitabında gene 1950’li yıllarda ülkemizi gezme şansı buluyorsunuz. Her zaman ki gibi Yaşar Kemal’in Çukurova’sından yola çıkacak, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki dünyanın en büyük çiftliğine ulaşacak, Van Gölünde kahvaltı yapacak, Ege denizinde süngercilerin dünyasına dalacak, ee yola çıkmışken bir de İstanbul’a uğrayacaksınız.
Gazetecilik Başarı Armağanı'nı kazandığı ve herkesin dikkatini çektiği yazısı 'Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün' adlı röportajını okuyunca eminim ki siz de benim gibi şaşıracaksınız.
Her kitabında olduğu gibi yaptığı benzetmeler ve kullandığı imgeler, tanımladığı kokular, sesler, canlı renkler, bitkiler ve kuşlarla birleşerek şiirsel bir dünya oluşturuyor. Yer yer destansı bir havaya bürünen anlatımı Yaşar Kemal’ in en önemli özelliğidir. Gene Anadolu'nun efsane ve masallarında kendinizden geçeceksiniz..
Kapadokya yı Peri bacalarını bir gazeteci gözüyle röportaj yaparak anlatmış. Ülkenin ekonomisine katkı olan güvercinlerin ve gübrelerinin nasıl yok edildiği anlatılıyor.
Bu diyar baştanbaşa serisinin üçüncü kitabı. Yaşar Kemal bu kez yine Ülkenin dört bir tarafından dönemin insan manzaralarını en çıplak hali ile anlatmış. Yaşar Kemal’in destansı anlatımı ile röportaj yazıları hem bir roman tadında akıcı hem de ülkemizin gelişimi açısından eğitici bir kitap. Bu serinin herkes tarafından okunması en büyük arzum insana nereden nereye dedirtirken aynı zamanda keşke diyorsunuz keşke daha öngörülü adımlar atılıp bu kadar derinlemesine yapılan araştırmaların üzerine yoğunlaşılsaydı. Ozaman bir çok sorunun önüne geçilmiş olabilirdi. Ah Yaşar Kemal gibi aydınlara daha çok kulak verilebilseydi. Bir kılavuz gibi okunması gereken eser. Herkese iyi okumalar...
Yaşar kemalin gazeticilik yaptığı dönemlerde yurdun dört bir yanını karış karış gezip izlenimlerini o mükemmel diliyle yazdığı müthiş kitap serisinin 3. kitabı.. o kadar keyifli bir kitap ki 1950lerin Türkiyesini yaşıyorsunuz..Yaşar kemal aslında okullarda ders diye okutulup kitapları okutturulmalı..
"İşin kötüsü olmaz, diyor. İşin kötüsü çalışmamak, diyor."
Yaşar Kemal
Sayfa 146 - Yapı Kredi Yayınları, 9.baskı
İstanbul İstanbul diye özendim
Kuru mermerlerde yattım uzandım
Yedi yılda yarım akça kazandım.
Onu da elimden aldı İstanbul…
"Keyfimizden geliyoruz, öyle mi? Yedi yılda yedi ay kalmadım karımın yanında. İstanbulun taşı toprağı altın değil. Bizim yerin taşı toprağı çürük."
Yaşar Kemal
Sayfa 142 - Yapı Kredi Yayınları, 9.baskı
Çukurova insanının macerası büyük. Çukurovanın hikayesi uzun... Anlatmakla bitmez. Anlatmak için büyük destancı gerek.
Kadın hep umutlu, hep ışıltılı gülüyor. Derin, kara kara gözleri var. Işık gibi bahtiyar gülüyor.
"Bu böyle gidecek olursa, toprak böyle bakımsız kalırsa, ormanlar yanıp da bir tane yağmur düşmezse toprağa, Anadolu kaynaşacak, oradan oraya vuracak başını, orada aç kalıp buraya gelecek, buradan oraya... Sürekli bir göç... Eskiden beri gurbetçiydik ya bundan sonra besbeter olacağız."
Yaşar Kemal
Sayfa 172 - Yapı Kredi Yayınları, 9.baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Peri Bacaları
Alt başlık:
Bu Diyar Baştanbaşa 3
Baskı tarihi:
Haziran 2003
Sayfa sayısı:
228
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807107
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Romanlarında Anadolu insanının gerçek dünyasını destansı boyutlara taşıyan, yaşanmış ve yaşanan gerçeği mitlerin, efsanelerin evreninde çoğaltan Yaşar Kemal, sadece bir romancı ve halkbilimci değil, gazetelerimizde modern röportaj yazarlığının da kurucusudur. Onun, her biri yayımlandığı dönemde olay yaratan röportajlarında gerçek, hayat buldu ve okuyucuyu sarstı.
Bu Diyar Baştanbaşa dörtlüsünün üçüncü kitabı Peri Bacaları bir İstanbul çocuğunun gözünden Anadolu köylerine uzanır, süngercilere varır, Van Gölü'ne, Çukurova'ya uğrar, doğaya misafir olur. Peri Bacaları Yaşar Kemal'in sözcüklerinde periler diyarına dönüşür.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 75 okur

  • Şoreş Demircan
  • Bey Böyrek
  • Umut
  • Mehmet Yılmaz
  • Drkitapsever
  • Hande Başak Çakmak
  • Aram Adar
  • zafer
  • #Bibliyofil Muallime#
  • Tolga Temir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.1
14-17 Yaş
%3.1
18-24 Yaş
%23.4
25-34 Yaş
%34.4
35-44 Yaş
%20.3
45-54 Yaş
%9.4
55-64 Yaş
%4.7
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%32.5
Erkek
%67.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%73.5 (25)
9
%14.7 (5)
8
%5.9 (2)
7
%2.9 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%2.9 (1)
2
%0
1
%0