Peri Bacaları (Bu Diyar Baştanbaşa 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.031
Gösterim
Adı:
Peri Bacaları
Alt başlık:
Bu Diyar Baştanbaşa 1
Baskı tarihi:
1990
Sayfa sayısı:
241
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754330212
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Toros Yayınları
Baskılar:
Peri Bacaları
Bu Diyar Baştan Başa 3
Peri Bacaları
228 syf.
·1 günde·10/10
Bilmem şu yazar tarafından yazılmış bir eser.
Bir seriden oluşan kitapların bilmem kaçıncısı.
Şu kadar sayfa…
Türkiyeyi gezeceksiniz.
Kuşlar, ceylanlar.
Anadoluuu!
...... !!
Kitap okumak her zaman güzeldir ama Pazar günü okumanın tadı ap ayrı benim için, Pazar tıpkı gece gibi güzel gelir bana. İnsanların uyuduğu saatlerde uyanık olup hayattan alabileceğiniz ne varsa çaldığınız zamanlardır.
Açıkçası Pazar sabahına uyandığımda hiç de kitap okuyasım yoktu, erken uyanmama rağmen kitabı saat 2 gibi elime alıp ancak dışarı çıkabildim, hava güneşli olduğu zamanlar evde kitap okumak da neymiş!
Kampüsün bahçesine doğru giderken ev arkadaşımın hatırlatmasıyla pazar alışverişine gittik. Allahın unuttuğu yerde marketler zinciri dışında bi pazarımız var onu da kaçırmak istemedim. Kitap elimde geziyorum ama okuyamadım. Tam eşyaları aldık yağmur bastırdı eve dönmek zorunda kaldık. Ama ben kafaya taktım kitabı dışarda okuyacam.
Neyseki evin orda mezarlık var kırılmış ağaç dalı aldım kucağım aldığınca, eve gelindim yağmur rüzgarın etkisiyle çapraz yağar burda, balkona bir damla yağmur düşmüyor bazen, o günlerden biri işte. Nihayet balkonda ateş yaktım koltuğuma kuruldum.
Buraya kadar anlattıklarım sıradan bir gün hayatınızda kitap yoksa ancak bu kadar.
Ama elinizde Yaşar Kemal kitabı varsa...
“Şoreş ver elini gezelim yine” dedi bavemino.
Vefakar adam ya, önce büyüdüğü yerden, Çukurovadan başladık gezmeye, traktörler Adana insanını nasıl etkiledi Hüyükteki Nar Ağacı kitabında hikayeler ile anlatmıştı ama bu sefer bir gazetecinin kaleminden dinledim ondan. Sonra ver elini Urfa, ahh! Ateşin başında okuduğum için mi bu kadar keyif aldım yoksa o bahsettiği Ceylanpınar çiftliğini defalarca gezdiğim için mi iliklerime kadar yaşadım bilmiyorum. Biçerdöver sürmeyi o zamanlar nasıl öğrendiğini, bir başak tanesinin ne kadar kutsal bir anlam taşıdığını öğrendiğimde mest oldum. Bizim doğuda kadınların yaptırdığı yeşil bir dövme var “deq” dikiş iğnesi ile elle vura vara işlenen avı dolu bir işlem gerektirir, okuyunca kalmayacak dedim, bizim nesil ne bilsin deq’i hangi kadın yaptırır artık.
Yaa işte böyle güzel güzel anlattı ben dinledim, sonra Van’a gittik, Peri bacalarına, İstanbul’a gittik, Bodruma gittik, gittiği her yeri önceden gezmiş olduğum için çok şanslı hissettim kendimi, ama neden sadece fotoğraf makinesiyle? Keşke yanıma bir de ses kayıt cihazı ya da kağıt kalem de alsaymışım.
Kitap öyle sarıyor işte inceleme yazmayacaktım ama saatlerce keyifle okuduğum kitap hakkında bir kaç satır yazamamak da haksızlık olurdu.
Seviyorum sizi. Kitap okuyan her insanı sevdiğim kadar işte.
Hoşçakalın.
228 syf.
·Beğendi·10/10
11 Kasım 2014'te de fahri doktora verilmesi vesilesiyle düzenlenen ama katılamadığı Bilgi Üniversitesi’ndeki törene gönderdiği mesajında; “Bizim çağımızda romancıların başları beladadır….. Kitaplarımı okuyan katil olamasın, savaş düşmanı olsun. İnsanın insanı sömürmesine karşı çıksın” demişti.
Evet, Yaşar Kemal iyi bir romancı, iyi bir öykücü, iyi bir folklorcu, iyi bir gazeteci, ama bunlardan daha ötesi iyi bir doğa ve halk sevdalısı bir insandı. Bir keresinde; “Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa, ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım.” demişti.
Büyük usta Yaşar Kemalin Bu Diyar Baştanbaşa dörtlüsünün üçüncü kitabı Peri Bacaları… Röportajları ve gözlemlerinden derlediği bu kitabında gene 1950’li yıllarda ülkemizi gezme şansı buluyorsunuz. Her zaman ki gibi Yaşar Kemal’in Çukurova’sından yola çıkacak, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki dünyanın en büyük çiftliğine ulaşacak, Van Gölünde kahvaltı yapacak, Ege denizinde süngercilerin dünyasına dalacak, ee yola çıkmışken bir de İstanbul’a uğrayacaksınız.
Gazetecilik Başarı Armağanı'nı kazandığı ve herkesin dikkatini çektiği yazısı 'Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün' adlı röportajını okuyunca eminim ki siz de benim gibi şaşıracaksınız.
Her kitabında olduğu gibi yaptığı benzetmeler ve kullandığı imgeler, tanımladığı kokular, sesler, canlı renkler, bitkiler ve kuşlarla birleşerek şiirsel bir dünya oluşturuyor. Yer yer destansı bir havaya bürünen anlatımı Yaşar Kemal’ in en önemli özelliğidir. Gene Anadolu'nun efsane ve masallarında kendinizden geçeceksiniz..
228 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kapadokya yı Peri bacalarını bir gazeteci gözüyle röportaj yaparak anlatmış. Ülkenin ekonomisine katkı olan güvercinlerin ve gübrelerinin nasıl yok edildiği anlatılıyor.
228 syf.
·22 günde·Beğendi·10/10
Diyarbakır, Van, Erzurum, Ağrı Dağı, Adana ve daha da fazlası. Anadolu, Doğu, öldüren sıcak, donduran soğuk ve fakirlik fakirlik. Bu Diyar Baştanbaşa tam da adı gibi. Depremi, kaçakçılığı o havasız trenlerde yolculuğu ile ölümü kaç kere göze almış yazar Yaşar Kemal. Hayret edilesi, önünde saygıyla eğilesi.
Aklımda kalanlar:
----Aksu Gemisi; Karadeniz'den oluk oluk göç eden insanları taşıyan gemi. ---Otobüs yolculuğu sırasında doğan, adını "Yolcu" koyulan bebek.
---Ürgüp'te peri padişahının kızıyla evlenen çoban.
---Doğu'da mağara köyünde bir ihtiyarın Osmanlı'nın yıkılıp Cumhuriyet'in kurulduğundan bihaber olması. ---Urfa'da ki Ceylanpınar Çiftliği, gerçekten ceylanların yaşadığı gerçek anlamda bir vaha. ---Köy Enstitülerinin cehaletle verdiği savaş. ---Yaşar Kemal' in kaçakçıların arasına karışması.
Ve son olarak bu ülkenin insanın cahil bırakılması. Tesadüf değil, bile isteye bir planın sonucu olarak cahil bırakıldılar, o günlerde din tacirliği yapanlar bu işin bu kadar tutacağını kendileri bile hayal etmiyorlardı herhalde.Ülkem için ağlamaya devam.
Neyse efendim okuyun okutun, Türkiye'nin yakın tarihinin abidesidir...
228 syf.
·10/10
Bu Diyar Baştanbaşa serisinin en sevdiğim kitabı oldu. Benim için ilgi çekici kısmı Peri Bacaları'nın anlatıldığı kısım değil, İstanbul'un anlatıldığı kısımlardı. İstanbul'daki gecekondulaşmayı, gurbetçilerin yaşadıkları gözümün önünde belirdi sanki. Bir de tiyatro sanatçılarının Yedek Subay olarak ''öğretmen'' görevinde Anadolu'ya gitmeleri, orada yaşadıklarını kendi cümleleri ile anlatmaları efsaneydi. Bir öğretmen adayı olarak ben de Anadolu'ya gitsem, az çok bunların hissettiklerini hisseder miyim diye düşünmeden edemedim.

Tabii şimdikinin şartları ile o zamanın şartları mukayese edilemez ama biz şehir merkezliler olarak hala Anadolu'nun yüceliğinin ve güzelliğinin farkında değiliz.
228 syf.
Yaşar kemalin gazeticilik yaptığı dönemlerde yurdun dört bir yanını karış karış gezip izlenimlerini o mükemmel diliyle yazdığı müthiş kitap serisinin 3. kitabı.. o kadar keyifli bir kitap ki 1950lerin Türkiyesini yaşıyorsunuz..Yaşar kemal aslında okullarda ders diye okutulup kitapları okutturulmalı..
"İşin kötüsü olmaz, diyor. İşin kötüsü çalışmamak, diyor."
Yaşar Kemal
Sayfa 146 - Yapı Kredi Yayınları, 9.baskı
İstanbul İstanbul diye özendim
Kuru mermerlerde yattım uzandım
Yedi yılda yarım akça kazandım.
Onu da elimden aldı İstanbul…
"Keyfimizden geliyoruz, öyle mi? Yedi yılda yedi ay kalmadım karımın yanında. İstanbulun taşı toprağı altın değil. Bizim yerin taşı toprağı çürük."
Yaşar Kemal
Sayfa 142 - Yapı Kredi Yayınları, 9.baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Peri Bacaları
Alt başlık:
Bu Diyar Baştanbaşa 1
Baskı tarihi:
1990
Sayfa sayısı:
241
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754330212
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Toros Yayınları
Baskılar:
Peri Bacaları
Bu Diyar Baştan Başa 3
Peri Bacaları

Kitabı okuyanlar 124 okur

  • Şeyma

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0