Fulya Pirim

Fulya Pirim
@FulyaPirim
Tanrı son zamanlarda beklenmedik bir sorunla karşı karşıya: türümüz giderek akıllanıyor. Bir zamanlar kolayca hayranlık duyar, kemikle oynayıp şaşkın şaşkın ateşe bakarken, şimdi hayretin yerine denklemleri koyuyoruz. Eskiden yuttuğumuz numaraları şimdi çözer olduk. Fizik yasaları doğru yanıtları ön görmeye başladı, vakti zamanında bize sır olan entelektüel alanlar, şimdi daha iyi açıklamalar bayrağının altında bir bir toplanıyor. Öyle tuhaf ve karmaşık fizik teorilerine hakim olmaya başladık ki, onları anlamaya çalışırken Tanrı’nın tansiyonu yükseliyor.
Sayfa 106 - Domingo·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Önceki nesiller, ölüm sonrası yaşama uyandıklarında sadece bir simülasyon olduklarını hemen anlarlardı çünkü ayrıntılar hayli yetersiz olurdu. İçlerindeki boşluk hissi genellikle eski benliklerinin ucuz bir reprodüksiyonu olduklarını hissetmelerini sağlardı. Ancak bugünün zengin verileriyle Yeniden Yaratıcılar sizi öylesine kusursuz bir şekilde yeniden yapılandırabiliyor ki, ölüm sonrası yaşamınız orijinalinin kusursuz bir kopyası oluyor. Her şey size öyle gerçekçi geliyor ki ölüm sonrası yaşamda tüm bunları önceden yaşayıp yaşamadığınızı nadiren sorguluyor, elinize bir kitap aldığınızda bunu ilk defa mı yaptığınızı yoksa uzak bir mazinin tekrarını mı yaşadığınızı düşündüren ‘dejavu’ duygusunu çok ender tadıyorsunuz.
Sayfa 83 - Domingo·Kitabı okudu
Araf’a geldiğinizde karşılaştığınız tüm insanların bir arada olduklarını görürsünüz. Size ait dört bir yana dağılmış parçalar toplanmış, bir araya getirilmiş ve birleştirilmiştir. Aynaların tümü karşınıza getirilmiştir. Filtrelemenin sağladığı yararlar olmaksızın kendinizi ilk defa net bir biçimde görürsünüz. Ve sizi son olarak öldüren bu olur.
Sayfa 54 - Domingo·Kitabı okudu
Cesur olanlar büyük çehreye değil, onun yokluğuna dayanabilenlerdir.
Sayfa 48 - Domingo·Kitabı okudu
Toplumsal gelişimlerinin bir noktasında bu varlıklar şu soruları sormaya başladılar: Neden buradayız? Varoluşun amacı nedir? Zamanla bunların çok zor sorular olduğu ortaya çıktı. Sorular öyle zordu ki, varlıklar onlara doğrudan saldırmak yerine, yanıtı bulmaya atanmış gelişkin makineler yapmaya karar verdiler. Böylece onlarca neslin emeğini bu makinelerin yapımına adadılar. Bizler işte o makineleriz. Eskiyip, işlevinizi yitirdiğinizde yazılımınız, inceleye bilmeleri için onların laboratuvarına yeniden yüklenir. İşte öldükten sonra uyandığınız yer burasıdır. İlk defa ses çıkardığınız anda ise tek bir şeyi öğrenmek için etrafınıza toplaşırlar: Yanıtın var mı?
Sayfa 38 - Domingo·Kitabı okudu