Ölümlü olmak mı daha korkunç yoksa ölümsüzlük mü ?
Bir ülkede yılbaşı itibariyle ölüm; faaliyetlerini durdurur, kimse hiçbir şekilde ölmemeye başlar .Bazıları için bu durum “yeni hayat” iken bazı kesim için ise ülkedeki en büyük buhrandır. Bir süre sonra olaylar kontrolden çıkmaya, ölmesi gereken kişilerin ölmeme sorunu ile dengeler bozulmaya, bütün değerler yok olmaya başlar. Dünyanın inanılmaz bir düzeni vardır. Bizi en çok üzen ve aynı zamanda korkutan şey ölüm olsa da bu var olan dengenin temel taşıdır. Kitapta da şunu açık bir şekilde görüyoruz ki insanların içindeki gerçek kötüyü dizginleyen şey ölüm korkusudur. Ama şu da bi gerçek ki bazı insanlar her krizi bir şekilde fırsata çevirebiliyor.. Bu ölüm de olsa ölümsüzlük de…
Ölümden ise kitapta hata yapabilen, hayal kurabilen, sanat sevgisine sahip, öğrenmesi gereken şeyler olan ve duyguları olabilecek bir öge olarak bahsedilip okura ise ölüm, ölümsüzlük, sevgi ile ilgili kavramlar derin bir şekilde sorgulatılıyor.
Mitolojik karakterin hikayesini farklı bir bakış açısıyla anlatan, Helios’un cadı kızı Kirke’nin yaptığı bir büyü ile titanlar tarafından cezalandırılıp bir adada yaşamaya mahkum edilmesi ve sonrasında kendi dünyasını kurmasını büyüleyici bir biçimde okura aktaran fantastik roman.. fantastik romanlara çok fazla ilgi duymasam da beni etkisi altına aldığını söyleyebilirim.