Ülkemizde ve dünyamızda çok büyük bir sorun teşkil eden eroinin kitap konusu olması bana ilginç geldi diyebilirim.Ilk başlarda sıkılarak okumuştum.Fakat daha sonları bana cazip gelmeye başladı.Eylül gibi güçlü bir karakterin başarılı ve aynı zamanda zeki bir genç kız olması bana eroine başlayacağıni düşünduremedi.Çünkü diğer arkadaşlarının sahip olduğu sorunlara sahip değildi.Fakat yinede beynine ve duygularına söz geçiremedi.Arkadaşlarini kurtarmaya çalışırken onun pençesine kapıldı.Sonralari bıraksa da o onun için büyük bir değişim oldu eroin.Kitap da belirtildiği gibi gençlerin sorunları,aileleri ve tabiki yaşama koşullari onları hata yapmaya sürükleyebiliyor.Canan Tan'ın bu konuyu çok iyi anlattığını düşünüyorum.Ayni zamanda bir İzmirli olarak İzmir hakkında anlatılanlara ve tasvirlere bayıldım.Okurken o yerlerde geziyormuş gibi hissettim.Kalemini de beğendim.Elinizi,yüreğinize sağlık...
"Harese nedir ,bilir misin oğlum?Arapça eski bir kelimedir.Bildigin o hırs,haris,ihtiras,muhteris sözleri buradan türemiştir.Harese şudur evladım:Develere çöl gemileri derler bilirsin,bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden,aç susuz çölde yürür de yürür ;o kadar dayanıklıdır yani.Ama bunların çölde çok sevdikleribir bir diken vardir. Gördükleri yerde o dikeni koparır,çiğnemeye başlarlar.Keskin diken devenin ağzında yaralar açar,o yaradan kan almaya başlar Yüzlü kanım tadı dikeninkiyle karışınca bu devenin daha çok hoşuna gider.Kanadıkca yer bir türlü kendi kanına doymaz...Ortadogunun adeti budur,tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz.Kendi kanının tadından sarhoş olur.
"Başına sevda gelecek ;insanın başına dert gelir,tasa gelir,bela gelir,kaza gelir ama sevda?Ne müthiş bir anlatım.Sevda beklemediğin bir anda başına gelen bir hışım,bir kasırga,bir yıldırım.Her an başına gelebilir.Ölümcül bir kaza gibi."