Gençliğinde şair olmak istemiş. Önüne gelen dergiye şiir yollamış. Zerre kadar yeteneği olmadığı için bir teki bile yayımlanmamış. En nihayet dergilerden birinin başındaki kıymetli bir münevverden, "Issız adaya düşerken bile yanına kalem alma" tavsiyesiyle başlayan samimi bir mektup alınca, bu hayalinden vazgeçmekte karar kılmış.
İnsan sadece sigara, tiner yahut hap tiryakisi olmuyor ki. Mutsuzluk da bir iptila, yalnızlıktan geberecek gibi hissetmek ya da suçluluk da. Hayat bu, insanın başına her şey gelebilir. Hangimizin ruhunun neye yapışıp çürüyeceğini kim bilebilir?
Heyhat, zeka tek başına işe yaramıyor. Hatta zeka denen kibirli illet,çoğu kez işleri karıştırmaktan başka işe yaramıyor. Aklına güvenip gönlünden çelme yiyen herkes bunu bilir.