Dune , Frank Herbert tarafından kaleme alınıp 1965 yılında yayımlanan bir bilim-kurgu romanıdır.
Frank Herbert Dune'u yayımlatmadan önce yirmi kere red cevabı almış. Seriyi yayımlamayı kabul eden yayımcıysa çok büyük bir hata yaptığını düşünmüş. Buna rağmen Dune, “Hugo En İyi Roman Ödülü” ve “Nebula En İyi Roman Ödülü”ne layık görülmüş ve 20. yüzyılın en iyi bilim kurgu romanları arasına girmiştir.
Kitap, İthaki Yayınevi'nin Bilim-Kurgu Klasikleri serisinin ilk kitabını oluşturuyor. Kitabın ön sözü niyetinde yazılmış editörün notu da bir hayli açıklayıcı olmuş.
Dune adlı bilimkurgu serisi eşine az rastlanır türden bir başyapıt. bizlerin aşina olduğu Holywoodvari bilimkurgu yapımlarından ve hikayelerinden oldukça farklı. Herbert’in Dune evreninde çok gelişmiş yapay zekalar, bilgisayar teknolojileri gibi unsurları pek bulamazsınız. Ama daha fazlasını bulabilirsiniz. Bence bilimkurgu patlayan silahlar, uzay savaşları, robotlar ve benzeri şeylerden ibaret değil. Bilimkurgunun kendine özgü bir felsefesi var. Bunun yansımasının en özgü örneği ise Dune.
Kitap, Günümüzden 10.000 yıl sonrasında insanoğlunun gezegenler arası seyahat edebildiği bir gelecekte geçiyor. İnsanlık gezegenler arası yolculuk edebilmektedir ve pek çok gezegene yayılmıştır. Bir imparatorluk tarafından yönetilen insanlık hanedanlara ayrılmıştır ve her hanedanın merkezi olan bir gezegen vardır. Evrende sadece tek bir gezegende çıkan ve insanlara geleceği görme yeteneği veren bir baharat ve bu baharatın çıktığı gezegen Arrakis anlatılıyor. Arrakis gezegeni yani kelime anlamı olarak “kumul” anlamına gelen “Dune.”
Arrakis gezegeninin neredeyse tamamı çöllerle kaplıdır ve neredeyse hiç su yoktur. İnsanların yaşaması için oldukça elverişsiz bir yerdir. Peki nasıl oluyor da bu kadar önemli olabiliyor? Tüm