Kitabın %70'inden sonra çok keyif aldım.Kinyas'ın hikayesinden sonra kitap beni nedense alıp götürdü. Hakan Günday'ın garip hikayelerini okumak güzeldi.
Bu kitapta, Meclis Üyesi Golan Trevize, tarihçi Janov Pelorat ve Gaia’lı Bliss’in, yirmi bin yıl önce insanların robotlarla beraber yaşadığı efsanesiyle anılan Dünya’yı arama macerasına tanık oluyoruz.
Hikâyeye dair düşüncelerime gelecek olursam, bu eser benim için serinin şu zamana kadar okumuş olduğum kiraplar arasında en tatmin edici kitabıydı. Olayların kolektif bir şekilde ilerleyişi, hem heyecanı hem de beklentiyi sürekli canlı tutuyor. Gemi içerisindeki o çaresiz arayışlarda Trevize ve Pelorat’ın mantıklı çıkarımları, okuyucunun nabzını sürekli yüksek tutan bir etki yaratıyor. Her bölümden sonra kendi zihninizde kurgular yaparak hikâyenin sonraki adımlarını tahmin etmeye çalışıyorsunuz. Ayrıca, Vakıf serisinin ilk kitaplarındaki yoğun ama kısa süren olaylar silsilesinden sonra, tanıdık karakterlerle yeni bir maceraya atılmak da okuyucuyu ayrı bir şekilde memnun ediyor.
Hikâyenin pek çok yönü kitabı cazip kılsa da, bazı gereksiz unsurlar da barındırıyor. Örneğin, kitapta yer alan gereksiz cinsellik içeren bölümler benim için oldukça can sıkıcıydı. İlk başlardaki bu tarz bölümleri okuduktan sonra, bir daha bu tür sahnelerin karşımıza çıkmayacağını düşünerek devam ettiğimde, ilerleyen kısımlarda tekrar karşılaşmak motivasyonumu düşürdü. Bunun Asimov’un ilk üçlemeyi yazdıktan 30 yıl sonra seriye geri dönmesinden kaynaklandığını düşünüyorum.
Bununla birlikte, bazı olayların gelişim süreci biraz uzatılmış gibi görünse de, kitabın sonuna geldiğinizde bu durumun aslında yerinde olduğunu fark ediyorsunuz. Yine de okurken, sabırsızlanarak bir an önce sonuca varma isteği duyabilirsiniz.
Şimdi, hikâyedeki olayları daha ayrıntılı olarak incelemek istiyorum. Ancak şunu belirtmeliyim ki, bundan sonraki kısım Vakıf serisinin ilk dört kitabını ve Robot serisini okumayanlar
(Belki Spoiler Olabilir)
İnsan Soror gezegenine gitmek. Soror gezegeninde maymunlar zeki olmak, insanlar aklını kullanamamak. İnsan kurtarmak istmek neslini, maymunlar onları tutsak etmek. İnsan kafeste yaşamak. Maymunlar deney yapmak. Maymunlar bu insan anlamak diğerlerinden farklı. O farklı, o anlamak maymun dili, o anlamak bilim. Ona yardım etmek. Ama onu istememek lider maymun. İnsan konuşmak lider karşısında, anlatmak olaylar. Lider tamam demek.Yardım etmek bilim yapan maymunlar. En son insan gitmek dünyaya.Sevinmek ben görcek hep medeniyet, insan. Ama inmek dünyaya, hep görmek yine maymun.
Neuromancer kitabını öncü bir kitap olduğunu duyarak bir merakla aldım. Bir hevesle başladım. İlk okumaya başladığımda kitap beni olayın içine almayı başarmıştı. Daha sonra ise cümlelerin ardı ardına bağımsız ve anlamsız gelmesiyle, anlamayarak okuduğumu farkettim. Kitap bir çok şeye ilham olmuş olabilir buna saygım sonsuz ama kitabın anlatımı cidden çok karmaşık. Bilmiyorum belki daha sonra bir kere daha okurum.
Sen git bir türün katledilmemesi için uğraşlar ver, tutsak edilip dünyaya geri dön, döndüğün gün öğren ki eşin seni gittiğin gün bırakmış! Dünyalı İstilacılar Ayıp Marge !