Neuromancer

William Gibson
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 31 dk.
Sayfa Sayısı:
336
Basım Tarihi:
3 Mart 2023
İlk Yayın Tarihi:
Mayıs 2003
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Orijinal Adı:
Neuromancer
ISBN:
9786052651063
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

5/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
Uzun zamandır heyecanla beklediğim bir kitaptı Neuromancer, daha önce 3 kez farklı yayınevi tarafından basılmış ancak çevirileri ve özensiz baskıları nedeniyle çok tutulan bir kitap olmamış, ithaki'nin klasikler serisinde basacağını az çok tahmin ediyordum nitekim de öyle oldu ön siparişe çıktığı gibi aldım ama beklentimin yüksek olması nedeniyle hayal kırıklığına uğradım. Kitabın konusuna hiç değinmeden neden hayal kırıklığı yaşadığımdan behsedeceğim. Öncelikle Neuromancer Sprawl adlı üçlemenin ilk kitabı ve yazıldığı 1984 yılı için bilim kurguda çığır açmış bir eser, siberpunk türünün tam anlamıyla yaratıcısı ve kurduğu evrenle fazlasıyla özgün bir kitap ancak sorun kitabın işlediği konu, bilim kurgu edebiyatındaki yeri veya yenilikçi tutumu değil, sorun tamamen yazarın edebi dilinde. Öncelikle fazlasıyla ağır bir dile sahip kitap, diyalogların hangi karaktere ait olduğunu kestirmek çok zor, yeni bir evren kurulduğu için oluşturulan kavramlar ve isimler çok farklı ancak bunları açıklayıcı betimlemeler kullanılmadığı için çoğu havada kalıyor. Bence özellikle okuyucuyu en çok zorlayan kısım, bölümler ve konular arasındaki geçişin çok hızlı kafa karıştırıcı olması bir muhabbetin içindeki karakterleri okurken bir anda kendinizi başka bir olayın içinde buluyorsunuz ve tüm bunlar kitaba bağlanmanızı ve okumanızı oldukça zorlaştırıyor. Neuromancer yazılış tarihi göz önünde bulundurulunca, açtığı yol, yazarın hayal gücü, kendinden sonra koskoca bir külliyatı oluşturmasıyla kesinlikle saygıyı ve övgüyü hakediyor ancak yazarın tarzı ve dili "keşke bu mükemmel eser biraz daha iyi bir hikaye anlatıcısının elinden çıksaydı" dedirtiyor size. Özetle benim gibi türün hayranıysanız okumanızda fayda var, ancak zorlayıcı kitapları sevmiyorsanız ve bilimkurgu hayranı değilseniz sizde
NeuromancerWilliam Gibson · İthaki Yayınları · 2023489 okunma
7/10
·336 syf.··
2023 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2023 00:00
Bugünün kitabı William Gibson’ın filmlere ve birçok kitaba öncü olan eseri Neuromancer. Hugo, Nebula ve PKD Ödülleri’ni aynı anda alan tek eser olması nedeniyle de önemli bir başyapıt. Sevgili Can Kantarcı çevirisi ile okuduğumuz kitabın çevirisine şapka çıkarmak gerek. Terimleri, bahsedilen dünyanın hallerini ve siberuzaya dair birçok kelimeyi biz anlamakta zorlanırken Kantarcı’nın bir de bunu çevirmiş olması takdir edilesi. Henry Case, Chiba şehrinde yaşayan yetenekli bir bilgisayar korsanıdır. Ta ki işverenlerinden çalarken yakalanana kadar. Ceza olarak merkezi sinir sistemine mikotoksinle verilen hasar sonrası “matris” adı verilen sanal gerçeklik veri alanına erişemez olur. Artık işsizdir, kendini öldürmeye meyilli ve uyuşturucu bağımlısıdır. Umutsuzca tedavi ararken karşısına Jilet Kız Molly çıkar. Armitage adında eski bir asker ile bağlantısı vardır Molly’nin. Case’ten son bir iş isteyen Armitage, karşılığında ona merkezi sinir sisteminin aldığı hasarı düzelteceğini garanti eder. İşi kabul eden Case’in de Molly’nin de Armitage’in asıl planından haberi yoktur. Böylece hem seyahat etmeye hem de Armitage’in planına adım adım yaklaşmaya başlarlar. Aslında buraya kadarı sadece küçücük bir kısmı Neuromancer’ın. 1984’e ait olmasına rağmen ileri seviye bir gelecek kurgusuna sahip eser. Bugünün teknolojisini de düşününce, kendi zamanına göre çok özel bir konu ele alınmış. Ancak hem kendi zamanının hem de bizim zamanımızın ötesinde bir anlatımla bazı yerler anlaşılmaz bir hal almış. Özellikle mekanları hayal etmekte zorlanmış olsam da Aylin ile konuşarak ilerleyince biraz da olsa oturtabildik hafızamızda kurgudaki yerleri. Tıbbi implantlar, klonlama işlemleri, yapay zekanın hakimiyeti ele geçirme isteği, dev uzay istasyonları ve daha fazlasını bulduğumuz kitapta ilgimi
NeuromancerWilliam Gibson · İthaki Yayınları · 2023489 okunma
6/10
·336 syf.··
2023 38. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2023 14:30
Neuromancer; yazarın üslubu ,bilinmeyen bir evrene dair terminolojisi, kavramsal yapısı açısından okunması zor ve yorucu bir kitap olması yanında; Matrix, Eagle Eye, Total Recall gibi bir çok filmde kullanılan unsurların çıkış noktası olması nedeniyle şaşırtan kısımlar içeriyor. Özgün ve yaratıcı fikirlerin işlendiği bu hikaye; yazarın bunları aktarma tarzı ve kullandığı terminoloji sebebi ile yer yer zihinde görselleştirmeye izin vermeyen, genel tablo ortaya çıksa da, mekanların, görevlerin, olayların, zaman ve evrenin netleşmesinin önüne geçen bir yapı sergiliyor. Bireysel hafızalar dikkate alınarak oluşturulmuş sanal mekanlar, işlevsel özelliklerin artması için kişinin vücuduna eklenen modifikasyonlar, ölü bir insanın karakteristik özellikleri doğrultusunda inşa edilen sanal veri kodları, insanları ve dış çevreyi yansıtan hologramlar, düşüncelerini görüntülere dönüştürebilen insanlar, ortama adaptasyonu sağlayan ve hareket kabiliyetini arttıran kıyafetler, belli yetenekler ile donatılmış klonlar, kendi besinini ve ihtiyaçlarını karşılayabilen kapalı yerleşim yerleri, insanları yönlendirip kullanabilen yapay zekalar gibi unsurlar hikayede ön planda işleniyor. Case, zihnini sanal gerçeklik alemine yansıtabilen ve bu sayede önemli kurumların verilerine erişebilen bir siberuzay korsanıdır. Hesabına fazladan para geçirince; güçlü kişiler olan işverenleri tarafından yakalanır. Sinir sistemine zerk edilen bir takım kimyasallar ile hasar görür ve siberuzaya erişimi engellenir. Bu süreçte implantları sebebi ile Jilet Kız ismi verilen Molly ile tanışır. Molly, Case'e işvereni Armitage için bir dizi görev yapmayı kabul ederse sinir sistemi hasarının giderileceğini söyler. Böylece Japonya'dan, kapalı bir yaşam alanı olan Zion'a, oradan İstanbul'a ve son olarak Eğretışık
NeuromancerWilliam Gibson · İthaki Yayınları · 2023489 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2023 39. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2023 23:34
William Gibson’un Neuromancer’ı bir bilimkurgu okuru olarak uzun süredir merak ettiğim bir kitaptı. İlk olarak 6.45 baskısıyla dilimize kazandırılan kitabın çevirisi pek beğenilmediğinden yeni çeviriyi beklemiştim. İthaki kitabı duyurduğunda da oldukça heyecanlanmıştım. Hugo, Nebula ve PKD ödüllerini kazanan eser siberpunk alt türünün kurucusu kabul ediliyor. Yüksek teknoloji düşük yaşam şartları temeline oturtulan siberpunk alt türü, doğanın neredeyse yok olduğu, yoğun kalabalık şehirlerde sefil bir yaşam süren insanları içeren distopik bir ortamı betimler. Bu ortamda zayıflayan otoriteyle birlikte suç yaygınlaşmıştır. Neon ışıklı gökdelenler, hareketli reklam tabelaları, renkli plastik giysiler, doğal olmayan gıdalar, uyuşturucular, yapay organlar, cyborglar, androidler, yapay zeka, metaverse benzeri sanal dünyalar ve tekinsiz gettolar siberpunk kültürü betimleyen unsurlardır. Neuromancer, matris ismi verilen sanal dünya ve yapay zekayı temele alan okuması ve kavraması zor bir eser. Case isimli bir bilgisayar korsanı, patronunundan çalarken yakalanır. Türlü ilaçlar ve kimyasal maddelerle beyninde meydana getirilen bir hasarla matrise girişi engellenir. Bunun ardından sefil bir yaşam süren Case, eski haline döneceği vaadini veren bir iş teklifi geldiğinde zorlu bir maceraya atılıyor. Konu ve ortam çok yaratıcı ve ilgi çekici olsa da anlatımın çok dağınık oluşu, yazarın dünyayı okuyucuya anlatırken takındığı ketumluk, olayların aktarımındaki soyutluk beni çok zorladı. Açıkçası kitabın son 70 sayfası olmasa okuduğuma da pişman olacaktım. Matrix’e ilham olan kitap diye tanıtıldığı için birçok okurun radarına giren kitap, her okura önerebileceğim bir eser değil. Çeviriyi yapan Nihat Can Kantarcı’yı da tebrik etmek istiyorum. Bu kitabın çevirsini yapmaya karar vermek
Bilim Kurgu Distopya
NeuromancerWilliam Gibson · İthaki Yayınları · 2023489 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2023 43. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2023 01:00
Siberuzay” terimini icat ederek Cyber-punk türünü âdeta tek başına var etmiş spekülatif kurgunun önde gelen isimlerinden bir yazar ve eseriyle selamlıyorum sizi. #wachowskibrothers Matrix filmi için ilham olan bu kitap dünyanın en prestijli ödülleri olan “Hugo, Nebula ve Philip K. Dick ödüllerinin üçünü birden kazanan ilk ve tek” bilimkurgu kitabı. Üstelik yazar öylesi obsesyon sahibiymiş ki okurlar beğenmeyecek endişesi ile giriş bölümünü “on iki” defa yazmış. Eserini daktiloyla yazan yazarın bilgisayarlar hakkındaki fikri ise yok denecek kadar azmış. Ayrıca Neuromancer finale erdiğinde hikayeyi devam ettirmeyeceğine dair bir cümle eklemiş olmasına rağmen 1986 yılında “Kont Sıfır”, 1988 yılında yayımlanan “Mona Lisa Aşırı Yükleme” kitaplarıyla #sprawlüçlemesi ‘ni tamamlamış. Bunca muhteşemliği bağrında toparlayan fütüristik distopyaya haliyle ben de büyük bir merak ve heyecan ile başladım. Türün müdavimleri eseri belki çok daha iyi kavramışlardır. Ancak benim gibi bilimkurgu okumayı seven ancak türün ağır takipçisi olmayan (istisnalar kaideyi bozmaz) çoğu kişi için kişi, yer, mekân, evren anlamlandırmanın zorlu olacağının altını çizmek isterim. Bahsi geçen evren hakkında hiçbir fikrimiz yokken karakter üzerinden “hayaller-hayatlar” dilemması gibi “siberuzay -gerçeklik” evrenine gözlerimi açmak ve konuyu kavramak benim için yorucuydu. Eserin içinde geçen ve okurun anlamlandırmakta zorluk çekebileceği terminoloji için ise çeviri notlarının yoksunluğunu da eklemem gerekiyor. Yabancı dil yatkınlığı olmayan ve mühendislik terminolojisine aşina olmayan okur için arama motoru destekli bir okuma olacağını ifade etmeliyim. Kimi karakterlerin birden çok adının olması ve bunu okurun sayfalar arasında keşfi de başka bir handikap. Az önce de telaffuz ettiğim gibi elbette
NeuromancerWilliam Gibson · İthaki Yayınları · 2023489 okunma
Karşılıklı Mutabakata Dayalı Bir Halüsinasyon: Neuromancer
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2023 43. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2023 10:13
“Limanın tepesindeki gökyüzü, ölü bir kanala çevrilmiş televizyon rengindeydi.” Neuromancer. William Gibson’ın 1984’te yazarak bilimkurguda devrim yaptığı ve Hugo, Nebula ve Philip K. Dick ödüllerini aynı anda kazanan ilk kitap. Bize matrix’i veren, insanlığa ‘’siberuzay’’ kelimesini kazandıran şaheser. Sprawl üçlemesinin ilk kitabı. Cyberpunk hareketinin fitilini ateşleyen zamansız bir klasik. Etkisiyle birlikte dijital geleceğe dair değişen tahayyüller. Neuromancer. İnsanlığa bir uyarı. Matrix. Karşılıklı mutabakata dayalı bir halüsinasyon... Yetenekli bir hacker olan Case, işverenini soyarken yakalandığı için psikedelik bir ilaçla matrixle olan bağlantısını yitirir ve etten bedenine hapsolur. Jiletkız Molly’nin onu Armitage adlı gizemli bir iş adamı için kaçırmasıyla her şey değişir. Case’e matrixe tekrar bağlanabilmeyi vadeden Armitage, ondan imkânsız bir görevi yerine getirmesini ister... Ve soluksuz bir macera bu şekilde başlar. Peki cyberpunk nedir? Cyberpunk, bilimkurgunun onlarca alt-türünden sadece biridir. Kısaca ‘’high tech–low life’’, yani ‘’yüksek teknoloji–düşük yaşam kalitesi’’ diye özetleyebiliriz. Bu türde, genellikle teknolojik ilerlemelerin yanı sıra sosyal, politik ve ekonomik çöküşün olduğu bir dünya tasvir edilir. Yüksek binalar, neon ışıklarıyla aydınlatılmış sokaklar ve dev reklam panoları şehrin görüntüsünü domine eder. Doğanın katledildiği şehirler, ileri teknolojiye mahkum olmuş toplumlar, yok hükmündeki hükümetlerin yerini almış mega şirketler, çeteler, uyuşturucular, suçlular, androidler, sibernetik ve biyonik implantlı insanlar genellikle öne çıkan unsurlardır. Sanal gerçeklik ve yapay zeka gibi teknolojiler günlük yaşamın bir parçası haline geldiğinden gerçek ile sanal arasındaki çizgi çok incedir ve bazen de birbirine karışır. Hayat,
Bilim-Kurgu
NeuromancerWilliam Gibson · İthaki Yayınları · 2023489 okunma
Konusu ilgimi çekse de kitabın okuması biraz zor açıkçası. Bu aralar kafam çok dolu belki de ondandır ama bir şekilde ben kitabın içerisine bir türlü giremedim, bir şeyler eksik gibi ve yarım bırakmak zorunda kaldım. İleri bir zamanda tekrar şans vermeyi düşünüyorum ama şimdilik bir kenarda dursun. Herkese keyifli günler ve okumalar dilerim.
Edebiyat
NeuromancerWilliam Gibson · İthaki Yayınları · 2023489 okunma
Puanım 2/5 (%36/100) 100 sayfa falan okuyup bırakmaya karar verdim çünkü assssla akmıyordu. Yani baştan beri gerçekten okuması çok zor ve sıkıcıydı. Garip terminolojisi (açıklanmayan türden), ordan oraya sıçraması, bölük pörçük anlatım vs. derken gerçekten aşırı zor bir kitap yazmış Gibson. Ucundan 2 puan verme sebebim de gerçekten çok değerli ödüller alması ve özellikle cyberpunk türüne öncü olmasına olan saygımdandır. Instagramda sorduğumda en az 10 kişi yarım bıraktığını bi o kadar kişinin de işkence çekerek bitirdiğini öğrendim. Zaten şu aralar kitap okumak için kendimi zorluyorum (alışkanlığımı geri kazanmaya çalışıyorum, yoğunum ve HAVA SICAK) ve hiiiç kendimi kasmayacağım. Kitabın üçte birini okuduğum için kendimi tebrik edip bırakıyorum bu yorumu.
NeuromancerWilliam Gibson · İthaki Yayınları · 2023489 okunma
1000k’ya bi haller olunca daha fazla yazamadım.
4/10
·336 syf.·
2023 76. kitabı
İlk önce kötü bir şey yazmayayım diye başladım…olmadı. Hiç yazmayayım diye düşündüm…içim rahat etmedi. Sanki hiç okumamışım gibi yağıp devam edeyim diye geçti içimden…rahat edemedim. İçimden geldiği gibi geçsin gitsin istedim…bu oldu. Yazar, kitabın girişini, kendi tarzını belli edecek diye öyle bir kas kas kas kastırmış ki, hangi tasviri tutsan elinde kalıyor. Hani bakıp, bakıp, bakıp, sonunda muhakkak bir şeye benzetmek durumunda kaldığın aşşırı modern sanata atfedilecek ‘resim’ gibi. Gri kokan yanmış bebek teni rengi gökyüzüler mi…Çan sesinde akşamlar mı…Ölü bir kanala çevrilmiş televizyon rengi mi…yahu tamam, en hayalperest sensin. Senin tasvirlerin kimseye benzemiyor tamam. Tamam en akıllısısın. Sensin yani.Sensin
NeuromancerWilliam Gibson · İthaki Yayınları · 2023489 okunma
Beklediğime değdi
9/10
·
Beğendi
Önceden kötü çevirisini okumuştum ve beğenmemiştim. İncelemelere bakıyorum da yapılan işleri kötülemeyi övmekten daha çok seviyoruz, iyice sevgisiz, memnuniyetsiz bir toplum olduk çıktık. Bir sürü ödül almış bir eseri ve yazarı yerden yere vurmak niye? Tamam, evet, yazarın üslubu çok ağır ve karışık fakat bir defada okunarak anlaşılacak bir kitap değil ki. Yazılıma, bilgisayar ağlarına teknik olarak aşina değilseniz pek bir şey anlamazsanız, orası doğru. Ama karşımızda siberpunk distopyanın babası var. Matrix'e ve daha birçok filme ilham olmuş hikaye. Ben bu çeviriyi çok beğendim, Çevirmen Can Kantarcı'ya teşekkürler. Puanımsa 9
İnceleme
NeuromancerWilliam Gibson · İthaki Yayınları · 2023489 okunma

Yazar Hakkında

William GibsonYazar · 11 kitap
William Ford Gibson (d. 17 Mart 1948), yazdığı bilim kurgu romanları ile tanınan Amerikalı roman yazarı. Siberpunk akımının babası olarak bilinen Gibson'ın ilk romanı Neuromancer, yayınlandığı 1984 yılından bu yana, tüm dünyada 6.5 milyonun üzerinde satmıştır. Hayatı Gibson Güney Carolina'nın Conway şehrinde dünyaya geldi. 1968^de Vietnam Savaşı'na katılmayı reddederek bir süreliğine Kanada'ya yerleşti. 1972 yılından bu yana, bilim kurgu kitaplarını yazmaya başladığı Vancouver şehrinde yaşamaktadır. İlk çalışmaları sibernetik ve siberuzay teknolojilerinin gelecekte insan ırkı üzerindeki muhtemel etkilerini konu almıştır. 80'li yıllarda kaleme aldığı kurguları daha çok soğuk ve kasvetli bir etki bırakmaktadır. İlk romanı Neuromancer üç büyük bilim kurgu ödülüne layık görülmüştür. (Nebula, Hugo ve Phillip K. Dick) Daha sonra yayınladığı iki romanı Count Zero ve Mona Lisa Overdrive, Neuromancer ile birlikte Sprawl Üçlemesi'ni tamamlamıştır. Gibson'ın ikinci üçlemesi olan Bridge, ilkiyle benzer konularda olmakla beraber, bu sefer daha gerçekçi bir zemine oturuyordu. San Francisco'nun yakın geleceğini anlatan hikâye Virtual Light, Idoru ve All Tomorrow's Parties romanlarından oluşmaktadır. Yıllar geçtikçe Gibson kendisini meşhur eden kötümser kurgularından gittikçe uzaklaşmış, romanlarını olaydan olaya atlayan bir şekilde yazmak yerine,realist bir tutum benimseyerek, süreklilik gösteren ve daha hikâyesel bir tarzda yazmıştır. Bununla birlikte romanlarında, değişen teknolojinin, özellikle olumsuz sosyal etkilerini vurgulamaya devam etmiştir.