Sevemediğim, çok bağ kuramadığım ve üzerine bir şeyler yazmaya üşendiğim kitaplar da oluyor okuduğum kitaplar arasında. Bazılarını hiç sevmesem de belki okuyanı çekecek bir tarafı olabilir hissini aldığım için kötü yorum yapmaktan imtina ettiklerim de oluyor. Fakat bazen arada karşıma bu tarz kitaplar çıkıyor ve kitabı okurken de, bitirdiğimde de tek düşündüğüm "Bu zaman aralığında çok güzel bir kitap okuyabilirdim." oluyor. Bu düşünce beni yeni yazarlar ve yeni diller keşfetmekten uzaklaştırıp tanıdığım, okumayı sevdiğim yazarlara ve türlere yönlendiriyor ki bir süre bu konfor alanında kalıyorum. Yani açıkçası hem okuduğum süre zarfını hem de bittikten sonra uzun bir süreyi etkileyen kitaplar oldukları için, bu kitapları kesinlikle okumayın demekten çekinmiyorum.
Kitabı indirimde, arka kapak yazısını merak ederek almıştım. Güzel bir klasik kitabın üstüne, hızlıca bitebilecek bir gizem-gerilim romanı olduğunu düşünmüştüm fakat hayır, ne bir gizem öğesi var, ne de gerilim romanı diyebilirim.
Kitabın başrolünde, 16 yaşında, arkadaşlarıyla eğlenmek için dışarı çıktığında kaçırılmış bir kız çocuğu var. Ve tabii ki ergenlik öfkesini asla kontrol edemeyen ve kendini yetişkinlerden daha yetişkin gören sevgilisi. Öfkem aslında karakterlerden ziyade yazara. Her Wattpad kitabı kötüdür diye bir genelleme yapmıyorum fakat lütfen, 15 yaşında bir insanın gizem-gerilim yazılarını romana çevirmeden önce, lütfen, biraz düşünün. Bu yaşlarda yazı yazıyor olmak mükemmel bir şey. Hızınızı, dilinizi, edebi altyapınızı kuvvetlendirir fakat bunun için gerçekten ama gerçekten çabalamak, kötü eleştiriler almak ve bunları düzeltmek için çabalamak gerekiyor.
Wattpad yazarlarının ortak noktası olan bir şey varsa, o da kullandıkları dil. Kelime seçimleri ve her olayı anlatış biçimleri o kadar