Belki hayat yolunda bir an karşılaşmış, bu karşılaşmada doğru hareket edip etmediklerine şöyle bir bakmış, sonrada ayrı yollarda gitmeye karar vermişlerdi.
Çünkü İnsan kalbinde başlangıç ile son, hayat ile ölüm arasındaki çelişkiyi uzlaştıran, yalnız ve yalnız bilinmeyen, görünmeyen Tanrı idi. Dualar İşte bunun için okunuyordu. Başka türlü tanrıya sesini duyuramazsın, niçin yaratıp niçin öldürdüğünü soramazsın ki! Dünya kuruldu kurulalı insanlar böyle yaşıyor, pek razı olmasada böyle katlanıyor kaderine. Duaların var oldukları günden beri hiç değişmemesinin sebebi de, teselli bulup yatışmaları, boşu boşuna sızlanmamaları içindir. Dualar yüzyılların okşayıp parlattığı altın külçeleri gibi dirilerin, ölülerin başında söyledikleri en özlü, en süzme ve son sözlerdir.
Dünyadaki evliliklerin küçük bir kısmı zorla yaptırılan evliliklerdi. Geri kalan çok büyük bir kısmı ise birbirini sevdiklerini sanan insanların yaptıklarıydı. Daha doğrusu seveceği insanı bulamadığında, korkudan, bulduğu insanı sevmeye çalışanlar. Hoşlanma hissini aşk sananlar.