Çünkü yalnızlık, anılarını ayıklamış, yaşamın yüreğinde biriktirdiği özlem dolu sürprüntüleri yakmış, geriye en acı anıları bırakarak onları artırmış, büyütmüş, sonsuzlaştırmıştı.
Hükümetten yardım görmüyorlar diye kimsenin sıkıldığı yoktu. Tam tersine, hükümet şimdiye kadar huzurlarını bozmadığı için herkes halinden hoşnuttu ve böyle de sürüp gitmesini istiyorlardı, bu kasabayı önüne gelen zıpçıktı emir versin diye kurmamışlardı.
Onca kişinin içinde mutluluktan uçan, çiçeği burnunda iki sevgiliydiler ve aşkın, gizlice buluştukları gecelerdeki o coşkulu, ama bir anlık mutluluktan çok daha derin ve huzur verici bir duygu olduğuna inanacaklardı nerdeyse