Kısa ama etkileyici bir kitap demek isterdim malesef diyemiyorum.
Işinden kovulan bir film montajcisı kitap yazmaya karar verir. Sokaklarda gezintiye çıkarak kendi ruhunun eksikliklerini dolduracak hikâyeler arar.
Yol boyunca ona şarkilar ve eski filmler eşlik etmektedir. Aynı zamanda yazdığı hikâyeleri eşine göstererek ondan fikir alan yazar, eşinin onu terk etmesi üzerine ayrilik acisi yaşamaya başlar. Burada hayal ile gerçek birbirine karışıyor.
Açıkçası kitabı okumanızı çok tavsiye etmem. Yani hu kitabı okusanız size hiçbir şey katmaz ayrıca çok karışık ve sıkıcı.
8 TL ye daha güzel kitaplar var yazık etmeyin paranıza ve zamanınıza.
Onu pencerenin o şirsel çerçevesi içinde böyle görünce, düşündüğüm kadin olduğuna inanmak istedim, çünkü hayatın en sonunda kötü bir romana bu kadar benzeyebileceğini
kabul etmek gelmiyordu içimden.
Kirmizı Pazartesi, herkesin ölümün kokusunu aldiğı, hissettiği ama kimsenin engellemediği bir cinayettir.
Marquez, zamani aşan metinlerinden birinde daha tüm coğrafyalarda yaşanan
sıkintıları ve işlenen suçların aslinda ortak olduğunu göstermiştir.
Kitapta olayin başlangiç ve bitiş noktasında iki saatlik bir zaman geçmektedir.
Kirmizi Pazartesi, çok daha uzun, bitmesi hiç istenmeyen bir anlatiya sahiptir.
Kirmizı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği ama kimsenin engel olmak için bir şey yapmadiği bir cinayet öyküsüdür. Namusun son derece önemli olduğu bir kasabada dönen
ahlaksızlikların ve işlenen töre cinayetinin Santiago Nasar üzerinden anlatildiğı hikâyedir.