Bilmem kaçıncı okuyuşum. Her okuyuşumda aynı cümlelerin farklı anlamlar içerdiğini, cümlelerdeki derin anlamların sadece milli şuur içermeyen, hayatın her alanına dair gerçek olaylara ebedi ve sanatsal bir dilde değinen nadide bir eser. Vaktiyle bir ATSIZ varmış, varolsun.
"...evet, ilmektir boynumdaki ama ben kimsenin kölesi değilim tarantula yazdılar diye göğsümdeki yaftaya tarantulaymış benim adım diyecek değilim tam düşecekken tutunduğum tuğlayı kendime rabb bellemiyeceğim."
Her satırı her dizesi tabiri caizse ''altın'' niteliğinde olan okurken acaba burada ne demiş diyip bir dize okuyup 5 dakika o dize hakkında düşünmeyi sağlayan insanın özüne dönmesini dünyadaki gayesini varoluşunu sorgulatan bir başyapıt...
Bir kitabın dili ne kadar yalın olabilirse o kadar yalın ne kadar akıcı olabilirse o kadar akıcı. Kitabı elinizden bıraksanız gelmiyor. O kadar sürükleyici ki insan yemek yemeyi unutuyor :)