Erkeklerin büyük bir çoğunluğu eşleri ve sevdikleri tertemiz bir geçmişe sahip olsun ve o kadınların hayatlarındaki ilk erkek olmak isterken kendi geçmişlerinde kalan kadınları skor olarak görür.
Yaşlar her ne kadar tutmaya çalışsam da akıyor gözlerimden. Hiç bakamıyorum artık yüzüne. Konuşmak istemiyorum. Duyacaklarımdan korkuyorum.
Çay diyorum, çay içelim ve sonra anlamsızca gülüyorum. Her şeyin anlamsızlığına gülüyorum. İşte ben bugün tükeniyorum.
Arsızca bir şeyler olsun istiyorum, kendine bunu yapma diyor. Bize yapma demiyor, kendine yapma diyor. Üzülenin bir tek ben olduğumun o da farkında. Üzülüyorum, çok üzülüyorum.
Jung’a göre yaşamın ilk yarısı, öncelikli hedefin dünyada kendine bir yer edinmek, geçimini sağlamak ve bir aile kurmaya çalışmak olduğu doğal evre olarak nitelendirilebilirdi. İkinci evre ise önceki değerlerin gözden geçirildiği kültürel evreydi. İkinci evrenin hedefi, önceki değerleri muhafaza ederken karşıt değerlerin de var olduğunu kabul etmekti. Bu da bireylerin, kişiliklerinin az gelişmiş ve ihmal edilmiş yönlerini geliştirmeleri gerektiği anlamına geliyordu.