Erkeklerin büyük bir çoğunluğu eşleri ve sevdikleri tertemiz bir geçmişe sahip olsun ve o kadınların hayatlarındaki ilk erkek olmak isterken kendi geçmişlerinde kalan kadınları skor olarak görür.
Jung’a göre yaşamın ilk yarısı, öncelikli hedefin dünyada kendine bir yer edinmek, geçimini sağlamak ve bir aile kurmaya çalışmak olduğu doğal evre olarak nitelendirilebilirdi. İkinci evre ise önceki değerlerin gözden geçirildiği kültürel evreydi. İkinci evrenin hedefi, önceki değerleri muhafaza ederken karşıt değerlerin de var olduğunu kabul etmekti. Bu da bireylerin, kişiliklerinin az gelişmiş ve ihmal edilmiş yönlerini geliştirmeleri gerektiği anlamına geliyordu.
İnsanın ben-işlevinde zorunlu olarak ayağını sağlam basması gerekiyor; yani, yaşama karşı ödevini bütünüyle yerine getirmelidir ki toplumun her açıdan yaşamsal canlı bir üyesi olabilsin.