…bir erkeğin cinsel tatmin için belirli, kendisine bireysel yönden hitap eden yapısal özellikleriyle bir kadını özenle seçmesindeki ve amacına ulaşmak için kimi zaman akıl almayacak bir budalalık yaparak mutluluğunu bile gözden çıkartıp bu kadınla evlenmesi…
İkincisi ise, öteki bireyde özellikle kendisinin yoksun bulunduğu mükemmelliği ve kusursuzluğu arayacak, hatta kendisinin karşıtı olan kusurları ve ye tersizlikleri onda güzel bulacaktır. Örneğin bu yüzden kısa boylu, ufak tefek erkekler uzun boylu, iri kadınlar ararlar; sarışınlar es meleri severler, vb...
Gerçi insanın, yeni doğan bebeğin anne göğsünü bulup ona yapışmasının dışında bir iç güdüsü bulunmadığı düşünülür. Oysa gerçekte, çok belirli, belirgin, hatta karmaşık bir içgüdümüz vardır; anlayacağınız, öteki bireyi cinselliğin tatmini için öylesine hassas, ciddi, inat ve ısrarla seçip ayıklayışımızda kendini belli eden şeydir bu. Kendinde ele alındığın da, yani bireyin acil, bastıran ihtiyacına da yanan tensel bir haz olarak görüldüğü ölçüde bu tatmin ile öteki bireyin güzelliği ya da çir kinliği arasında hiçbir alaka, nedensel bir bağ bulunmamaktadır.
...Bunun tersi durumda, inançların, düşüncelerin, karakter ve ruhsal-zihinsel eğilimlerin ahenksizliği ve bunlardan türeyen isteksizlik, tiksinti, hatta düşmanlık durumunda, cinsel sevgi yine de ortaya çıkıp kalıcı olabilir; ama
işte orada başka her şeyi görmeyi engelleyecek şekilde gözleri kamaştırır: Onları yanıltıp evlenmeye sürükler; bu durumda çok mutsuz bir evlilik olur bu