Süveydâ

Süveydâ
@Fuzulii_
Kuşkusuz en etkili ve evrensel silah kelimedir. Okumadığın gün karanlıktasın... Nuri Pakdil
Aile danışmanı
Sosyoloji
Kırşehir
2 Ekim 1994
21 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Torpil
"Adam kayırmak hakkaniyet değerini ortadan kaldırır. Hakkaniyet değerini yaşatamayan bir devlet eninde sonunda çöker. O nedenle bir devletin mış gibi kurumlardan, veba salgınından korunduğu gibi korunması gerekir..."
Sayfa 150·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Yargı rejimi koruyamaz: Siyasal etkiye açık bir yargı, tarafsızlığını, saygınlığını, güvenilirliğini hatta özgüvenini yitirir. Demokratik laik rejimi, temel hak ve özgürlükleri ve diğer özgörevlerini koruma gücü ve kapasitesini kaybeder."
Sayfa 150·Kitabı okudu
"Doğan Bey, beğenilmek, adam yerine konmak istemek, Doğu insanına ait bir özellik mi?" "Hayır, bunlar evrensel insan gereksinmeleri." "O zaman niye kendi insanımızı ve toplumumuzu yeriyoruz? " "Çünkü gelişimini sağlıklı yapan çağdaş insan aile ortamında okul ortamında, günlük yaşam içinde bu gereksinmelerini doğ olarak karşılar. Artık kendisinin başkalarının gözünde değil, kendi gözünde bir değeri olması gerektiğini bilir." "Yani kişinin gerçek değeri, kendi gözündeki değeridir." "Tabii. İnsan aynada gözlerinin içine baktığı zaman, o gözle aldatmak mümkün değil. Herkes, hakkında ne derse desin, aynada sana bakan gözler senin gerçek değerini bilir."
Sayfa 142·Kitabı okudu
Ekonomideki yangın, hastanın yükselen ateşidir belki ama hastalığın kökü başka yerdedir. Türkiye bir türlü dünyalı olamıyor. Olmamakta direniyor. Neredeyse dünyaya meydan okuyor. Ne İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ni kabul ediyor, ne Kopenhag Kriterleri'ni. Ankara; adalet, hukukun üstünlüğü, şeffaflık, kültürel haklar, birey onuru gibi evrensel değerlere karşı amansız bir mücadele veriyor. Herkesi sindirmek ve korkutmak prensibine dayalı bir düzen bu. Medyanın yazmadığı şey yok olur sanıyorlar. İnsanoğlunun vicdanına ve etik kurallara karşı çıkıyorlar. Yolsuzlukla, soygunla, işkenceyle, insan hakları ihlalleriyle dolu uzun yılların sonunda da koskoca ülke işte bu noktaya ge- liyor. Duvara çarpıyor... Ama Ankara'nın hâlâ anlamadığı bir şey var. Dünya 1970'ler dünyası değil. Güçlü ülkeler, milyarlarca insanı "tüketici" haline getirmek için, diktatörlüklere değil tam tersine, açık ve şeffaf demokrasilere ihtiyaç duyuyor. Böylesine saydam bir pazar arayışı içindeler. Türkiye bu kalıplara uymuyor. Çoğulcu, katılımcı demokrasiye geçene kadar da başını duvarlara vurmaya devam edecek. Ne yabancı sermaye gelecek ülkeye, ne de dişe dokunur bir dış destek...
Sayfa 131·Kitabı okudu
Çelişik duygular galiba insanın beklentileriyle ilgili. Insan kimi zaman çok sevdiği insanlardan belli davranışlar görmek istiyor ve beklediği davranışları göremeyince, büyük sevgisi birdenbire, düş kırıklığı içinde büyük bir öfkeye ya da nefrete dönüşüveriyor.
Sayfa 217·Kitabı okudu