Bu kitaba sekiz puan vermem kesinlikle İnce Memed 1'in yanına yaklaşamayacak olmasındandır. Yaşar Kemal sanki bu kitabı yazarken tamamıyla birincinin devamı olarak yazmış gibi, kitabın tek başına bir anlamı kalmayacak kadar pasif bırakmış İnce Memed'i. Seri kitaplarının en büyük sorunlarından birisi budur yazar için. Kitaplar hem belli bir bütünlük içerisinde olmalı, hem de her biri ayrı ayrı bir heyecan, bir özgünlük barındırarak kendisini diğerlerinden ayırmalı.
Düşünüyorum da bu bu hikaye ayrı bir kitap olarak basılmaktansa İnce Memed 1 sekiz yüz sayfa olsaydı da İnce Memed 2'yi de içinde barındırsaydı göze batar mıydı diye, bence kesinlikle batmazdı. Diyorum ya, kitap sanki İnce Memed 1'e ait gibi, farklı bir şey vermiyor bize. Ha, evet tek bir farklı şey anlatıyor. "Abdi gider, Hamza gelir." Yaşar Kemal bu hissi bize vermek, İnce Memed'in içine bulunduğu ikilemi ve çaresizliği, ağaları öldürmenin bir işe yaramadığını, tüm çabalarının boşa olduğu düşüncesini bize aşılamak için koskoca dört yüz sayfa kullanmış ki bu beni rahatsız etti.
BURADAN SONRASI TATKAÇIRAN(SPOİLER) İÇERİR.
Tüm köylü acı çekerken, Koca Osman dayaktan kan işerken Memed'in olduğu yerde durması, "Abdi gider Hamza gelir," kalıbıyla açıklanmaya çalışılmış ki bence bu olmamış. Köylüyü aç bırakıyorlar, Memed seyrediyor. Köylüyü kurşunluyorlar, Koca Osman iki yüz yıllık tabancasıyla karşı koyuyor, Memed yatıyor. Köylü kızların ırzına geçiyorlar, Memed, "Abdi gider Hamza gelir," demeye devam ediyor. Tüm köyler onlarca kez dayaktan geçiyor, "Abdi gider Hamza gelir." İmamla Yobazoğlu'nu onun yüzünden hapse atıyorlar, "Abdi gider Hamza gelir." Tüm köyü susuz bırakıyorlar, "Abdi gider Hamza gelir." Tüm köyü kasabada hapsedip aç susuz bırakarak dövüyorlar, "Abdi gider Hamza gelir." Sonunda köylüler