Okuduğum ilk Oğuz Atay kitabı benim için bir hayal kırıklığı oldu.
Edebi eserlerde alttan verilen mesajları elbette severim. Toplum yapısı en iyi bu şekilde eleştirilir edebiyatta. Ama verilen mesajlar bence okuma zevkinin önüne geçmemeli zira ben bir hikaye, roman okuyorum, bir araştırma yazısı değil.
Roman, hikaye, şiir... Bunlara 'edebiyat' denmesinin bir sebebi var. Edebiyatın önceliği güzelliktir, romanın ve hikâyenin önceliği ise okuyucuya keyifli bir okuma serüveni sunmasıdır. Ben böyle düşünüyorum.
İşte ben, Korkuyu Beklerken'de bu okuma keyfini bulamadım. Bazı hikayeleri iyiydi, bazıları sıkıcı bazıları ise ortalama.
Eser kötü müydü? Hayır. Peki övüldüğü kadar iyi miydi? Yine hayır .