"Ne oluyordu bana böyle? Kendimi bu saçma sapan duygulara kaptırmamalıydım. Saçma sapan mı? Duyguların mantıkla alakası yoktur ki saçma olsun. Ne hissediyorsam oydu."
Hasretinden Prangalar Eskittim
En çok okuduğum şairlerden biridir Ahmed Arif. Hiç bıkmadan,hep yeni heyecanla,yeni manalar bularak...Elim kendiliğinden gider ve bulur Hasretinden Prangalar Eskittim'i onca kitap arasından.
Bugün tekrar elime aldığımda gözüme çarpan ilk şiiri ve her Karanfil Sokak'tan geçtiğimde dilimden farkına varmaksızın dökülen o dizeler...
"Hasretin nazlıdır Ankara.
Dumanlı havayı kurt sevsin.
Asfalttan yürüsün Aralık,
Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat
Kalbim,bu zulümlü sevda,
Kar altındadır..."
Aralık'ta, Ankara ayazında, belki karlar altında... Kim bilir kaç sevda yarım kaldı,kaç vuslat bahara kaldı bilinmez ama Ahmet Arif şiirlerinin yüreği sevdayla dolu olanlara yoldaş olduğunu biliriz.
"Kitaplara sürdüğüm kapkara lekelerden
Bir anlatsam nasıl uyandığımı
Bir doğrulsam eğildiğim yerlerden
Ağarır tanyeri nilüferlerin
Alaca bir at koşar içimde
Ezer toynaklarıyla anılarımı"
Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne-üstüne, Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile, Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile, umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.