II. Beyazid zamanında İspanya'dan kovulan Yahudiler'e kucak açan tek ülke Osmanlı olmuştu. Aynı şekilde, 1850'li yıllarda Rusya'dan göçe zorlanan veya mallarını, mülklerini geride bırakarak kaçmak zorunda kalan Kırım Yahudileri'ni de Osmanlı Devleti kabul etmişti. 1856'da Kerç'ten Osmanlı Devleti'ne göç eden Yahudiler'e, farklı mezhepten oldukları gerekçesiyle, kendi hahamlarını seçme ve o hahamın dini liderliği altında yaşamaları imtiyazını vermişti. 1857'de yine Kırım'dan göç eden bir başka Yahudi muhacir grubu da Rumeli'nin en verimli arazilerinin yer aldığı Dobruca'ya yerleştirilmişlerdi. (252) Böylece Osmanlı devleti, siyasi amaçlı ol mayan Yahudi göçmenlerine 19. Yüzyıl boyunca hep sıcak yaklaşmış ve gelenleri kabul edip, Rumeli'de iskan etmişti. Yahudi göçlerinin siyasi bir mahiyet kazanmasından sonra Yahudilerle ilgili politikada önemli değişikler yapıldı. Özellikle II. Abdülhamid döneminde alınan siyasi, ekonomik ve idari tedbirlerle Filistin'e yönelik Siyonist faaliyetler engellenmeye çalışıldı.
"Ben hayatımda akıllı adam aradım, ne yazık ki bulamadım" "Maneviyatı sönmüş, din, diyanet ve hamiyet damarları kurumuş olan işbu memurların kötü iş ve rüşvetleriyle ülke nereye kadar götürülebilirdi?" (226)