Hilâl

Hilâl
Dünya bir soytarının suratına çizilmiş maskedir; 'nosce té ipsvm!'
Aslında kötülüklerin en kötüsüdür umut çünkü insanın çektiği eziyeti uzatır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Toparlarsak; Bilim,sosyoloji temelleri,din,kültürel normlar,aşk,rüyalar,astroloji ve hatta fallar tüm hakikatlere insan mantığının değer atfetme zorunluluğunun meyveleri -belkide uyuşturucuları. "Bilimin tinsel bütünüyle değil kısmen güçlü" oluşuyla "Bilimdeki oyunbozan feslesefe, şu soruyu sorunca ayrıldı bilimden: insanı en mutlu yaşatan dünya ve yaşam bilgisi hangisi? Sokratesçi okullarda gerçekleşti ve bu araştırmaların atardamarları MUTLULUK görüş açısıyla bağlandı bugünde hala yapılıyor bu." Yani Bilim 'Ne için, Ne yararına' sorularını cevapsız bırakıyor. Mutluluk dingin yani huzurlu yaşam olarak açıklanılabilir ki bu bir süreç değildir devamlılığı olmayan AN'lardır. Hayatın üzüntü,keder,depresyon ve zıttı zannettiğimiz mutluluk,huzur,anlam.. Birbirine bağlı bu duyguları hastalık ve sağlık gibi anlayabiliriz. Süreçte tek bir duyguda kalınamaz. Süreç Hayatın daha uzun 'an'larından ibarettir. Tüm duyguların kabulünde elde kalan cevap sadece YAŞAMAK olur. İnsan doğası ve zihni için bu kavram hayli soyut kalmış ve bu bize yeni arayışlar türetmiştir. Yaşamak, ne için? ne yararına? aynı kitabımızın bir sonraki sayfamızı alıp soruyu değil sorunu da açalım " 'Dil'de gerçekten dünyanın bilgisine sahip olduğunu sanmıştır. Dili oluşturanlar şeylere sadece bir tanım verdiğine inanacak kadar alçakgönüllü değildi,şeyler üzerine en yüksek bilgiyi sözcüklerle dile getireceğini sanıyordu." İnsan doğası dil problemiyle kendini anlama arayışında yeni bir kalıba hapsetti. Burdan sonra metafizik dediğimiz kavramlar eşlik etti "Metafizik açıklamalara, genç insan değer verir çünkü nahoş ve aşağılık bulduğu herşeye anlam verir.( çok basitce aşk inancında davranışların kimine göre ahlaksız kimine göre cesaret olması gibi). Ve o kendinden hoşnut değilse,kendinde çok fazla kınadığı
"Muhakkak şiirde hikmet vardır" (buhari,edep 90;ebu davud,edep95;tirmizi,edep69)
sual: susmanın büyük fazileti nedir? cevap: bil ki bunun sebebi konuşmanın felaketlerinin çokluğudur. çünkü yanlışlık,yalan,gıybet,koğuculuk,fesatçılık,yağcılık,ikiyüzlülük,ağız bozukluğu,tartışmak,batılı savunmak,boş işlerle uğraşmak,gerçekliği bozmak,kalp kırmak,hakaret etmek,sırları ifşa etmek gibi birçok günah ve kötülük konuşmanın ürünleridir. konuşma dört türe ayrılır: katıksız zararlı (mutlaka susmak gerekir),katıksız faydalı,hem zararlı hem faydalı, ne zararlı ne faydalı (ki bunlarda vakti boşa harcamak gibi zararın ta kendisidir). o halde elimizde sadce faydalı konuşmak kalır ki bunun da içine riyanın inceliklerinden olan yapmacıklık,nefsi temize çıkarma ve fuzuli konuşmak gibi günahlar karışabilir.(doğruyu, bir durumu bir konuyu yanlış aktarmak ve ya anlatamamak, karşısındakinin anlayışını istemedende olsa yanlış yönlendirmekte dahildir eklemek isterim..) o halde "Susan kurtulur"(tirmizi) sözündeki hikmet iyice anlaşılır.
hasan el basri (ra) "dilini tutmayan kimse dinden birşey anlamamıştır";"müminin dili düşüncesinin arkasındadır. o önce düşünür ve ancak doğru bulunca konuşur. münafığın dili ise düşüncesinin önündedir, düşünmeden konuşur"