Bir kitap düşünün ki içinde hem tarih hem coğrafya hem edebiyat hem sosyoloji olsun.
Bir kitap tahayyül edin, içinde aşk ve nefret; sevinç ve hüzün bir arada olsun.
Bir kitap tasavvur edin, hem insanoğlunun acizliği hem de bir milletin azizliği aynı sayfalarda bulunsun.
Bir kitap ki bir kitaptan çok öte...
İşte Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Beş Şehir' i böyle bir kitap.
Bir coğrafyanın bin yıllık kaderini belirleyen unsurları, beş şehrin hikayesi içine yedirmiş adeta. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın çeşitli vesilelerle belli zamanlar ikamet ettiği Anadolunun beş sütunu olan; Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul şehirleri yazarın kaleminde yeniden hayat buluyor bu nadide eserde.
Bu kitapta Ahmet Hamdi, tarihi bir Anadolu seyahatine çıkmışçasına tarih sayfalarına dalıp oradaki; yaşamsal ve folklorik öğelerden, tarihteki şahsiyetlerin mücadelelerine, kardeş kavgalarına, dağlarına ovalarına, hayvanlarına, yemeklerine, giyimlerine, türkülerine, iyilerine kötülerine, şiir ve ağıtlarına, mimari ve bitki örtüsüne kadar, velhasıl insanın münasebet kurduğu her şeye küçük-büyük temas ediyor. Bu seyahatte her okur Ahmet Hamdi'ye eşlik ederek bu zevki tadabilir.
Kitabın ihtiva ettiği unsurların önemi kadar yazarın kalem kuvveti ve tasvirlerinin canlılığı da kitabı değerli kılan asıl öğelerdendir.
Birinci sınıf malzemenin iyi bir baklava ustası elinde nefis bir baklavaya dönüşmesi gibi; Kitaba malzeme olan unsurların kalite ve ehemmiyeti de yazarın ustalığıyla birleşince tadından yenmez bir edebi yapıta dönüşmüştür.
Baklavayı anlatarak size tattıramayız, siz en iyisi tadına bakın, emin olun ki seveceksiniz.
Afiyet olsun...
-Dr. ZAKİR ELÇİÇEK-
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitap Nazi Almanyası döneminde Polonya'da yer alan, yaklaşık 3 milyon kişinin öldürüldüğü kampta esir olarak uzun süre geçiren bir psikiyatri doktorunun yaşadıklarını, psikolojik birikim ve tecrübelerini, gözlemlerini anlatıyor. Tüm aile fertlerini bu kamplarda kaybeden Frankl, ailesinden yalnızca kız kardeşiyle görüşebiliyor tutsaklıktan kurtulduğunda. Kitap hayattaki en anlamsız ızdırapların bile nasıl yaşam güçlendirici bir araca dönüştüğünü anlatıyor. Yazar, daha sonra hastalarıyla yaptığı görüşmelerde danışanlarına "Niçin intihar etmiyorsunuz?" diye sorarak insanın anlam arayışını araştırıyor. Frankl kamp sakinlerinin elektrik yüklü tellere gidip intihar etmediklerini genel olarak sıkıntılara katlandıklarını, ölmek istemediklerini hatta çok küçük şeylerle mutlu olabildiklerini fark ediyor ve bunun üzerine bir çalışma geliştiriyor : Logo terapi . Genel olarak bütün terapi yöntemleri geçmişe dönük, geçmişi düzeltip, yaraları sarıp bugüne iyi başlamaya yönelirken, Logo terapi gelecek odaklı bir yol izliyor . İnsan gelecek hayatı için bir hedef koymazsa, hayalleri olmazsa, geleceğe umutla bakmazsa hayatta tutunacak dalı kalmıyor. İnsanı intihar etmekten alıkoyan şeyin tam da bu olduğunu örneklerle yaşanmışlıklarla bize gösteriyor . Karlar içinde ayakları ödemli, aç halde , her an dayak yiyen bir tutuklunun evinde eşiyle oturup sohbet ettiğini, bir barda bira içtiğini hayal etmesi onu o an hayatta tutan dayanağı oluyor yazara göre .
Kitap bir yandan da 'ortalama bir tutuklunun zihninde canlandırdığı şekilde' bir toplama kampındaki gündelik yaşamın nasıl bir şey olduğunu tasvir ediyor.
• Başka kamplara sevkiyat ya da banyolar, aslında gaz odalarında boğularak öldürülmenin farklı isimleri orada . Sevkiyatları, gaz odalarında sonu ölümle biten yolculukları oluyor
Bu akşam 22.00'de instagram.com/gavvasokuyucu?i... instagram canlı yayınında, Mesut Doğan'ın 'ENDÜLÜS' -düşlerin son sığınağı- adlı kitabının tahlilini Dr.Zakir Elçiçek Hocamız yapacaktır. Kitapseverleri bekleriz :)
Onun(çocuğun) tabiatini, mizacını ve nefsini kötü işlerden uzak tutma yoluna yönelt. Kendisine nefsani isteklerini küçük görmeyi ve dilini yalandan korumayı öğret
Evladını insanlık vazifelerini, ahlaki faziletleri ve çalışmayı sevmeye sevk eyle. Onun ilk hislerini iyilik yoluna yönelt. Arzularını sınırlayıp dengelemesi ve nefsini tutup ibret alması için cezalandır.