GÜVEN KEMERKAYA

GÜVEN KEMERKAYA
@GUVENKMRKY
yeni roman
Hepimiz ölümlü Âdem’in çocukları olduğumuzu unuttuk. Bak etrafına, binlerce hatıra dolu. Bu kitapları yazanlar, ömürlerini insanlara bir şeyler öğretmek için harcayanlar, kitapları çoğaltıp saklayanlar, biriktirenler, üzerine kalıcı notlar alanlar, aynı sayfayı defalarca okuyup altını çizerek not alanlar… Yani anlayacağın evlat, bizler ölmüş insanların hatıralarının içerisinde yaşıyoruz ölümlü olduğumuzu unutarak.”
Sayfa 224·Kitabı okudu
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Biz buna ayrılık olarak bakmayalım. Dünya hayatının kendisi bir yolculuk. Biz büyük kavuşmalara bakalım evlat"
Meczubu deli sanır insanlar; oysa deli aklını kaybeden, meczup ise gönlü gökler tarafından çekilmiş, aklını unutmuş adama denir. Bazen aklı unutup aşkı seçmek lazım...
Sayfa 224 - çınaraltı·Kitabı okudu
Edebiyat
Benim serüvenim zigguratlarda taşın canını acıttıkları gün başladı. Lun henüz benim varlığımdan habersizdi. Nil’in kıyısında aradılar beni, bulup götürdüklerinde sarayın avlusuna, sert bir tokmak gezindi taze bedenimde. Bergamalı Eumenes ödüller vadetti birilerine, beni bulma karşılığında. Krates kulağıma fısıldadı Bergama’da bir akşamüstü hayat hikâyemi. Yolculuğum Mezopotamya’dan, İskenderiye’den, Bergama’dan Çin’e kadar uzandı. Bir seyyahın yoldaşı olup gezindim dünyanın birçok beldesinde. Gün oldu Endülüs’te bir düşe uyandım. Kendimi bir Romalı ile sohbet ederken buldum bazen. Bir Uygur çadırında sabahladığımı anlattım mum ışığında ağzı karalara. Beni arayanların niyetini, giyindiğim dert hırkalarını üzerimden atamayınca anladım. Benim hayat hikâyem böyle başlamıştı ve uzun süre böyle devam edecek gibi görünüyordu. Benim neslimden gelenler de aynı kaderin girdabında gezinip durdu. Bazen bir kuşun ayaklarında asılı kaldım. Bazen gezindim seyyahlarla, bazen kilitli kaldım yedi kat kapıların ardında. Kutsal iksiri içtiğim gün bana anlatılanı saklamam gerektiğine karar kılındığını anladım. Köklerim yeryüzünün en eskilerine dayanır. Âdem’in Hindistan dağlarında pişmanlık gözyaşları döktüğü gün oradaydım. Onu gördüm, gözyaşlarının toprağa kök salışını seyrettim ve kocaman, heybetli ağaçlara dönüştüğünü gördüm. Dallarında kuşların gezindiğini, ulu rüzgârların yaprakların arasından soylu bir gürültü ile geçtiklerini gördüm. İliklerime kadar üşüten rüzgârlarda büyüdüm ben. Bir gün hamurumu kardılar ve şekil verdiler bedenime. Yeryüzünün en güzel sözlerini, en acı ihanetlerini, yürekleri uçuran muştuları, kimsenin duymaması gerekenleri önce benim kulağıma fısıldadılar. Sonra bir gün birilerinin bana “kâğıt!” diye seslendiğini duydum. Ben bir kâğıttım artık; içinde binlerce
Sayfa 1 - Roman giriş yazisi·Kitabı okudu
Yarım kalmış hikayenin yarım kalmış cümlesiyim...
Cinaralti·Kitabı okudu