"Bakın, bakın" dedi kont iki genci de ellerinden tutarak, "bakın, çünki bu benim için çok ilginç; yazgısına boyun eğmiş, idam sehpasına doğru yürüyen, bir korkak gibi ölmeye giden bir adamdı bu, doğru, ama sonuçta karşı koymadan, acı acı yakınmadan ölecekti: ona bu gücü veren neydi biliyor musunuz? Cezasına sabırla katlanmasını sağlayan neydi biliyor musunuz? Bir başkasının onunla korkusunu paylaşmasıydı; bir başkasının ondan önce ölecek olmasıydı. İki koyunu kasaba, iki öküzü mezbahaya götürün ve onlardan birine arkadaşının ölmeyeceğini anlatın, koyun neşeyle meleyecek, öküz zevkten böğürecektir, ama insanın, Tanrının, kendisin benzeterek yarattığı insanın, Tanrının, ilk ve tek en yüce yasa olarak insanı sevmeyi benimsetmek istediği insanın, Tanrının, düşüncesini dile getirebilmesi için ses verdiği insanın, arkadaşının kurtuldugunu öğrendiği zaman ilk çığlığı ne olacak? Bir küfür. Doğanın bu başyapıtına, yaradılışın kralına, insana sayğılar!"