Galya demir

Dorian Gray, “Ne hazin!” Diye mırıldandı gözlerini kendi portresinden ayırmadan. “Ne hazin şey!” İhtiyarlaşıp çirkinleşeceğim, iğrenç olacağım. Oysa bu resim sonsuza dek genç kalacak. Şu haziran günündeki yaşından öteye hiç gitmeyecek... Öbür türlü olabilseydi! Sonsuza dek genç kalan ben, ihtiyarlaşansa şu resim olsaydı! Bu uğurda... Bu uğurda her şeyimi verirdim!
Reklam
Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim İçimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri Ardımdan tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri Ve hemen can verdiler iri gözlerin için Mutlu aşk yoktur
Sana söz geçmişten konuşmayacağım bir daha Bugün adımlarından başlıyor her şey Bir kıvrımıdır giysinin bana yaşamaktan kalan Başka şeyin yeri olmadı seni buluyorum en sonunda ben Sevgilim sevgilim inanıyorum sana
“Hayat,” dedi Marvin kederli bir sesle, “ondan ister tiksinin ister görmezden gelin, yine de onu sevemezsiniz.”
‘Ben var olduğumu kanıtlamayı reddediyorum, ‘ der Tanrı, ‘çünkü kanıt inancı yadsır ve inanç olmadan ben bir hiçim. ‘
Reklam