Gam

‘İşte bugün, ormanda, sonunda inandığı şeylerin etkisini görüyordu. Korku, umutsuzluk, öfke, pişmanlık, utanç ve sefalet. Bağ kurmaktan, sevmekten ve keşfetmekten korkuyordu. Ölmekten ve yaşamaktan korkuyordu. Özgürdü ama bunu bilmiyordu; yorum ve hikâyelerinin duvarlarıyla hapsolmuş, kendi inşa ettiği gerçekliğin sürekli transına düşmüş hissediyordu. .. Kendisi ve her şey hakkında doğru olduğuna inandığı şeylerin ona nasıl acı verdiğini gördü. Zihninin, yargılar konusunda doğru olma ihtiyacının acıyı nasıl büyüttüğünü düşündü. O, şansları değerlendirmekten o kadar korkuyordu ki riske girmeye ve aşka güvenmeye yanaşmıyordu; geçmişteki hayali başarısızlıklar ve gelecekteki olası trajedilerle dolmuştu. En çok korktuğu şeylerden korunmak için savunmaya geçiyordu; nefret edilip sevilmediğine, yeterince iyi olmadığına, fazla ya da eksik olduğuna, hayal kırıklığı yarattığına, aptal, utanç verici ve değersiz olduğuna inanıyordu.’
Sayfa 72 - Okuyan Us·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
‘Başkalarının onu doğru bildiği konular hakkında nasıl övdüğünü, bir şeyi bilemediği zaman onunla nasıl alay ettiklerini, insanların yalnızca aynı fikri paylaşıyorlarsa onu sevdiğini ve farklı düşündüklerinde onu reddettiklerini, doğru olmanın ona önemli görünme fırsatı sağladığını ve kontrolü elinde tutmasına yardımcı olduğunu gördükçe bu inancın doğru olduğuna dair kanıtları çoğalıyordu. Ve diğer herkes de aynı fikirdeymiş gibi görünüyordu! .. Belki de en azından bilmediğimi bilmek iyidir, diye düşündü. Ya da bunu biliyor muyum?’
Sayfa 66 - Okuyan Us Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı

Gam

, bir kitap okudu
9/10
·112 syf.·
15 saatte okudu
·
2026 14. kitabı
Matthew Maxwell
9/10 · 85 okunma
‘Tanrı senin duanı işitiyor mu, senin tasarladığın gibi bir Tanrı var mı, yok mu, bu gibi düşünceleri kafandan uzaklaştır. Ayrıca, çabalarının çocuksu nitelik taşıyıp taşımadığını da düşünme! Dualarımızı kendisine yolladığımız varlıkla kıyaslandığında tüm eylemlerimiz çocuksudur. ..Şarkı söyler ya da lavta çalarken nasıl bilgiççe birtakım düşüncelerin peşinden koşmuyor, nasıl her sesi elden geldiği kadar temiz ve kusursuz bir şekilde çıkarmaya, her parmak hareketini yine öyle temiz ve kusursuz şekilde yapmaya çalışıyorsun, onun gibi tıpkı. Şarkı söylerken, söylenen şarkının yararlı olup olmadığını düşünmezsin. Dua ederken de öyle davranacaksın. ‘
Sayfa 267 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
‘Ölümlülüğün yenilgiye uğratılması; gördüm ki, bir soytarı oyununa ve ölüm dansına benzeyen insan yaşamından geriye bir şey kalıyor, ölümden sonra yaşamını sürdürüyordu, bu da sanat eseriydi. Kuşkusuz sanat eserleri de günün birinde yok olup gidiyor, yanıyor, harap oluyor ya da kırılıp dökülüyordu. Ama yine de pek çok kuşak boyu yaşıyor, zamanının ötesinde görüntülerden ve kutsal nesnelerden zengin bir ülke oluşturuyordu. Bu uğurda çalışmak bana olumlu ve avutucu bir etkinlik gibi görünüyor; çünkü ölümlülüğün ölümsüzleştirilmesi gibi bir şey adeta.’
Sayfa 251 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam