“Kraliçe seçilmiş bir mirasçıya ne de tartışmasız açıklıkta bir mirasçıya sahipti. Bu boşluk tehlikeliydi. Ülkede aklı çalışan herkes ‘Kraliçe Elizabeth’ ten sonra ne olacak?“ sorusunu soruyordu. Shakespeare’ in dramasının büyük bir kısmında (özellikle tarihsel oyunlarında) en önemli siyasi sorun budur: ‘Kralı (veya Kleopatra örneğinde kraliçeyi) bir başkasıyla değiştirmenin en iyi yolu nedir?’ Farklı oyunlarda farklı yanıtlar incelenir: gizlice öldürme (Hamlet); herkesin içinde öldürme (Julius Caeser); iç savaş (VI. Henry); tahttan çekilmeye zorlama (II. Richard); tahtı gasp etme (III. Richard); tahtın meşru şekilde babadan oğula geçmesi (V. Henry).”
“Aristotales büyük eseri Poetika’ nın üçüncü bölümünde şunları yazar: ‘Taklit, insan için çocukluktan itibaren doğaldır. Bu insanın daha düşük hayvanlar karşısındaki avantajlarından biridir; insan dünyadaki en taklitçi yaratıktır ve taklit ederek öğrenir. Taklidi esas olan eserlerden keyif almak da hepimiz için doğaldır.’ Aristotales ‘taklit’(mimesis) terimiyle ‘rol yapmayı’ kasteder.”
“Anlatı(Canterbury Hikâyeleri), 1387 Nisan ayında başlar. Her şeyden elini eteğini çekmiş olan Chauser’ ın da aralarında bulunduğu 29 hacı, Canterbury Katedralinde Thomas Becket’ in mezarını ziyaret etmek için dört gün sürecek 100 millik bir ‘haç yolculuğu’ yapacaklardır. Han sahibi Harry Bailey yolculuk sırasında onların rehberliğini üstlenir ve aralarındaki birlikteliği ve uyumu pekiştirmek için Kent’ e giderken hacıların ikişer öykü anlatmasını ister. Dönüş yolunda da ikişer öykü anlatılacaktır. Yani toplamda 116 iki olacaktır. Bu kurgu asla tamamlanamaz; belki tamamlanması hiçbir zaman amaçlanmamıştır, belki de daha büyük olasılıkla Chauser öyküleri tamamlama fırsatı bulmadan ölmüştür. Bazısı parçalar halinde 24 öykü günümüze ulaşmıştır. Öykülerin genel yapısında evlilik (Kadın itaatkâr mı olmalı, hakkını savunan biri mi?), kader ve sevgi gibi bir çok konuda tartışmalar yaşanır.”
“Oedipus kendisini bekleyen şeyden habersiz yoluna devam eder. Önce dağda yaşayan ve şehri dehşete düşüren bir canavarla -Sfenks- karşılaşır. Sfenks, Tebai’ ye giden her yolcuya bir bilmece sorar. Doğru yanıt veremeyenleri öldürür. Bilmece şudur: ‘Sabahleyin dört ayak, öğleden sonra iki ayak, geceleyin üç ayak üstünde yürüyen nedir?’ Oedipus bu bilmeceyi bilen ilk kişi olur. Sorunun yanıtı ‘insandır’: Bebek elleri ve ayakları üstünde emekler. Yetişkin iki ayak üstünde yürür. İhtiyarsa baston yardımıyla yürür. Sfenks kendi kendini öldürür.”