Koşmak sadece bedensel bir olay değil, aynı zamanda ruhsal bir doyumdu sanki onun için. Gideceğimiz bir yer, varılacak bir bitiş çizgisi olsun olmasın. Hep koşmak isterdi o... Koşuşunu sevdiğim adam... O kendinden kaçmak için koşardı hep, ben ise nefesim kesilene kadar ona koşardım...
Tüm insani duygulardan mahrum gibi görünen soğuk ve asil yüzü, nasıl oluyordu da gülerken o kadar içten olabiliyordu? Bir gülüşü nasıl oluyordu da bu kadar kendine çekebiliyordu?