bizim geçmişimizin, önceki düşünce ve davranışlarımızın toplamından başka birşey değildir. Böyle düşündüğümüz, böyle söylediğimiz zaman daha önceki düşüncelerimiz, sözlerimiz, davranışlarımız bizi böyle düşünmeye, davranmaya zorladığı için böyle düşünüp böyle yapıyoruz. Önceki düşüncelerimize daha önceki düşüncelerimiz biçim veriyor. Bu nedenle her düşünce özgür düşünce alanımızı kısıtlıyor. Ancak hiçbir düşünce kafamızda bir rastlantı sonucu doğmuyor. Zihnimizin almış olduğu biçim, zihnimizin koşullanması o belirli düşüncenin zihnimizde doğmasını, başka düşüncelerin orada yaşama ortamı bulmamasını gerektiriyor.