Bir tür ben roman olan insanlığımı yitirirken; çavdar tarlasında çocuklar kitabını anımsattı. İnsanın anlaşılmak için gösterdiği çaba ve çabaların sonuçsuz kalmasının hayal kırıklığını anlatıyor. Her iki kitapta da iletişim kurmak basit duran ama aslında bir o kadar da karmaşık olan bir çabadan ibaret. Anlaşılmak istemek ve anlaşılamamak en büyük sıkıntılardan biri. Hayatın anlamı da anlaşılmak ve anlayabilmek arasında gidip gelirken insanın konuşabileceği, her şeyi anlatabileceği birilerinin olmaması yani yalnız olması hayattan kopmak istemek için yeterli bir sebep gibi.