Bugün Irak, anarşi ve düzensizlik açısından Nebi’nin içinde bulunduğu Arap toplumuna benzer. Arap toplumunun sasani bizans ve yemen tarafından parçalanmış yapısı da bugünün Irak’ını anımsatır. Bugünkü Irak’ın eskiye dayanan kadim bir kültürü olduğundan yine de o dönemin Arap toplumundan iyi durumdadır. Hayal edelim: Bugün Irak’ta özel eğitim almamış bir şahıs doğuyor ve ülkenin bütün sosyolojik yapısını değiştiriyor. Irak o şahıs öldükten sonra on sene içerisinde onun öğretisine bağlı kalarak dönemin iki süper gücü olan (sasani ve bizansa muadil) Çin ve ABD’den çok daha güçlü hale geliyor. Hatta Çin’i bütünü ile işgal ediyor. Bu duruma çok ilginç bir hadise olarak bakmaz mısınız?
(…)
Bu toplumun İslam’a muhalif entelektüelleri, profesörleri, hareket adamları, şairleri! Toplanın ve ülkeniz için bir kitap yazın! O kitabı yavaş yavaş insanları eğiterek uygulayın bu toplumun tüm yapısını ve sosyolojisini istediğiniz fikirlere uygun olarak değiştirin. Bizi kısa sürede çin ve abdden daha iyi hale getirecek bir eser ortaya koyun hem memlekete bir katkınız olur hem de islam’ı çürütmüş olursunuz. İslam’ı çürütmek için yüzlerce kitap yazacağınıza konferanslar yapacağınıza böyle bir eser ortaya koyun, işte size pratik zemin!
Her biçimin kendi ayrı anlamı vardır. Her insan kendi anlamını, biçimini ve amacını yaratır. Başkalarının neler yaptığı neden bu kadar önemli oluyor? Sırf kendinizin değil diye neden kutsal sayılıyor? Neden sizin dışınızdaki herkes haklı oluyor da bir tek siz olamıyorsunuz? Neden başkalarının sayısı gerçeğin yerini alabiliyor? Gerçek neden yalnızca bir aritmetik meselesi oluyor… onda da yalnızca toplama işlemi oluyor? Neden her şey eğilip bükülüp mantık dışına çıkarılarak başka şeylere uydurulmaya çalışılıyor? Bir nedeni olmalı, bilmiyorum. Hiçbir zaman da bilemedim. Anlamak isterdim.