" Senin aşkın senin. Sana ait. Aşkını reddetse bile onu değiştiremez. Sadece ondan faydalanamaz, hepsi bu.
Verdiğin Momo, sonsuza dek senindir. Sakladığın ise ebediyen yitmiştir!"
Hangi sohbetten doyarak çıkarız? Bu kanma bilmeyen susuzluk insanın alın yazısı değil mi? Şüphelerimizi, tereddütlerimizi arzın ve zamanın bütün büyük zekaları çözemezse, dar bir coğrafyanın ve hasis tesadüflerin karşımıza çıkardığı bir insan nasıl çözebilir? Kitap denen uçsuz bucaksız okyanusta daima yeni keşifler yapmak kabil. Hangimizin irfanı, o sonsuz "belki" ile boy ölçüşebilir?