Gamze Hatun Yılmaz

Gamze Hatun Yılmaz
||Okumak özgürlüğe uçmaktır.|| ¬Aliya İzzetbegoviç #96061074 #96057270
Kütüphaneci
Hacettepe-Bilgi ve Belge Yönetimi
Samsun
27 Ocak
52 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·90 syf.··
2021 1. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2021 22:04
Bu böyledir, bir dizi hikayeden oluşuyor. Birbirinden  bağımsız düşünülemezler. Tabiki şaşırdık mı yine şaşırdık.. MK yine öyle bir son kaleme almış ki anlatılmaz yazılır. Yani son dediysek hikayenin başlığı 'son'yanlış anlamaya mahal vermeyelim. Neyse heyecanlıyız tabi okurken acaba nasıl bir yere bağlanacak olaylar diye. Devamında Hikayenin de bitti denilen son cümlesine geliyorsunuz. Ben zannediyorum ki bu sefer tahmin ettiğim gibi bitirecek... Pufff... Sonra  ne mi oluyor cümle bir yere bağlanmıyor, 3-4 sayfa boş. Hadi kalemine kuvvet demiş sanki  sevgili Mustafa Kutlu. Çık çıkabilirsen o renkli dünyadan. Burdan sonra kitabı okumayanlar okumasın ki herkes kendi sonunu kendi yazsın zaten hep böyle değil midir:)) Benim kitap için düşündüğüm Son yani okurken beni bu yönde şaşırtacağını düşünmüştüm Mustafa Kutlu'nun... Lunaparka girip çıkamıyor ya insan o büyülü dünya size de televizyonu, interneti çağrıştırmadı mı? Tabii birde Ozanın  'Cahildim dünyanın rengine kandım' dediği. (E Mustafa Kutlu okuduğumuz belli olsun.) Süleyman, Zinnure,Fatma, sen, ben, o.. Sanki bir video oyunu içindeler nereye gitseler çıkış yok sonu karanlık. Dinlenecekleri bir liman arıyorlar o limanın olduğunu biliyorlar ama  bulamıyorlar. Zaman mefhumu lehlerine işler gibi görünür durmuş. Çoğu zaman" bir kere geliyoruz dünyaya" söz dizisini duymuşuzdur. Bunu söyleyenler de  Dünyayı sadece  lunapark olarak olarak algılyanlar değil midir? Dünya bu böyledir? İnsan bu böyledir? Gönül bağlamalı ama saplanılmamalı. Böyle gelmiş böyle gider denilmemeli. Verilen iradeyi  müstakim kılmadıktan sonra o dönme dolaba binip birisinin ya  bizi indirmesini bekleriz ya da dev değirmenin bizi öğütmesini bekleriz. Dünyanın kapısına asınız. "Kısır döngüye girmeyiniz."  Şey galiba bende düşüncelerden öteye
Bu BöyledirMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20229,2bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2020 00:55
Ortaokul zamanımda okumayı dilerdim. Kendisi "şu değersiz esercik" diye bahsediyor. Siz oradaki nahifliği ve mütevaziliği göz ardı etmeyin. Kitabın iç kapağında orta okul öğrencilerine tavsiye edilmiştir yazıyor fakat buna takılmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Zira hayatta isek bir şeyleri değiştirmenin, öğrenmenin, çalışmanın, başarmanın zamanı yoktur. Kitap okumaktan ziyade bir büyüğümün deneyimlemiş olduğu hayatı sohbet eder gibi anlatmasıydı . O kadar önemli noktalar var ki içinde. Ana başlıkları şöyle: Başarılı olma yolunun tehlikeleri ve düşmanları, başarılı olmanın şartları, terbiyenin ruh ve karakter üzerindeki etkisi, başarı ve verimli çalışma, çalışma hayatının ve genellikle başarılı olmanın kanunları. Böyle başlıklara bakınca ders kitabı gibi durabilir ama değil. Yer yer genç arkadaşım, genç okuyucum diyerek sizinle konuşuyor gibi. Bu kitap 100 temel eser arasında geçiyormuş umarım bir çok gence ulaşmıştır ve ulaşacaktır. Son olarak hayat her şeyi tecrübe edinmek için çok kısa. Bu sebeple bile okusanız çok şey kazanırsınız. . . "Hayatın ve tutacağın yol hakkında tereddüde ve kararsızlığa düşüp de bir ışık aradığın zaman, fikrini soracağın kimseyi iyi seç" . . Yukarıdaki söz, Ali Fuad Başgil'in hayatının dönüm noktasını özetleyen bir cümle. Öyle ki o yanılıp genç tüccar arkadaşını dinleyebilir ; gözünü hırs bürümüş para tüccarı da olabilirdi. Onun yerine kendisini genç yaşında okumaya teşvik eden Şevket Efendi Hoca'nın yönlendirmesiyle bugün Ord. Prof. Dr. olarak anılıyor. Mekanı Cennet olsun.
Gençlerle BaşbaşaAli Fuad Başgil · Yağmur Yayınları · 202419,2bin okunma
İçimdekiler, Ya Tahammül Ya Sefer'e
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2020 00:56
Medeniyet Tasavvuru Okumaları başlığında okuduğum dert sahibi yapanlar serisinden.  Öyle ki okurken boğazım düğüm düğüm yine, bir sıkıntı, çaresizlik, sonrası uzun uzun susuşlar. Dikkat! Dert sahibi olunur. . . Kitap okur musunuz sorularında boş zaman algınız var ise naçizane okumayın derim. Neden; Özel bir vakit lazım anlamaya, bağlantı kurmaya, düşünmeye, araştırmaya. (Ama mutlaka okuyun.)Mustafa Kutlu okuyanlar bilir hikayeler bağlantılıdır, şaşırtır, buraya nereden geldim dedirtir. Diyeceğim o ki sağ salim kafa ve mekan gerekir. Özellikle bu kitabındaki göndermeler oldukça varlar. Bunu kim söylemiş,  şu nerede geçiyor, bu söz hangi plaktan, o hangi türküden, aziz dost kim.. Bu kitabı okurken bir dergide yayımlanan makaleden faydalandım. Keşke diğer iki kitabını okurken bulsaymışım. * Makalenin kaynakçasını alt tarafa bırakırım. O kadar iyi oldu ki anlatamam sanki cevher bulmuş gibiydim. Çünkü her alıntı geçtiğinde tek tek arama motoruna yazıp araştırmak biraz daha zaman kaybı demekti benim için. Bunu istemeyiz tabii ki okunacak kitap çok. Bu gibi kitaplarda araştırma yapılmaksızın okumalar yapıldığında bence kitap eksik kalıyor. Şöyle ki bu platformda da görüyorum çoğu okur geçen alıntının nereden geldiğine bakmadan belki de farketmeksizin x yazarın y cümlesi diye alıntılıyor. Fakat gerçekte cümle kuzenimin. Yani diyeceğim o ki  yazar orada tırnak kullanmış, aziz dost demiş, yeri gelmiş hatırlayamadım deyip bizimle etkileşim kurmak istemiş bu işaretleri görmemek; kitabı anlamamak, yazarı dinlememek, boşa zamana kaybetmek demek. Anlamamışsın ki bürütüs? Yani  okumalarına nicelik olarak artı bir ekler sadece. Sen bilirsin. - Bunu mesleki deformasyon olarak görebilirsin.- . . Gelelim kitap içeriğine, kitap bir dizi bağlantılı hikayelerden oluşuyor. Mehmet Akif'in
Ya Tahammül Ya SeferMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201315,7bin okunma
Puan vermedi·48 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2020 02:39
Kırkyedinci sayı Altı çizilen cümleler, tekrar tekrar okunanlar, gülümsetenler, iç acıtanlar, şaşkınlıklar, her sayfa başına not alınanlar,umutlar ve nice duygular. Dergiyle konuşur mu insan konuşuyor işte o da sizinle sizin dilden konuşuyor. İlk taşı atmaya kırk akıllı bulabilen oldu mu sahi(!) . . İyilik kazanacak elbet dönüşünüz muhteşem olsun. Sizi dinlemek güzel. -İzdiham, ilk üzen olmadı. İncelemem en az yüz elli karakter olacakmış. Okuyanlar okumayanlara haber etsin. Zira hepimiz ölecek yaştayız.
İzdiham - Sayı 47 (Aralık 2020-Ocak 2021)İzdiham Dergisi · İzdiham Dergisi Yayınları · 2020391 okunma
10/10
·71 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
Bir kitap, bir hayat, çokça düşünceler, iki ölüm. Bu kitabı önemli kılan en çok da bu 'son'. Yazar eşiyle 1942 yılında intihar ediyor. İntihar etmeden bir kaç ay önce bu öyküyü bitiriyor. Bu kitap bu yüzden  uzun öykü olamanın yanı sıra bir veda mektubu niteliği taşıyor. Bu düşünceyle okuduğunuzda işin içinden çıkamıyorsunuz. Öykü satranç oyunu üzerinden ilerliyor. Yazar bu oyunla kaybolan Avrupa kültürüne dikkat çekiyor. Zaman olarak Hitler dönemi. Bir solukta okunan ve etkisinin uzun sürdüğü bir kurgu diyelim. Gerilim... Bu kitabın bana hatırlattığı bazı kelimeler var; insan hakları, insana saygı, yaşama hakkı, düşünce özgürlüğü... Bu kitap 1942 biz 2019. İster bir asır deyin ister asırlar geçmiş. Sonuç olarak insan uygarlaşmayı hala kelime olarak biliyor! Oysaki çağ atlıyordu sürekli...Kitabı bitirdiğinizde uzun uzun düşünüyorsunuz bence bu yüzden okumalısınız.
SatrançStefan Zweig · Can Yayınları · 2019279,6bin okunma