O vermeden önce bunca şeyi bana Allâh neden verdi diye sormuyoruz! Bunları hak edecek ne yaptım allah verdi demiyoruz?
Am bizden alınınca ben bunu hak edecek ne yaptım ki diyoruz... Ona inanmaktan vazgeçiyoruz çünkü vazgeçmek kolay suçlamak kolay
Unutma ki o hala sana senden çok inanıyor ki nefes almaya devam ediyorsun.....
( Tiyatro / Bin Yıl - 20:38 )
Şvabrin:
" Bak sen! Ukala bir şair ve alçak gönüllü bir âşık! Fakat şu sözlerimi sakın aklından çıkarma: Eğer başrıyı yakalamak istiyorsan, asla şiirden yardım bekleme.! "
Şiirimi yazıp bitirince, temize çekip Şvabrin'e götürdüm. Kale'de ondan başka kimse şiirden anlamıyordu. Bu yüzden eserimi yanlızca o değerlendirebilirdi. Ona şiirimi okudum:
" ...Fakat beni tutsak eden o gözler,
Her an karşımda duruyor.
Gönlüm hep onları özler,
Ruhum için için eriyor.. "
"Şiirimi nasıl buldun?"
Yalnızların rengi gibisin sen.
Kahveyi genelde yalnızlar seçer;
Toprak, yalnızların sığınağıdır adeta.
Sayısız mezar ve ölü beden vardır; fakat her biri kendi içinde hem yalnız hem de yabancıdır.
Dağlar ne kadar heybetli, ne kadar büyüleyici ve muntazam sıralı olsa da,
Onca insan arasında dağların güzelliğini ancak özel bir grup fark eder.
Şimdi söyler misin bana, kahverengi gözlüm,
Senin gözlerin kimin yalnızlığa aittir?